Hukukçulardan HSYK değişikliğine tepki

17 Aralık’taki rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının ardından AK Parti yeni bir adım daha attı.

Hukukçulardan HSYK değişikliğine tepki

HSYK’daki yeni düzenlemeyi içeren kanun teklifini Meclis Başkanlığı’na sundu. Teklife göre, HSYK üyelerinin dairelerdeki görevlerine son verilecek. Yeni görev dağılımının tamamını Adalet Bakanı yapacak. Böylece Bakan yargıda tek yetkili olacak. Hukukçular ‘yargı bağımsızlığı ortadan kalkar’ uyarısı yapıyor.

AK Parti, adli kolluk yönetmeliğinin yasaya aykırı olduğu açıklaması yapan ve İstanbul’daki soruşturmada görev yapan savcılara dokunmayan HSYK’yla ilgili dün akşam şok bir teklif hazırladı. Meclis’e sunulan 52 maddelik teklife göre mevcut HSYK’nın başkanvekili, daire başkanları, üyeler, Genel Sekreter, Teftiş Kurulu Başkanı, başkan yardımcıları, müfettiş, tetkik hakimi ve idari personelin görevine son veriliyor. 7’şer üyeden oluşan daireler lağvediliyor.

Hakim, savcı, mahkeme başkanı ve başsavcıların atama kararnamelerini hazırlayan 1’nci daire ile soruşturma ve kovuşturma izinlerine karar veren 2’nci daireler 5’er üyeden, soruşturma ve kovuşturma açılıp açılmamasına karar veren 3. daire ise 11 üyeden oluşuyor. Üyelerin hangi dairede asıl ve tamamlayıcı üye olarak görev yapacağına Adalet Bakanı karar veriyor. Buna göre Adalet Bakanı, hakim ve savcıların atama ve soruşturma işlemlerini belirleyen kritik daireleri, müsteşar ve Cumhurbaşkanının atadığı üyeler arasından oluşturabilecek. Daha önce dairelerin üye dağılımını Genel Kurul belirliyordu.

İŞTE TEKLİF

Yargı bağımsızlığını ortadan kaldıran kanun teklifindeki düzenlemeden bazıları şöyle:

*Daha önce Genel Kurul’un görevleri arasında yer alan Teftiş Kurulu Başkanını, başkan yardımcılarını, genel sekreter yardımcılarını atama, yönetmelik çıkarma ve genelge düzenleme görevleri Adalet Bakanı’na veriliyor.

*Kurul üyeleri hakkındaki suç soruşturması ile disiplin soruşturması ve kovuşturması işlemleri yargı mensuplarından oluşan Genel Kurul’dan alınarak Adalet Bakanı’nın yetkisine bırakılıyor.

*HSYK Genel Sekreteri’nin görevine de son veriliyor. Başkan, her bir kurul üyesinin ancak bir adayla gösterdiği üç aday arasından Genel Sekreter’i belirliyor.

*Teftiş Kurulu 3. daire başkanına bağlı çalışıyordu. Teklife göre, teftiş kurulu Adalet Bakanı gözetiminde çalışacak. Kurul müfettişleri de Genel Kurula değil başkana karşı sorumlu olacak. Teftiş Kurulu başkan, yardımcıları da genel kurul tarafından değil bakan tarafından atanacak. Genel Kurul sadece başmüfettişleri belirleyecek.

*Kurul’da çalışacak tetkik hakimlerini belirleme yetkisi de Adalet Bakanı’na veriliyor. Bakanın sunacağı iki katı aday arasından Genel Kurul tetkik hakimlerini seçecek. Kurul’da çalışacak personeli de bakanın oluşturacağı komisyon mülakatla atayacak. Daha önce personeli HSYK Başkanvekili atıyordu.

