Kurumlar dönüşecek devlet tanımı değişecek

Yrd. Doç. Dr. İmran Demir, çözüm sürecindeki yol haritasında hiç bilinmeyenleri anlattı.

Kurumlar dönüşecek devlet tanımı değişecek

 Politik kurumlara toplumsal güven ve meşruiyet kazandırılması gerektiğini söyleyen Demir, “Kurumlarda dönüşüm, devletin kendi tanım biçimini değiştirmesi bu süreçlerde kaçınılmaz” dedi.

ABD’de Missouri ve North Georgia Üniversiteleri’nde çatışma çözümleri üzerine çalıştıktan sonra Türkiye’ye, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne dönen Yrd. Doç. Dr. İmran Demir, çözüm sürecinin anatomisini çıkardı. Meclis’te Çözüm Komisyonu’nun çalışmalarına katılan Demir’in anlattıklarına göre Türkiye’de olanların aslında hiçbiri tesadüf değil. Çatışma çözümlerinin teoriği, pratiğe dönüşüyor. Tartışmaların arasında aslında bir yol haritası üzerinde ilerleniyor.

*Çözüm süreci dediğimiz şey sonsuz bir süreç midir?

Barışın inşası, çatışmaların sona erdirilmesinden sonraki dönemde normalleşmeye dönmeyi içeren çok geçişli süreçleri tanımlar. Çatışma sonrası barışa geçişin başarısında, demokratikleşme, merkeziyetçi bir idari yapı anlayışından yerel yönetimlerin güçlendirilmesinin esas alındığı bir yönetim anlayışına geçiş ve ekonomik liberalizasyon gibi diğer süreçlerde kaydedilecek gelişmeler belirleyici rol oynayacaktır. Amaç, çatışmanın tarafları arasındaki husumet eksenli ilişkinin geniş kapsamlı siyasal, sosyal ve ekonomik reformlar yoluyla dönüştürülmesi, uzun vadeli politikalarla taraflar arasında ötekilik algısının değiştirilmesi ve
karşılıklı tolerans ve saygının geliştirilmesidir.

ERKEN İYİLEŞTİRME

*Bunun sağlanması için bir yol haritası var mıdır?

Normalleşmeye geçebilmek için çatışma sonrası dönemin başlarında, hayatın canlandırılması, iş olanaklarının oluşturulması, kadın ve erkeklerin ihtiyaçlarına cevap verecek programların geliştirilmesi, yerlerinden edilmiş insanların durumunun iyileştirilmesi ve mağduriyetlerine kalıcı çözümlerin üretilmesi, devletin temel hizmetleri sunabilmek için kapasitesinin güçlendirilmesi, devlet memurlarının eğitime tabi tutulması, yeniden yapılandırma programlarının geliştirilmesi, yerel düzeyde idari yöneticiler, marjinalleştirilmiş ve dışlanmış toplum kesimleri arasında karşılıklı güvenin tesisi ve artırılmasına yönelik erken iyileştirmeler mekanizmalarının geliştirilmesi tavsiye edilmektedir. Erken iyileştirmeler, sorunun çözümü için üretilen yöntemlerin lokal olmaktan çıkarılıp ulusallaştırılmasını sağlar. Kalıcı barışın sağlanması bir süreci gerektirdiği gibi bu tedbirlerin her birinin alınması da bir süreci gerektiriyor.

GÜVEN KAZANDIRILMALI

*Mesela, demokratikleşme paketi aslında bir erken iyileştirme mekanizması mı?

Evet, içeriği ve yol açacağı sonuçlar açısından bu mekanizmanın devreye sokulmasıdır. Kalıcı barışın tesisinde, siyasi, sosyal, ekonomik ve güvenlik yapı ve kurumlarda reforma gidilmesi ve var olan kurumların başarıyla dönüştürülmesi çok önemli. Politik kurumlara toplumsal güven ve meşruiyet kazandırılmalı.

BU SÜREÇTE KAÇINILMAZ

*O halde kurumlarda dönüşüm çözüm sürecinin alt başlıklarından birisi mi?

