Katil Atatürk mü...?

"FARELER GİBİ ÖLDÜRDÜK"

Katil Atatürk mü...?

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, "Dersim Katliamı'nın sorumlusu devlet ve CHP'dir. Atatürk de bu olaylardan haberdardır" deyince ana muhalefet partisinde kıyamet koptu. Bazı milletvekilleri Aygün'e karşı ayaklandı. Parti yönetimi Aygün'ün savunmasını istedi.

Taraf gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan, CHP'yi adeta "bölen" bu tartışmayı köşesine taşırken, aslında bir adım da öteye taşıdı. Aygün'ün sözlerinden sonra Altan'ın bu sözleri Dersim tartışmasını yeniden alevlendirecek gibi görünüyor:

"Aygün kibar söylemiş, Atatürk sadece haberdar değildi, Dersim katliamının planlarını bizzat kendisi yaptı. Dersim'de insanlar fareler gibi mağaralarda öldürüldü, kafaları kesildi. Sivil insanların üzerine bomba yağdıran ve adı bir havaalanına verilen Sabiha Gökçen ismi bir gün bu ülkeden silinecek"

TÜRKİYE YAPMADIYSA HANGİ ÜLKE YAPTI?

Bu konuda yapılan açıklamaları okudum ama ne CHP yönetiminin, ne de CHP'li milletvekillerinin Aygün'e niye itiraz ettiğini anlayabildim. Aygün'ün yalan söylediğini mi düşünüyorlar?

1937'de gerçekleşen Dersim Katliamı'nın sorumlusu olarak devleti ve CHP'yi görmüyorlar mı? Dersim Katliamı'nı devlet yapmadı mı?

CHP yönetimi ve milletvekilleri, Dersim Katliamı'nın sorumlusunun Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nden başka biri olduğunu düşünüyorlarsa, söylesinler.

DEVLETİN TEK SAHİBİ CHP DEĞİL MİYDİ?

O katliamı devletten başka kim yaptı? O tarihte devletin tek sahibi de CHP değil miydi? Türkiye'de devletten ve devletin sahibi olan CHP'den başka bir güç mü vardı?

ONLAR KİBAR SÖYLEDİ, ALTAN İSE DOBRA DOBRA...

Yoksa Atatürk kısmına mı itiraz ediyorlar? Bence Aygün kibarca söylemiş, "Atatürk de bu olaylardan haberdardı" derken.

Ülkenin hâkim-i mutlakı olan Atatürk'ün "haberdar" olmaması zaten söz konusu değil ama Atatürk sadece "haberdar" değildi, bu katliam için bizzat emir veren, planları yapan adamdı.

DERSİM HAREKATI PLANI MÜZEDE

Trabzon'daki müzeye giderlerse Atatürk'ün üstünde çalıştığı harekât planını da orada görürüler, Atatürk harita üstünde birliklerin gideceği yerleri belirlemişti.

Bunun neresine itiraz ediyorlar? Dersim Katliamı'nın devlet, CHP ve Atatürk'ten başka "sorumlusu" olabilir mi? Yoksa buna itiraz etmiyorlar da Dersimde bir "katliam" olduğunun söylenmesine mi itiraz ediyorlar? "Dersim'de katliam olmadı" mı diyorlar?

Orada binlerce adamın öldürülmesinin adı ne CHP'lilere göre? Öldürülmediğini mi iddia ediyorlar? Girsinler internete o katliamın korkunç görüntülerini rahatça bulurlar. Zaten çok uzağa gitmeye gerek yok.

Dersim konusunu dile getiren eski CHP Milletvekili Onur Öymen'di, Kürtlere karşı sertleşme politikasını savunurken Atatürk'ün Dersim'de yaptıklarını örnek göstermişti. İsterlerse biraz daha yakına gelsinler.

"FARELER GİBİ ÖLDÜRDÜK"

Dersim Katliamı'yla ilgili sözleri için "savunma" isteyen partilerinin bugünkü başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na doğru yaklaşsınlar. Ona İhsan Sabri Çağlayangil ile Dersim konusunda neler konuştuklarını sorsunlar. O konuşmanın kayıtlarını bulsunlar. Çağlayangil'in tarihe geçen, "İnsanları mağaralarda fareler gibi öldürdük" sözünün altını çizsinler.

Binlerce insanın "mağaralarda fareler gibi öldürülmesinin" katliamdan daha başka bir ismi varsa onu söylesinler. Askerlerin kesilmiş kafaları ellerinde tutan resimlerine baksınlar. Sonra kamuoyuna Aygün'ün sözlerine niye itiraz ettiklerini anlatsınlar. Dersim'de yaşananlar hakkında biraz bilgisi ve bir nebze vicdanı olan hiç kimse Aygün'ün sözlerine itiraz edemez.

KAFALARINI KESEREK İDAM ETTİLER!

İnsanları yakarak, bombalayarak, idam ederek, kafalarını keserek öldürdüler Dersim'de, sonra da utanmadan bunun konuşulmasını yasak ettiler. Hâlâ gerçekleri susturmaya çalışıyorlar.

Kardeş olduğumuza hiç inanmıyorum ama eğer kardeşsek de Habil'le Kabil gibi kardeşiz, kardeşlerden biri diğerini öldürdü, defalarca öldürdü. Sonra da "yoo, öldürmedik" diye gözlerinin içine baka baka alay etti, "öldürdünüz" diyeni cezalandırdı. Hâlâ da cezalandırıyor.

