Hukukçulardan Danıştay'a tam destek

TMMOB'un uyguladığı başörtüsü yasağının Danıştay tarafından iptal edilmesi memnuniyetle karşılandı. Hukukçular, keyfi uygulamalar ve yorumlarla uygulanan yasağın artık Türkiye'nin gündeminden çıkması gerektiğini vurguladı

Hukukçulardan Danıştay'a tam destek

Ankara Barosu'nun ardından Türkiye Mühendis ve Mimarlar Odası Birliği'nin (TMMOB) uyguladığı başörtüsü yasağının da Danıştay tarafından iptal edilmesine hukukçulardan destek geldi. Başörtüsünün anayasal hak olduğunu belirten hukukçular, Danıştay'ın yerinde bir karar verdiğini vurguladı.

Mühendis Rabia Kırmacı'nın başörtülü fotoğrafını kabul etmeyen TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası'nın dayatmacı tavrı Danıştay tarafından anayasaya aykırı bulunmuştu.

Başörtüsünün anayasal bir hak olduğunu belirten Danıştay, kimlik fotoğrafı için kanunların alın, çene ve yüzün açık olmasını yeterli gördüğüne dikkat çekmişti. Danıştay kararında, "Odaların görevi üyelerin çalışmalarını kolaylaştırmaktır" diyerek mühendis odasının uygulamasının hukuksuzluğuna dikkat çekmişti. Danıştay'ın ders niteliği taşıyan kararına destek yağdı.

KAMALAK: HUKUKSUZLUK KALKTI

Kendisi de başörtüsüne yönelik hukuksuzluk mağduru olan Avukat Zübeyde Kamalak, Danıştay'ın yerinde bir karar verdiğine dikkat çekti. Kamalak, "Başörtüsü zaten anayasal hakkımızdı.

Başörtüsünün şimdiye kadar engellenmesi hukuksuzluktu. Her kurum ve kuruluş başörtüsüne yönelik keyfi uygulamaları tamamen ortadan kaldırmalı" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin en geç 2014'e kadar başörtüsü sorununu tamamen çözmesi gerektiğini söyleyen Kamalak, "Türkiye, kadına karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesine yönelik CEDAV sözleşmesinde olduğu gibi en geç 2014'te başörtüsü sorununu tamamen çözmelidir. Bu gibi sorunlar artık Türkiye'ne konuşulmamalı. Danıştay'ın kararıyla başörtüsü siyasilerin elinde malzeme olarak kullanılamayacak" dedi.

KILIÇKAYA: GEÇ BİLE KALINDI

Danıştay'ın verdiği kararın 'geç kalınmış bir karar' olduğunu belirten Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı Sinan Kılıçkaya, mahkemelerin 28 Şubat'ın etkisinde kaldığına işaret etti.

Kılıçkaya, "Kişilerin dini inançları gereği başörtü takmaları bir haktır. Bu yasak hiç olmamalıydı. Kurum ve kuruluşlar başörtüsünü yasakladığında mahkemeler daha önce direnmeliydi. Türkiye'nin 28 Şubat gibi bir süreçten geçmesi ve mahkemelerin bu sürecin etkisinde kalması bu yasağı bugüne kadar sürdürebildi. Danıştay'ın kararında sürpriz yoktur.

Danıştay'ın kararı isabetli bir karardır. Türkiye Danıştay eliyle hukuk devleti olma yönünde önemli bir adım atmıştır. Hakimleri tebrik ediyoruz. Odalar da artık geri kalmış fikirlerinden bu kararla vazgeçmelidirler" ifadelerini kullandı.

KORU: YASAK YASAL DEĞİL

Hukuk ve Demokrasi Kurumu Başkanı Avukat Aydoğan Koru da başörtüsünün yasaklanmasına ilişkin açık bir yasa olmadığını belirtti. Koru şöyle devam etti: "Bugüne kadar ki, uygulamalar yasaktan ziyade yönetmelik uygulaması olarak gündemdeydi. Yönetmeliğin getirdiği hükümler, genişletilerek yorumlanıyordu. Yasaklar yönetmelikle değil yasayla mümkün olabilir. Yasayla belirtilmiş bir yasak söz konusu değildir. Temel hak ve özgürlükler kapsamında bunu düşünmek bile uygun değildir. Kişisel özgürlüklerin ve inanç hürriyetinin gereği olarak Danıştay'ın verdiği karar yerinde bir karardır. Toplumun da ülkenin de durumuna uygun bir karardır."
KAYNAK: BUGÜN GAZETESİ
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.