Ku­rum­lar­da dö­nü­şüm, dev­le­tin ken­di­ni ta­nım bi­çi­mi­ni de­ğiş­tir­me­si bu sü­reç­ler­de ka­çı­nıl­maz. Ay­rım­cı­lı­ğın tüm şe­kil­le­riy­le son­lan­dı­rıl­ma­sı ge­re­kir. Hak ve öz­gür­lük­ler gü­ven­ce al­tı­na alın­ma­dı­ğı sü­re­ce, so­nuç bel­li­dir, ateş­kes ih­lal edi­le­cek­tir. Me­se­la, Kürt var­lı­ğı­nın top­tan in­kâ­rı, bu kim­li­ğe ta­ham­mül­süz­lük, yay­gın ve sis­te­ma­tik ay­rım­cı­lık, ken­di­le­ri­ni il­gi­len­di­ren ko­nu­lar­da ka­rar me­ka­niz­ma­la­rı­nın dı­şın­da tu­tul­ma ve­ya po­li­tik sü­re­ce ka­tıl­ma­la­rı­nın en­gel­len­me­si gi­bi hak ih­lal­le­ri bir da­ha hiç anıl­ma­ma­lı. Dev­le­tin ya­sa­lar­la ve­ya iz­le­di­ği po­li­ti­ka­lar­la, ken­di­ni ta­nım­lar­ken re­fe­rans nok­ta­sı ola­rak bir dil, din ve­ya et­nik öğe­yi esas al­ma­sı ge­ri­ye ka­lan tüm et­nik, kül­tü­rel, din­sel ve dil­sel grup­la­rın var­lı­ğı­nı ikin­ci­leş­ti­ril­me­si­ne, dış­lan­ma­sı­na hat­ta yok edil­me­si­ne meş­ru bir or­tam ha­zır­lar. Ya­ni, kim­lik düz­le­min­de so­run­la­rın çö­zü­mü­ne yar­dım­cı ol­ma­nın ilk adı­mı dev­le­tin ken­di­ni ta­nım­lar­ken kap­sa­yı­cı bir an­la­yış ge­liş­tir­me­si ola­cak­tır.

*Devlet kendisini yeniden mi tanımlayacak yani?

Dev­le­tin bir ulus ola­rak ken­di­si­ni ta­nım­la­ma­da kul­la­na­ca­ğı öğe­ler mut­la­ka önem­li. Sa­de­ce bir ulu­su esas alan ta­nım­la­ma­lar di­ğer ulu­su ve mil­let­le­ri oto­ma­tik­man yok say­ma, en iyi ih­ti­mal­le is­tis­na ola­rak gör­me an­la­mı­na ge­lir. Me­se­la, va­tan­daş­lı­ğın ta­nı­mı ya­pı­lır­ken bi­rey­le­rin et­nik ve din­sel ar­ka pla­nı fark et­mek­si­zin va­tan­daş­lı­ğı­nın gü­ven­ce al­tı­na alın­ma­sı ge­re­ke­cek. Mağ­du­ri­yet­le­rin gi­de­ri­le­bil­di­ği, hak­sız­lı­ğa uğ­ran­dı­ğı za­man meş­ru ze­min­de çö­züm ara­yış­la­rı­na ce­vap ve­re­cek bir ada­let me­ka­niz­ma­sı, bel­ki ye­rel mer­kez­li an­laş­maz­lık­lar için çö­züm me­ka­niz­ma­la­rı ge­liş­ti­ril­me­si gün­de­me ge­le­cek. Kürt­le­r’­in si­ya­sal ya­şa­ma ka­tı­lı­mı­nın gü­ven­ce al­tı­na alın­ma­sı ve bu­nun­la si­ya­si ya­pı­yı et­ki­le­me­le­ri­nin ola­nak­lı ha­le ge­ti­ril­me­si tar­tı­şı­la­cak.

Seçim barajı düşürülebilir

*Siyasal yaşama katılamıyorlar mı?