KILIÇDAROĞLU'NU HAYATI BOYUNCA UTANDIRACAK SÖZLER

Belki de Aygün'ü, Dersim Katliamı'nı en yakından bilen insanlardan birinin yönettiği partiden atacaklar. Dersim'de katliam olmamış mı olacak o zaman? Yoo, sadece başta Kılıçdaroğlu olmak üzer bütün CHP gerçekleri saklamış, olayları çarpıtmış, yalan söylemiş olacak.

Benim onlara söyleyecek bir sözüm yok. Ama sanırım Seyit Rıza'nın Kılıçdaroğlu'na bir sözü olacak:

"Ayıptır, zulümdür, cinayettir."

Bu söz, Aygün'den savunma isteyen Kılıçdaroğlu'na hayatı boyunca yeter.

Kamuoyunda süren ve Atatürk'ü hedef alan "Dersim katliamı" tartışmasına farklı bir yorum ise Rıza Zelyut'ttan geldi. Ahmet Altan gibi benzer suçlamaları yöneltenlere Zelyut'un eleştirileri de sert oldu:

"Sözde CHP'li Hüseyin Aygün.. Pokerci Müslüman şair Necip Fazıl... BDP'li terör örgütleyicileri... Hasan Cemal tipli aydınlar... Dersim katliamının sorumlusunu CHP ve Atatürk gibi göstermeye kalkışıyorlar. Lakin isyanın elebaşısı Seyit Rıza bunlara; 'Siz yalancısınız!' diyor"

Zelyut Güneş gazetesindeki bugünkü yazısında CHP'de başlayan tartışmalara yanıt olabilecek tarihi yazışmaları örnek gsterdi:

"Seyit Rıza; Dersim'de isyan edip devlet kuvvetleri ile savaşırken dış destek alabilmek için İngiltere'ye resmen mektup yazdı. Bu mektubun, onun isteğiyle danışmanı konumundaki Baytar Nuri tarafından yazıldığını tahmin ediyoruz. Artık devletin resmi arşivinde yer alan 30 Temmuz 1937 tarihli bu mektupta Seyit Rıza, bölgeyi Kürdistan olarak tarif ediyor; 'Yıllardan beri Türk hükümeti Kürt halkını asimile etmeye çalışıyor.' dedikten sonra devam ediyor:

'Üç aydan beri ülkemde tüyler ürpertici bir savaş sürüyor... (...) ben ve yurttaşlarım Türk ordusunu başarısızlığa uğrattık. (...) Üç milyon Kürt benim sesimden Ekselanslarına sesleniyor ve hükümetinizin yüksek manevi etkisinden Kürt halkını yararlandırmanızı sizden istirham ediyor.'
 

ALEVİLİK DİYE DERTLERİ YOKTU

Seyit Rıza'nın o zamanlar dünyanın en büyük gücü sayılan İngiltere'ye yolladığı bu mektupta; Alevilik ve Alevilerle ilgili en küçük bir işaret yoktur. Bütün istekler Kürtçü/Kürdistancı takımının bölücü fikirlerinden ibarettir. Bugün Seyit Rıza'yı Alevi lideri veya dedesi gibi gösterenlerin yalan söylediğini bu mektup göstermektedir.

Öte yandan; daha 1925'te Kemal Atatürk Dersim derebeylerine elçi olarak Diyarbakır Valisi Cemal Bardakçı'yı yollamıştı. Bektaşi olan Cemal Bardakçı ileri gelenlerlin huzurunda Munzur çayından su içerek Munzur üzerine yemin etmişti. Devlet; buralara dokunmayacaktı. Kemal Paşa; Tunceli'nin Alevi olduğunu bildiğinden buraya Alevilik eğitimi verecek okullar açmak istiyordu.

Amma bu sahte seyyidlerin derdi Alevilik değil Kürtçülük olduğu için onlar; devletin bu teklifine saldırılarını artırarak cevap vermişlerdi.

HALKI KANDIRDILAR

Dersim isyanı; dünyanın hızla yeni bir savaşa sürüklendiği ortamda patlatıldı. Bu sırada Türkiye; Hatay'ı anavatana katmak için buraya o sıralar Suriye'ye egemen olan Fransa ile savaşın eşiğine gelmişti. Her ayaklanmayı ordu kuvvetiyle anında bastıran Atatürk; 15 yıl boyunca Dersim'i barış yoluyla kazanmaya çalışmıştı.

Fakat; Dersimin ağaları; dünyanın karıştığı bu ortamda Türkiye'yi arkadan vurmaya kalkıştılar. Bu amaçla; 'Devlet gelince karılarınız gündüz sizin gece askerin olacak. Evlerin bir giriş bir çıkış kapısı olacak; ikisinde de birer polis bekleyecek; kazandığınız her şeyi elinizden alacak. Keçilere yedirdiğiniz meşe yapraklarını bile size para ile satacak!' türünden yalanlar uydurdular. Ve bu halkın eline son model binlerce tüfenk vererek onları Türk ordusu ile savaşmaya zorladılar.

Mustafa Kemal Paşa; İsmet İnönü ve Mareşal Fevzi Çakmak'ın da aralarında bulunduğu kurulda konu değerlendirildi. Devlet içinde devlet gibi davranan Dersim derebeylerine karşı askeri müdahaleye karar verildi. Çatışmalar aylarca sürdü. Seyit Rıza'nın başını çektiği bu çeteciler; Kozluca savaşında 900'den fazla ölü verdiler. Sonunda Seyit Rıza ve isyan eden 6 aşiretin reisleri yakandı, yargılandı; asıldı. Bu yetmiyormuş gibi 1938'de ikinci bir isyan daha çıkartıldı bölgede. Elbette ki bu isyanların acısını halk çekti.

ekran-resmi-2011-11-18,-11.06.33-am.png



Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.