"Hocam izindeyiz"

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, katıldığı TV programıda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.


Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ergenekon davasına bakan mahkemenin gerekçeli kararına ilişkin, “Medyada yer alan haberlere göre, mahkeme 17 bin sayfa gerekçeli karar vermiş. Ben ilk defa böyle bir gerekçeli karar görüyorum. İşin doğrusu, bu kadar uzun gerekçelerle ne yazdılar merak ediyorum. Kim okuyacak, nasıl okuyacak, ne kadar zaman alacak, bunun analizi nasıl yapılacak? Temyize başvuracak olanlar bu gerekçeli kararı kaç günde inceleyecekler? Ne kadar zaman içerisinde temyiz dilekçelerini yazacaklar” dedi.

 Bozdağ, Ergenekon davasına bakan mahkemenin dava ile ilgili gerekçeli kararını açıklamasına ilişkin, “Bizim hukukumuzda mahkeme, yargılama sonucunda karar verirken, esasında gerekçeyi oluşturduktan sonra kararı açıklar. Yani gerekçeyi oluşturur ve açıklayacağı karar o gerekçe üzerine bina edilmiş bir karar olur. Gerekçeyi hemen tutanağa geçirmesi lazım. Eğer gerekçeyi tutanağa aynı anda geçiremiyorsa, yasa diyor ki; ‘15 gün içerisinde mahkeme gerekçeli kararın tamamını tutanağa koyar.’ Bu süre uyulması zorunlu bir süredir. Hakimlerin veya mahkemenin taktiriyle bu sürenin uzatılması mümkün değildir. Ama maalesef mahkeme, o günden bu güne 8 aya yakın bir süre geçmiş olmasına rağmen gerekçeli kararı yazmadı.

Esasında karar gerekçeden sonra açıklanır. 15 günlük süre o kafada oluşan gerekçenin yazıya dökülmesi içindir, verilen karara gerekçe oluşturmak için değildir. Görmedim ama medyada yer alan haberlere göre, mahkeme 17 bin sayfa gerekçeli karar vermiş. Ben ilk defa böyle bir gerekçeli karar görüyorum. İşin doğrusu, bu kadar uzun gerekçelerle ne yazdılar merak ediyorum. Kim okuyacak, nasıl okuyacak, ne kadar zaman alacak, bunun analizi nasıl yapılacak? Temyize başvuracak olanlar bu gerekçeli kararı kaç günde inceleyecekler? Ne kadar zaman içerisinde temyiz dilekçelerini yazacaklar? Onun için kanunun öngördüğü süreye herkesin uyması lazım. Bugüne kadar uyulmaması, haklarında karar verilmiş olan kişilerin Yargıtay’a, Anayasa Mahkemesi’ne, AİHM’e müracaat haklarını kullanmalarına da engel olmuştur. Belki 15 gün içerisinde yazılmış olsaydı Yargıtay’a müracaat ettiklerinde Yargıtay bozma verebilirdi. Kararın gecikmiş olması, mahkum olan kişilerin o haklarını kullanmasına engel olmuştur. Bana göre mahkum olan kişiler için bir hak ihlali yapılmıştır. Gerekçeli kararın niye geciktirildiğiyle ilgili HSYK inceleme başlattı” dedi.

“NEYİ YANLIŞ YAPTIKLARINA DAİR KAFA YORMALARI LAZIM”
Muhalefetin seçim sonuçlarına saygı duyması gerektiğini kaydeden Bozdağ, “Demokrasiye inanmadıkları için milletin ortaya koyduğu sonucu kabullenemiyorlar. Bir yandan AK Parti’yi otoriterleşmekle, bir yandan da Başbakanımızı diktatörlükle itham ediyorlar. Bu yönüyle bir takım iftiralar yöneltiyorlar. ‘Gelin sandığa’ deniliyor, sandığa geliyorlar. Sandıkta millet oyunu kullanıyor. Onlar 27’de kalıyor, diğeri 15’te kalıyor, öbürü 5’te kalıyor, AK Parti yüzde 46 bandında oy alıyor. Bir defa bu vatandaşın siyasetçilerin görüşlerine verdiği nottur. Demokrasiye inanan herkesin ‘sandıktan çıkan her sonucun başımın üzerinde yeri vardır’ deyip kendilerine bakması lazım. Halkı suçlamak, başkalarını karalamak yerine neyi yanlış yaptıklarına dair kafa yormaları lazım. Seçim sonuçları açıklanıyor ve ana muhalefet partisinin sözcüleri veya o partiyi destekleyen enteller çıkıyorlar halka hakaret ediyorlar. ‘Onlar oyunu makarnayla satar’ diyorlar, ‘göbeğini kaşıyan adam, bidon kafalı’ diyorlar. Kendisini gazeteci zanneden, ama milletin aklı basireti yanında zeka düzeyleri çukurda olan insanlar halka hakaret ediyor. Bu millet, kendisini saymayanlara Osmanlı tokadını getirip vuruyor” diye konuştu.

“CHP ‘ATAM İZİNDEYİZ’ DİYORDU, ŞİMDİ ‘HOCAM İZİNDEYİZ’ DİYOR”
Bakan Bozdağ, paralel yapının gençleri sokağa dökmek istediğini, muhalefetin de bu çabaya destek verdiğini belirtti. YSK’nın sadece koordine görevi üstlendiğini, seçimleri partilerin yaptığını ifade eden Bozdağ, şöyle konuştu: “Şimdi, kalkıp sokakları germek, hareketlendirmek istiyorlar. Fethullah Gülen grubuna mensup bazı öğrenci yurtlarındaki çocukları sokağa dökmek istiyorlar. Öbür taraftan CHP, öbür taraftan başkaları. Ama Allah aşkına, bugüne kadar millet ne diyorsa osunuz. Seçimi YSK yapmıyor ki, seçimi partiler yapıyor. Her partinin sandıklarda temsilcileri var. Onlar oylamayı, sayımı yapıyor. Onlar tutanakları imzalıyor. YSK sadece koordine ediyor. Ondan sonra da beraber tuttuğumuz tutanaklara, beraber yaptığımız seçimlere başka başka kulplar takıyorlar. Milletin kararı neyse herkes ona saygı duyacak. Vatandaş, bu seçimde ‘ben size iktidar vermem, iktidar olgunluğuna sahip değilsiniz’ dedi. CHP düne kadar ‘Atam izindeyiz’ diyordu, şimdi ‘hocam izindeyiz’ diyor. Düne kadar laiklikten bahsediyorlardı, Atatürk diyorlardı, ulusalcılık yapıyorlardı. Şimdi bu meydanlarda ulusalcılık yaptıklarını hiç duydunuz mu? Birileri bir kirli kampanya başlattı ve bütün muhalefet bu kirli kampanyaya can simidi gibi sarıldı. Vatandaş ise, ‘Kardeşim, ben başkalarına vagon olan bir parti istemiyorum. Kendi iradesine sahip olan bir muhalefet istiyorum’ dedi.”
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.