GYV 'Başbakan'a Fethullah Gülen'den mektup' iddiasını yalanladı

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, “Başbakan’a Fethullah Gülen’den ıslak imzalı mektup gönderildi” iddiasını yalanladı. Vakıf, “Hocaefendi tarafından gönderilen mektup, Sayın Başbakan’a hitaben yazılmadığı gibi, muhtevasında da hiçbir ‘pazarlık’ söz konusu değildir” açıklaması yaptı.

GYV 'Başbakan'a Fethullah Gülen'den mektup' iddiasını yalanladı

Fet­hul­lah Gü­len Ho­ca­efen­di­’nin onur­sal baş­ka­nı ol­du­ğu Ga­ze­te­ci­ler ve Ya­zar­lar Vak­fı (GYV), Baş­ba­kan Re­cep Tay­yip Er­do­ğa­n’­a mek­tup gön­de­ril­di­ği id­di­ala­rı­na ce­vap ver­di. Dün ak­şam sa­at­le­rin­de ya­pı­lan açık­la­ma­da şu ifa­de­le­re yer ve­ril­di:

‘BİR TAKIM HATALI YORUMLAR YAPILDI’

“Baş­ba­kan Re­cep Tay­yip Er­do­ğa­n’­ın Dol­ma­bah­çe­’de bir kı­sım ba­sın men­su­bu ve si­vil top­lum ör­güt­le­ri ile bir ara­ya gel­di­ği top­lan­tı­da bir mek­tup­tan söz edil­miş ve ba­zı ga­ze­te­ci­ler ta­ra­fın­dan ka­mu­oyu­na bu min­val üze­ri­ne bil­gi­len­dir­me­ler ya­pıl­mış­tır. Yan­lış bir bil­gi üze­ri­ne birta­kım ha­ta­lı yo­rum­lar ya­pıl­ma­sı­nı üzün­tüy­le kar­şı­la­dık. İh­ti­mal ki, Sa­yın Baş­ba­ka­n’­ın söz­le­ri tam an­la­şı­la­ma­dı­ğın­dan yan­lış de­ğer­len­dir­me­ler söz ko­nu­su ol­muş­tur. Me­se­le­nin as­lı şu­dur: Vak­fı­mız Onur­sal Baş­ka­nı Fet­hul­lah Gü­len Ho­ca­efen­di, say­gı­de­ğer bir dev­let bü­yü­ğü­mü­zün ken­di­si­ne gön­der­di­ği kıy­met­li bir in­san­la gö­rüş­müş; gö­rüş­me son­ra­sın­da bir mek­tup ya­za­rak mu­ka­be­le­de bu­lun­muş­tur. Ho­ca­efen­di ta­ra­fın­dan gön­de­ri­len mek­tup, Sa­yın Baş­ba­kan Er­do­ğa­n’­a hi­ta­ben ya­zıl­ma­dı­ğı gi­bi, muh­te­va­sın­da da hiç­bir ‘pa­zar­lı­k’ söz ko­nu­su de­ğil­dir.”

‘Mesaj var pazarlık yok’

Fet­hul­lah Gü­len Ho­ca­efen­di­’nin soh­bet­le­ri­nin ya­yım­lan­dı­ğı Her­kul.org si­te­si­nin edi­tö­rü Os­man Şim­şek “ıs­lak im­za­lı sulh mek­tu­bu­” ile İk­ti­dar ve Ce­ma­at ara­sın­da pa­zar­lık ya­pıl­dı­ğı yo­rum­la­rı­na Twit­ter he­sa­bı üze­rin­den Be­di­üz­za­man Sa­id-i Nur­si­’nin bir sö­züy­le açık­lık ge­tir­di.

Os­man Şim­şek Be­di­üz­za­ma­n’­ın “Bir da­ne-i ha­ki­kat bir har­man ya­la­nı ya­ka­r” sö­zü­nü alın­tı­la­dı­ğı Twit­ter me­sa­jın­da, “ “Bir da­ne-i ha­ki­kat bir har­man ya­la­nı ya­kar.’ Ba­ka­lım mek­tup ve hi­ka­ye­si or­ta­ya ko­nun­ca ‘pa­zar­lı­k’ if­ti­ra­cı­la­rı ne ya­pa­cak­lar?” de­di.

İşte o mektubun içeriği

Başbakan Erdoğan’ın Dolmabahçe’de gazeteci ve yazarlarla buluşmasında gündeme getirdiği mektubun içeriği Fethullah Gülen Hocaefendi’nin sohbetlerinin yayınlandığı herkul.org sitesinde açıklandı. Sitenin editörü Osman Şimşek, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın açıklamasından sonra twitter hesabından duyurduğu mektupla ilgili yazıda ilginç detaylara yer verdi. Dershane tartışmaları sonrasında yaşanan süreçte ziyarete gelen bir dost aracılığıyla Hocaefendi’nin Başbakan’a iki imzalı kitap gönderdiği ve iyi dileklerini iade ettiği belirtildi.

Cumhurbaşkanı’nın bir elçi gönderip kendi düşüncelerini aktarmak ve Hocaefendi’nin mülahazalarını öğrenmek istendiğinin iletilmesi üzerine 21 Aralık görüşmenin gerçekleştiği kaydedildi. Hocefendiyle görüşen ve onun değerlendirmelerini not eden misafirin yazılı bir metinle dönmenin çok daha faydalı olacağını söylemesi üzerine Hocaefendi’nin de medyada sözü edilen o mektubu yazıp verdiği aktarıldı. Yine misafirin gelişi teklif edilirken “Bu ziyaretten mutlaka Başbakanımızın da haberi olsa!” dileğini ifade eden Hocaefendi’nin mektupta muhtevanın Başbakan’la paylaşılması arzusunu da dile getirdiğine dikkat çekilerek, “gizli saklı bir iş yapılmadığının da nazara verildiği” vurgulandı.

