HSYK değişikliğinde temsil tartışması

4 partinin uzlaştığı HSYK değişikliği yargı camiasının ana gündemi. Teklifle, 2002’den sonra göreve başlayan hakim ve savcıların HSYK seçiminde oy kullanamayacağına dikkat çekiliyor.

HSYK değişikliğinde temsil tartışması

Siyasi partilerin üye seçmesine yönelik maddeye endişeyle yaklaşılırken kürsü hakimlerinin temsil oranının düştüğüne vurgu yapılıyor. Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda 4 partinin uzlaştığı HSYK değişikliği tartışmaya yol açtı. Kurulun ikiye bölünmesi ve Meclis’in 6 üyeyi dolaylı, 5’ini doğrudan belirlemesi, kürsü hakimlerinin seçeceği üye sayısının azaltılması ve oy kullanma için 15 yıl şartı getirilmesi yargı camiasının ana gündemi oldu. Öğretim üyelerine yerel mahkemelerde görev yapan hakim ve savcılardan daha fazla temsil hakkı tanınıyor. Teklifle ilgili eleştirilen başlıca konular şöyle:

HAKİMLERİN OY HAKKINI ELİNDEN ALIYOR

Partilerin uzlaştığı teklifle, Hakimler Kurulu’na seçilecek 2 üye için meslekte on beş yıl çalışmış kürsü hâkimleri oy kullanabilecek. Yeni anayasanın kabul edilip yürürlüğe girmesi durumunda, hakim ve savcıların bir bölümünün(1997 sonrası) seçme hakkı ellerinden alınıyor.

2000 sonrası, özellikle AK Parti’nin iktidara geldiği 2002’den sonra mesleğe başlayan hakimler tayin ve terfilerini ilgilendiren HSYK seçimlerinde oy kullanamayacak. Yargıtay ve Danıştay için20 yıl şartı nedeniyle önü kapanan bu hakimlerin oy kullanma hakları da ellerinden alınıyor. Savcılar Kurulu’nda da aynı durum söz konusu.

DEMOKRATİK MEŞRUİYET SAĞLANDI

1982 Anayasası’yla getirilen HSYK ve Anayasa Mahkemesi’ndeki yüksek yargı hakimiyeti, yargı vesayetine yol açtığı gerekçesiyle eleştiriliyordu. Özellikle halkın iradesinin kurula yansıması gerektiği, yüksek yargının mahkemeler üzerindeki hakimiyetinin kırılması gerektiği savunuluyordu.

2010 anayasa değişikliği sürecinde bu görüş, ‘demokratik meşruiyetin yargı kurumlarına yansıması’ olarak gündeme geldi. Demokratik meşruiyetin sağlanması için halkın seçeceği Cumhurbaşkanı’nın HSYK’ya 4 üye seçmesi, Meclis’in de avukatlar ve Sayıştay üyeleri arasından Anayasa Mahkemesi’nin 2 üyeyi belirlemesi Anayasa’ya girdi. Dolayısıyla demokratik meşruiyet sağlandı.

Mevcut Anayasa’ya göre bağımsız yargıya tarafsız Cumhurbaşkanınca seçim yapılıyordu. Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun kabul ettiği madde yürürlüğe girerse bağımsız yargıya siyasi partiler üye seçecek. Yargıya siyaset gölgesi düşecek.

YARGININ ÜYELERİNİ YASAMA BELİRLİYOR

Diğer yandan, Meclis 11 üyeli Hakimler Kurulu’nun üyelerinin tamamını belirliyor. Yasama organının idarenin işlemlerini denetleyen ve bu anlamda bağımsız olması gereken yargının bütün üyelerini yasamanın belirlemesi hukuka aykırı bulunuyor.

Nitekim Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi ile Avrupa Yargıçları Danışma Konseyi’nin tavsiye kararlarında, yargının ve yargıçların bağımsızlığı yürütmeden bağımsız bir otorite tarafından teminat altına alınması gerektiği dile getiriliyor.

AB Bakanlar Konseyi’nin CM/Rec (2010) 12 sayılı tavsiyesinde, HSYK tipi kuruluşlarının yasama ve yürütme erklerinden bağımsız olması gerektiği vurgulanıyor. Söz konusu tavsiye kararda; “bu otoritenin yasama ve yürütme erklerinden bağımsız, en az yarısının meslektaşları tarafından, en geniş temsili garanti altına alacak yöntemler uyarınca, seçilecek yargıçlardan oluşması” gerektiği belirtiliyor.

Bir hakime 907 dava düşüyor

Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilerine göre, bir hakime düşen yıllık dava sayısı geçen yıl 907 oldu. 2012 istatistiklerinden derlenen bilgiye göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki önceki yıldan devreden ve yıl içinde gelen 937 bin 582 dosyanın 632 bin 937’si karara bağlanırken 304 bin 645 dosya 2013’e devretti.

Danıştay dairelerine ulaşan 350 bin 142 dosyanın 140 bin 815’i karara bağlanırken, 209 bin 327 dava ise bir sonraki yıla kaldı. Cumhuriyet başsavcılıklarına gelen dosya sayısı, önceki yıldan devreden ve yıl içinde gelenlerle 3 milyon 282 bin 595 oldu. Ceza, hukuk ve idari yargı mahkemelerine ulaşan toplam dosya sayısı 2012’de 6 milyon 511 bin 186 oldu.

Bir hakime düşen yıllık dava sayısı ise 907 olarak gerçekleşti. Önceki yıldan devreden, yıl içinde açılan ve bozularak gelen dava sayısıyla ceza mahkemelerindeki dava sayısı, 3milyon 180 bin 194, hukuk mahkemelerindeki dava sayısı ise 2 milyon 797 bin 566, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerindeki dava sayısı ise 533 bin 426 oldu.

ÖĞRETİM ÜYESİ VE AVUKATA HAKİMDEN DAHA FAZLA TEMSİL HAKKI

Meclis, Hakimler Kurulu’nda Yargıtay, Danıştay ve kürsü hakimlerinin göstereceği adaylar arasından 2’şer olmak üzere toplam 6 üye, 3’ü üniversite öğretim üyesi, 2’si avukat olmak üzere 5 üye seçecek. Bu sayılara göre hakim ve savcıların terfilerini, tayinlerini yapan HSYK’da öğretim üyelerine ve avukatlara kürsü hakimlerinden daha fazla temsil hakkı tanınıyor.

Ayrıca 156 üyeli Danıştay’a 387 üyeli Yargıtay’dan ve binlerce adli ve idari yargı hakimleriyle aynı oranda üye belirleme hakkı tanınması da eşitsizlik olarak niteleniyor.
KAYNAK: BUGÜN GAZETESİ

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.