Hainlik nedir?

Halil Şanlı’dan müthiş bir yazı…

Hainlik nedir?

Edirne’yi ‘Enver alacağına, Bulgar alsın’  veya ‘Amerikan’ın ya da İngiltere’nin mandasına girelim’ diyen zihniyet… Düşman ile her türlü iş birliğini yapan, mütareke basını ve zihniyetten mürekkep bir basın!
 
Bu topraklarda son yıllarda ‘hainlik’  ya  ‘Atatürkçülük’ ya da ‘Özgürlük’ maskesiyle yapılır oldu!
 
Bu zihniyetin felsefesi;  bize ait olan, yani millete ait olan  her şeye ama her şeye ‘düşman’ olmak üzerine kuruldu. Dine, Türklüğe, bayrağa, ezana, imana, kültüre kısacası her şeye…
 
Atatürk’ü de zehirleyerek öldüren bu zihniyet, kalkan olarak da Atatürk’ü seçerek, bu toplumu onlarca yıl tahakküm altına aldı. ‘PKK’dan daha tehlikelidir’ denilen ‘İrtica’ sayesinde, Evren Paşa’lar darbe yapıp, Cumhurbaşkanı oldu, servetine servet kattı!
 
‘Erbakan üç ay daha kalsaydı, iflas ederdim’ diyen iş adamları, Çevik Bir’leri abad etti…
 
Adına vesayet denilen bu sistemin en büyük güvencesi ve dayanağı, düne kadar orduydu. Kendi zihniyetindeki adamları da, ordunun en tepesine getirerek yıllarca değerlerimize sövüp, milletin bağrından kurulmuş ‘Peygamber Ocağını’ millete yabancı etti…
 
Sebatayistler mi, Pakruduniler mi? Amerikan Uşakları mı yoksa Ermeni dönmeleri mi? Orasını bilemem ama yıllarca çok çok iyi kamufle oldular ve bize ait her şeyi kirlettiler… Başbakan astılar, darbeler yaptılar, hükümetler devirdiler ve kurdular…
 
Özellikle Medya gücünü çok çok iyi kullandılar… ‘Türkiye Türklerindir’ diye parola taşıyan bir gazetenin, Türk’e dair ne varsa, her şeye düşman olması  işte o zihniyete hastır. Ve bu gazetenin Türkiye’de kurulması ile İsrail’in kuruluşu da ne tesadüfidir ki 1948 yılına rast gelir!
 
‘367 el kaosa kalktı’  mantığından  tutun, ‘Def ol Meclisten’ ( Merve Kavakçı’ya atfen ) manşetlerine kadar her pisliğe bulaştılar. Son yıllarda askerden yani ordudan umut kalmayınca çok daha değişik, çok daha vahim iğrençliklere  bulaşır oldular.

Paralelci oldular, PKK’cı oldular, İrancı oldular, Esedci oldular, Putinci oldular, Ermeni oldular! Oldular da; ne hikmetse bir tek  bizden olamadılar! Yani milletten, yani vatandan! Ve ne ilginçtir ki, bir zamanlar adını Cumhuriyet’ten alan bir gazete ise bunların amiral gemisi oluverdi. Rahmetli Uğur Mumcu’nun ulusalcı- milliyetçi çizgisinden,  Amerikancı- Paralelci- PKK’cı bir çizgiye gelen bu gazete rahmetlinin kemiklerini sızlatır oldu.
 
Bu ülkenin bir köşesinde gazetecilik mesleğine 23 yılını vermiş bir insan olarak da en çok ‘basın özgürlüğü’, ‘ifade özgürlüğü’ gibi safsatalardan tiksiniyorum. Bunca yıldır, basın özgürlüğü adına yazamadığım, çizemediğim, söyleyemediğim bir tek hadise olmadı.  Ancak birileri; ‘basın özgürlüğü’ denilince bunu;  Türkiye’nin yatırımlarına düşman ülkelerin karşı çıktığı gibi 'karşı çıkmak' olarak ödev addediyorsa, ya da üstteki kupürde olduğu gibi bir düşmanın, benim ülkemin  seçilmiş Cumhurbaşkanına ‘haydut’ ifadesini  alıp, fosseptik çukurunda zümrüt taşı bulmuş edasıyla sayfalarına taşımaksa, bunun adı benim nazarımda ‘basın özgürlüğü’ olamaz. Bunun adı  olsa olsa; kendi milletine düşmanlık, milletine karşı işbirlikçilik, daha kestirmeden söyleyeyim hainlik olur! Eğer sözünü ettiğim olaylar ve Mit tırlarını düşman ülkelere servis etmek, ‘basın özgürlüğü’ ise peki soruyorum; gerçekten sizce hainlik nedir? Bu söylemim, Ak Partili Cumhurbaşkanı için değildir yalnızca! Ülkemin Cumhurbaşkanının adı Deniz Baykal’da olsaydı, yine aynı düşünceleri yansıtırdım bu satırlara.
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Şenol Sönmez - 9 ay önce
Ağzına ve kalemine sağlık Halil abi
Avatar
Devrim - 9 ay önce
Harika muthis yazi. Tesekkurler.