MÜESSESELER KAPATILMAMALI

Ülkenin huzurunu kaçıran her hadisenin kendisini de üzdüğünü dile getirerek sözlerine başlayan Hocaefendi’nin mektupta şunlara yer verdiği belirtildi:

*Adanmış ruhların faaliyetlerini ve müesseselerini, -başkaları “Hizmet”, “Hareket”, “Cemaat” veya “Câmia” gibi farklı isimlendirmelerde bulunsalar da- her tür, her anlayış, her renk ve her desenden insanın (camide bir araya gelip beraberce saf tutan inananlar misillü) bir makuliyette ve bir mantıkiyette buluşmalarının neticesi olarak gördüğünü.. ve hedef alınması karşısında çok mahzun olduğunu;

*Daha dershaneler meselesinin konuşulduğu ilk günlerde ricâl-i devlete değişik vesilelerle milletimiz için faydalı gördüğümüz müesseselerin kapatılmamasını ve mevcut halleriyle misyonlarını ifa etmeyi sürdürmesini arzuladığımız hususunun iletildiğini;

*Hizmet gönüllülerinin genel ve sosyal medya aracılığıyla elden geldiğince nezaket çerçevesinde kendilerini ifade etmelerinin ortaya atılan itham ve iftiralar neticesinde başladığını ve bu hususta kanunlar çerçevesinde hukukun gereklerinin seslendirildiğini; fakat, zamanla içtimai hayat içinde bir çok insanın hadiseye dahil olması neticesinde maalesef yer yer nezaket ölçülerinin dışına çıkan bir üslup ile çok çirkin söz ve karşılıklı isnatların gündemde olduğunu;

KARA PROPAGANDAYA SON VERİLSİN

*Kendisinin, devletin kanun çerçevesinde yürüyen işleyişi hususunda emir verme, müdahale etme ya da memurları bir noktaya sevk etme konumunda asla bulunmadığını;

*Bununla birlikte, sohbetlerinde tansiyonun düşürülmesi adına dost, muhip ve sevenlerine itidal tavsiye edeceğini; özellikle bir kesim medya kuruluşlarında kara propaganda sayılabilecek yayınların sona ermesini arzuladığını; bu konuda kendisinin elinden geleni yapacağını;
Cumhurbaşkanımızın da ciddi etkili adımlar atacağına ve samimi gayretlerle yeniden akl-ı selime dönüşün sağlanacağına inandığını;

*Kanunların belirlediği vazifeleri yine kanunlar çerçevesinde yerine getiren memurînin sırf belli bir yere nispet edilerek engellenmesini ve hatta süreçle hiçbir ilgisi olmadığı halde yine aynı nispete dayandırılarak tasfiyelerin (daha doğrusu kıyımların) yapılmasını üzüntüyle izlediğini;

*Devlet memurlarının üzerlerine gidip onları vazifelerini yapmaktan men etme ve masum vatan evladını sadece belli bir yere nispet ederek tasfiyeye/kıyıma tabi tutma konusunda kendisi ve sevenleri sussa bile maşeri vicdanın susmayacağını;

ÖN KESME AŞİKAR HALE GELDİ

*Şimdiye kadar hayatın değişik alanlarında yalnızca “falan yere müntesip, falancı.. filancı..” görüldüğünden dolayı mağduriyete uğramış pek çok insanın gelip gözyaşı döktüğüne şahit olduğunu; fakat bunları hiç dillendirmediği gibi o insanlara da sabır ve vifak tavsiye ettiğini... Dünyanın dört bir tarafına dağılmış ve Allah’ın inayetiyle, kıymetli dostların himmet ve himayesiyle sürekli genişleyen Hizmet hareketinin -maalesef- önünü kesmeye matuf gayretlerin aşikar hale geldiğini; bu yakışıksız engelleme faaliyetlerinin -önceden olmamakla birlikte- hareketin büyümesi ve genişlemesiyle eş zamanlı olarak arttığını;

*Ayrımcılık ve meşrepçilik gibi hatarlı düşünce ve çirkin işlerin önü alınmazsa yarın Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri muhiblerinin, Süleyman Efendi’nin talebelerinin, İlim Yayma Cemiyeti’nin, Menzil mensuplarının ve diğer meşreplerin/mesleklerin de aynı muameleye maruz kalacaklarını... Kendisinin ve sevenlerinin dün neredeyse şu yaklaşan seçim sürecinde de aynı yerde ve çizgide durduğunu;

*Hep sulh ve huzurun, ittihad ve ittifakın, uhuvvet ve hulletin yanında yer almaya, kendisine sevgi duyanları da bu yönde teşvik etmeye çalıştığını; gözünde ahiretin tüllenip durduğu şu yaşından sonra da başka bir sevda, düşünce ve emelinin olamayacağını... Bundan sonra da arkadaşlarına, dostlarına ve sevenlerine itidal tavsiye ederek huzurun temini adına elinden geleni yapmaya çalışacağını ve her zaman sulhun takipçisi/destekçisi olacağını.



KAYNAK: BUGÜN GAZETESİ
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.