*Teklifte Yargıtay, Danıştay, Türkiye Adalet Akademisi ile birinci sınıf adli ve idari yargı hakim ve savcılarının yapacağı seçimdeki oy kullanma sistemini değiştiren bir madde yer alıyor. Anayasa Mahkemesi, hakim ve savcıların yalnızca bir adaya oy vereceğini düzenleyen anayasa değişikliğini iptal etmişti. İptal sonrası hazırlanan mevcut kanunda, seçimlerde her hakim ve savcı asıl ve yedek üyelerin toplam sayısı kadar oy kullanabiliyordu. Ancak teklifle, her hakim ve savcı ancak bir adaya oy verebilecek.

*Kanunla, HSYK’nın gündemini belirleme yetkisi de Genel Kurul’dan alınarak bakana veriliyor. Genel Kurul’un en az 15 üyeyle toplanacağı hükmü değiştirilerek, en az 17 üyeyle toplanacağı düzenlenirken, üyelerin gündemde değişiklik yapılması teklifleri de başkanın insiyatifine bırakılıyor.

*Dairelerin kararlarına karşı yapılan itirazlarda genel kurul devre dışı bırakılıyor.

*Kurulun seçimle gelen üyelerinin disiplin soruşturması, göreviyle ilgili ya da kişisel suçlarıyla ilgili soruşturma ve kovuşturmayı Genel Kurul yerine adalet bakanınca yapılacağı düzenleniyor. Başkan, Kurul üyesiyle ilgili ihbar veya şikayeti doğrudan inceleme yaptırdıktan sonra soruşturma açılıp açılmamasına karar veriyor. Görev ve kişisel suçlarla ilgili soruşturma ve dava açılıp açılmamasına da bakan karar verecek. Bakanın kararı üzerine üyeler görev suçlarıyla ilgili Yüce Divan’da kişisel suçlarıyla ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nda yargılanacak.

*Kanun yürürlüğe girdiğinde başkanvekili, daire başkanları ve daire üyelerinin görevleri sona erecek. Yeni sisteme göre başkan tarafından görevlendirilecekler. Ayrıca Kurul’da görev yapan Genel Sekreter, Teftiş Kurulu başkanı, başkan yardımcıları, müfettiş, tetkik hakimi ve idari personelin görevi sona erecek. Yerlerine yeni atama yapılacak.

*Mahkemelerin işleyişini düzenleyen Adalet Komisyonları’na üye seçme görevi Adalet Bakanlığı’na devrediliyor.

Müsteşar daire başkanı olabilecek

Ge­çi­ci mad­dey­le ha­kim aday­la­rı­nın eği­ti­mi­ni ya­pan ve HSYK’­ya üye se­çen Tür­ki­ye Ada­let Aka­de­mi­si­’nin baş­kan, baş­kan yar­dım­cı­la­rı, ge­nel ku­ru­lu, yö­ne­tim ku­ru­lu ve de­ne­tim Ku­ru­lu üye­le­ri­nin gö­rev­le­ri so­na er­di­ri­li­yor.

Yar­gı­tay Baş­ka­nı ve Baş­sav­cı­sı se­çi­le­bil­mek için ön­gö­rü­len 4 yıl­lık Yar­gı­tay üye­li­ği yap­ma sü­re­si 8 yı­la, Baş­kan­ve­ki­li, dai­re baş­ka­nı ya da baş­sav­cı ve­ki­li se­çi­le­bil­mek için ge­rek­li sü­re ise 6 yı­la çı­ka­rı­lı­yor.

Dai­re baş­kan­la­rı baş­kan ta­ra­fın­dan tek­lif edi­le­cek 2 üye ara­sın­dan ge­nel ku­rul­ca se­çi­le­cek. Müs­te­şar dai­re baş­ka­nı ola­bi­le­cek.

