Kılıçdaroğlu: 'Paralel devlet' saptırma

İstanbul’da gazete yöneticileri ve yazarlarıyla bir toplantı yapan CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Demokrasimiz tehlikede” dedi. İstanbul merkezli rüşvet ve yolsuzluk operasyonundan sonra yapılan “paralel devlet” tarzı açıklamaları “olayları saptırma gayreti” olarak gördüklerini vurguladı.

Kılıçdaroğlu: 'Paralel devlet' saptırma

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu dün İstanbul’da gazete yöneticileri ve yazarları ile bir toplantı yaptı.Yaklaşık 2 saat süren görüşmede güncel sorulara cevaplar verdi.İçinde bulunduğumuz siyasi durumu “Demokrasimiz tehlikede” sözleriyle özetliyor.

17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonu için “Başbakan’dan ‘rüşvet varsa, yolsuzluk varsa sonuna kadar gidilsin, ben de her konuda destek olacağım’ demesini beklerdik” diyor.

SORUN SİYASİ İKTİDARIN OLAYLARI SAHİPLENMESİ

Başbakan’ın buna karşılık çok sert bir dil kullandığını, soruşturmaya yönelik “paralel devlet”, “darbe” nitelemesinde bulunduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Varsa böyle bir ‘paralel devlet’, varsa böyle bir kuşku, ülkenin savcıları var. İstihbarat örgütleri hükümetin elinde. Delilleri toplar, yargıya intikal ettirirsin, onlar da gereğini yapar” dedi.

Kendilerinin “paralel devlet” tarzı açıklamaları “olayları saptırma gayreti” olarak gördüklerini vurguladı. Başbakan’ın bugün “çete”, “paralel devlet” dediği insanlara kısa süre önce “ne istediniz de vermedik” dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, bu durumu daha önce kullandığı ve “siyasetin diline yakışmaz” diye vurguladığı “omurgasız” tabiri ile niteledi.

Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları için Başbakan’ın “darbe” demesini de eleştiren CHP lideri şöyle konuştu: “Darbe deniyor. 4 bakan gitti. Çocuklar hapiste. Genel müdür hapiste... Savcılar, Cumhurbaşkanı’na da gönderilen güçlü bir ihbarı değerlendirerek, çalışma yapmışlar. Her şeyi belgelemişler. Bakana giden rüşvet parası yolda durdurulup, fotoğraflanmış. Belgelenmiş. Paranın gidişi ve teslim edilişi tespit edilmiş. Bunlar sağlıklı işleyen yargı sisteminin doğal sonucudur. Sorun siyasi iktidarın bu olayları sahiplenmesidir. İktidara karşı darbe yapılmış demek için, suçlamaların masum insanlara yöneltilmiş olması gerekir.”

HAKİMİN YAKASINDA PARTİ ROZETİ OLMAZ

Süreçte HSYK’nın eleştirilen açıklamasını hatırlatan Kılıçdaroğlu, açıklama yapılmadığını, rutin şekilde karar metninin internete konuldu-ğunu, HSYK’nın geçmişte kendisinin eleştirilerine de bu yolla cevap verdiğini dile getirdi. “Kaldı ki hakkı var, açıklama yapar” dedi.

Kılıçdaroğlu, HSYK’nın yapısının kanun tasarısı olarak değil, kanun teklifi şeklinde gerçekleştirilmek istenmesini de eleştirerek, kendilerinin 6 gündür demokrasi mücadelesi verdiklerini söyledi.

HSYK üyelerinin “RTÜK” benzeri atanması teklifi için, “Hakimin yakasında parti rozeti olmaz” diyen CHP lideri, yargı kararlarının “Türk milleti” adına verildiğini vurguladı.

Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarında yargı ve polisin çalışamaz hale getirildiğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Savcı talimat veriyor, polise ‘arama yapma’ deniyor. Mahkeme kararı uygulama alanı bulamıyor” açıklaması yaptı.

MİLLİ İRADENİN SANDIĞA ENDEKSLENMESİ HATA

Milli iradenin sadece sandığa endekslenmesinin hata olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, Anayasa’nın 6, 7, 8 ve 9’uncu maddelerinin yer aldığı “Egemenlik” bölümünün birlikte okunması gerektiğini, 6’ncı maddede “Türk Milleti, egemenliğini, Anayasa’nın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır” denildiğini, yetkili organların da diğer 3 maddede sıralandığını kaydetti. 9’uncu maddede “Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır” ifadesinin yer aldığına vurgu yaptı.

DEMOKRASİYE UYMAMIZ GEREKİYOR

HSYK’nın AK Parti’nin önerdiği gibi bir değişikliğe uğraması halinde, tüm erklerin yetkilerinin tek elde toplanacağına dikkat çekerek, “Demokrasiyi unutmamız gerekiyor” uyarısında bulundu.