‘Amaç yolsuzluğun üzerini örtmek’

Avukat Ergin Cinmen:

Büyük bir kaos yaşanıyor. İktidarın yargıya müdahalesi iki olayla ilgili sınırlı değil. İktidarın çok fazla yargıya müdahelesi söz konusu. Yasa değişiklikleri yeni bir müdahale olacak. Özellikle HSYK’nın yapısıyla ilgili benim de eleştirilerim var. Ancak hükümetin değişikliğinden yargı bağımsızlığı çıkmayacaktır. Yargının içinde bir çete olduğunu iddia ediyorlar. Kendi kafalarına göre yargıya tam hâkim olurlarsa iddia ettikleri çeteyi tasfiye edeceklerini düşünüyorlar. Böyle bir düşüncenin doğal sonucu yargıyı siyasi iktidara bağlamaktır. Bu sorunun nereye gideceği hiç belli değil. Türkiye demokrasisi ne kadar geriye gidecek ciddi bir muamma. Yargı siyasi iktidara daha da bağımlı hale getirilecek. Siyasi iktidarın kafasındaki bu. Bu durumda muhalefetin rolü son derece önemli. Yolsuzluk soruşturması olmasaydı bu değişiklik planları ortaya çıkmayacaktı. Yolsuzluk soruşturmasının üzerini kapamak için iktidar yargıyı esir almak istiyor.

HSYK, Avrupa Birliği standardında

Prof. Dr. Ergun Özbudun:

Kanunla HSYK’nın yapısını değiştirmek mümkün değil. Bileşimi de üyelerin seçim tarzı da yetkileri de 2010 referandumuyla kabul edilen Anayasa değişikliğiyle anayasada belirtilmiş. Kanunla bu yetkilerde değişiklik yapmak mümkün değil. AK Parti’nin Anayasa değişikliğini gündeme getirdiği anlaşılıyor. 2010’da yapılan HSYK değişikliği Avrupa Birliği standartlarına uygundur. Bu değişiklik Venedik Komisyonu’nun da olumlu bir raporuna konu olmuştur. Bu sefer tamamen aksi yönde Meclis’in tek belirleyici olacağı biçimde değiştirilmesini yargı bağımsızlığı açısından doğru bulmuyorum.

AKP yargıyı dizayn arayışında

MHP Anayasa Komisyonu Üyesi Faruk Bal:

Bizim anlayışımıza göre yargı makamı peygamber postudur. Yargının kılı kırk yararak adaleti doğruca, dürüstçe gerçekleştirmesi gerekir. AKP, bazı mensupları hakkında yolsuzluk olayları ve iddialarıyla ilgili operasyonlar başladığında yargının kurumsal yapısını kendi iç çekirdek kadrosunun anlayışına göre düzenlemek üzere bir arayış içerisinde. Bu durum, adalet duygusuna siyasi amaçlarla müdahale etmektir. HSYK ve Danıştay’da böyle bir değişiklik yapılması, demokrasilerde kuvvetler ayrılığı ilkesinin ortadan kaldırılması, yargının yürütme organın emrine verilmesi demektir. Yürütme organına Meclis’teki 320 milletvekili ile kontrol eden AKP’ye teslim edilmesi anlamı taşır. MHP, yargının siyasallaştırılmasına karşıdır. Hele hele yargının aleyhine bakan çocukları, bakanlar başbakanın önünü kesmek için yandaş kişilerle yargının doldurulması çok vahim bir diktatörlük gidişi olarak görüyoruz.

Kendi yaptığından şikayetçi

CHP Anayasa Komisyonu Üyesi Rıza Türmen:

HSYK, hükümetin desteklediği 2010 referandumuyla oluşturuldu. HSYK oluşturulduktan sonra Danıştay’a üye seçti. Hükümet şikayetçiyse kendi yaptığından şikayetçi. Eski HSYK’yı yargı vesayeti iddiasıyla değiştiren AKP şimdi ne diye yeni HSYK’yı değiştirecek. Demek ki hükümetin, tam kontrolü altında olmayan bir yargı var. HSYK, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığın anahtarı konumunda. Orası ne kadar bağımsız ve tarafsız olursa yargı da o kadar bağımsız ve tarafsız olur. Hükümet kendisine bağlı bir yargı istiyor. Amaç bağımsız bir yargı değil. Siyasi iktidar her alanı kontrol etmek istemektedir, yargı da bu alanlardan biridir.Mesele bu.


KAYNAK: BUGÜN GAZETESİ
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.