İktidarın “gizli gündeminin, yetkileri tek elde toplamak” olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Yasama’nın yüzde 90-95 oranında Yürütme’nin kontrolünde olduğunu, Başbakan ne derse onun yasalaştığını, “lider sultası”na imkan veren Siyasi Partiler Kanunu değişmeden, adayların tek belirleyicisi liderler olmaktan çıkmadan da bu yapının düzelmesinin mümkün olmadığını kaydetti. Şimdi HSYK’da yapılacak değişiklikle, yargının da bu şekilde kontrol altına alınacağını, bunun erkler ayrılığı ilkesinin sonu olacağına dikkat çekti. Bunun “diktatörlüğün açık ilanı olacağını” söyledi.

CHP’nin HSYK konusunda teklifinin net olduğunu tekrarlayan Kılıçdaroğlu, mevcut tasarının geri çekilmesinin ve yürümekte olan yolsuzluk soruşturmalarının engellenmemesinin ön şartları olduğunu kaydetti. HSYK’nın, Hakimler Kurulu ve Savcılar Kurulu olarak ikiye ayrılması gerektiğini, yargı mensuplarının direkt seçtikleri ile Meclis’te 3/5 yani 367 oy alan isimlerin kurullara seçilebileceğini belirtti. Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda bu konuda büyük oranda varılmış bir mutabakat metninin var olduğunu hatırlattı. Ancak AK Parti’nin, mevcut teklifini geri çekmeyerek, uzlaşma arayışında samimi olmadığını gösterdiğini dile getirdi.

AK Parti’nin mevcut HSYK teklifinin yasalaşması halinde, Anayasa Mahkemesi’ne götüreceklerini yineleyen Kılıçdaroğlu, sine-i millete dönmek, erken seçim çağrısında bulunmak gibi alternatiflerin ise, Meclis çoğunluğuna bağlı olduğunu, AK Parti’nin desteğini gerektirdiğine işaret etti. Erdoğan Bayraktar’ın milletvekilliğinden istifa dilekçesinin halen gündeme alınmamasını örnek gösterdi.

SUÇLAMA VARSA HUKUK İÇERİSİNDE ÇÖZÜLMELİ

Başbakan’ın “oğlum üzerinden bana ulaşacaklar” telaşı içinde olduğunu söyleyen CHP lideri, “Bir suçlama varsa, hukuk içerisinde çözülmeli. Dışına çıkılırsa bu suçun parçası olursunuz” şeklinde konuştu. Başbakan’ın “İfade vermeye göndermediği oğlunu, makam arabasına alarak, devlete meydan okuduğunu” iddia etti.

“Hükümetin, yolsuzluklar konusunda ilk kırılmasını Sayıştay Raporları’nı geçen yıl Meclis’e getirmeyerek yaşadığını” dile getiren Kılıçdaroğlu, “İstediğimizi yapabiliriz” kanısına kapıldıklarını söyledi. 17 Aralık’ta bu “güçlü ego”nun ters yüz olduğunu, hukuk dışına çıkmaları halinde başlarına nelerin geleceğini gördüklerini söyledi. Ancak Başbakan’ın bu durumu bile “gücünü artırmak için araç haline getirmeye çalıştığını” dile getirdi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Yolsuzluklar Başbakan’ın iradesi dışında olsa, üzerine giderdi. İçinde ve bu nedenle herkesi suçluyor. Bırak, yolsuzluk varsa ortaya çıksın.”

FEZLEKELERDE ÇOK CİDDİ BİLGİ VE RAKAMLAR VAR

Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarının üzeri kapatılmasın diye gayret gösterdiklerini belirten CHP lideri, 4 bakan hakkındaki fezlekelerin Meclis’e gelme sürecini de yakından takip ettiklerini, fezlekenin içerisinde bugüne kadar kamuoyuna yansımamış çok ciddi bilgi ve rakamların yer aldığını dile getirdi. Adalet Bakanlığı’nın fezlekeyi geri göndermek isteyebileceği, CHP olarak engellemek için ellerinden geleni yapacaklarını vurguladı.

BİZİ DİNLEMEDİLER, BUGÜN KENDİLERİ İTİRAF EDİYOR

Hükümetin Deniz Feneri Davası’na da bakan bir ismi 25 Aralık’taki ikinci soruşturmaya müfettiş atadığına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, bu savcının diğer savcılardan dosyayı istediğini, üstünü kapatmak için girişimde bulunulmasından kaygı duyduklarını anlattı.

“Dün biz ‘sahte deliller var’ diyorduk. Dinlemediler. Bize, ‘Ergenekon’un savcısı’ diyorlardı. Bugün kendileri itiraf ediyor” diyen CHP lideri, yeniden yargılama konusunda Meclis’e teklif verdiklerini AK Parti’nin destek vermediğini anlattı. Meclis yoluyla kesinleşmiş mahkeme kararlarına yeniden yargılama yolunun açılmasının “yargıya siyasi müdahale” anlamına geleceğini kabul eden Kılıçdaroğlu, bunun dışında Anayasa Mahkemesi’ne yapılmış bireysel yeniden yargılanma başvuruları bulunduğunu, yakın zamanda bunlarla ilgili kararların çıkacağını kaydetti.

KAYNAK: BUGÜN GAZETESİ
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.