Bu­ra­da me­se­la ba­raj me­se­le­si kar­şı­mı­za çı­kı­yor. Se­çim ba­ra­jı dü­şü­rü­le­rek tem­si­li­yet­le­ri­nin sağ­lan­ma­sı ko­lay­laş­tı­rı­la­bi­lir. Bu tür­den re­form­la­rın esas ama­cı ça­tış­ma ve­ya mü­ca­de­le­yi si­lah­lı ze­min­den po­li­tik ze­mi­ne çek­mek­tir. Bu alan­lar­da ger­çek­leş­ti­ri­le­cek re­form­lar, ay­nı za­man­da dev­le­tin oto­ri­te­si­ne meş­ru­luk ka­zan­dı­rır. Me­se­la, nef­ret söy­le­mi ile il­gi­li dü­zen­le­me. Kim­lik­le­rin­den do­la­yı kin, nef­ret ve şid­de­tin oluş­ma­sı ama­cıy­la bi­linç­li ve sis­te­ma­tik ya­pı­lan ve teş­vik edi­len söy­lem ve yak­la­şım­la­ra, dev­let eliy­le ya­pı­lı­yor ol­sun ve­ya ol­ma­sın izin ve­ril­me­me­li.

Toplumsal uzlaşma için şart var

*Sizce toplum bu sürece sahip çıkıyor mu?

Toplumun katılmadığı ve sahip çıkmadığı bir çözüm sürecinin başarıyla sonuçlanması mümkün değil. İç çatışmaları sonlandırmak, sabrın yanında barışa sahip çıkacak ve onu benimseyecek kesimlerin olmasını gerektirir. Dışarıdan empoze edilmiş barış anlaşmaları kalıcı olamaz. Toplumsal uzlaşmayı, entegrasyonu sağlayacak bir ortamın yaratılması, kurumlarda gerçekleştirilen dönüşümlerin algı, tutum ve davranışlarda hayat bulmasıyla mümkün olacaktır. Reychler ve Langer’in psikosiyasal iklim dediği kaynaştırıcı bir sosyal dokunun oluşturulabilmesi altı unsura bağlı. Ortak bir gelecek beklentisi, sosyal kapital diye tanımlanabilecek toplumsal itimadın geliştirilmesi, gerçek barışma ve uzlaşma, bireylerde can ve mal güvenliğinin güvence altına alındığı algısının yaratılması, ortak sadakatin geliştirilmesi, psikolojik ve duygusal bariyerlerin aşılması. Bu hedeflere ulaşılmasına yardımcı olacak en belirgin faktör eğitime toplumsal entegrasyonun esas alındığı bir müfredat kazandırmaktır.

Eğitim sistemi değiştirilmeli

*Sü­re­cin eği­tim­le il­gi­li bir bo­yu­tu da var ya­ni.

Eği­tim ve eği­tim sis­te­mi­nin muh­te­va­sı ça­tış­ma­nın ya­şa­nıp ya­şan­ma­ma­sı­nın ya­nın­da, ça­tış­ma or­ta­mın­dan uz­laş­ma­cı bir or­ta­ma ge­çi­le­bil­me­sin­de de bü­yük bir et­ki­ye sa­hip. Eği­tim müf­re­da­tı­nın al­gı ve tu­tum­la­rın dö­nüş­tü­rül­me­si için et­kin bir şe­kil­de kul­la­nıl­ma­sı böy­le sü­reç­ler­de bir el­zem. Kin, nef­ret ve hu­su­me­tin, öte­ki­leş­tir­me­nin, kor­ku, gü­ven­siz­lik öğe­le­ri­nin bas­kın ol­du­ğu, acı­la­rın ya­rış­tı­rıl­dı­ğı ve bu öğe­le­rin ez­ber­le­ti­le­rek aşı­lan­dı­ğı eği­tim sis­te­mi ta­ma­men geç­miş­te bı­ra­kıl­ma­lı. Kül­tür­le­ra­ra­sı fark­lı­lık­la­ra say­gı du­yan, kim­li­ğin araç­sal ve çok bo­yut­lu bir kav­ram ol­du­ğu­nun bi­lin­cin­de, olay­la­ra düş­man­la­rı­nın gö­zün­den ba­ka­bi­le­cek em­pa­tik, sor­gu­la­yı­cı bir eği­tim müf­re­da­tı ve me­to­du ge­liş­tir­mek ge­re­ki­yor.

EMPATİ GELİŞTİRİLMELİ

*Şu an­da bir top­lum­sal uz­laş­ma­dan bah­set­mek müm­kün mü?

Şid­det dön­gü­sü­nü kır­mak ve top­lum­sal uz­laş­ma­yı sağ­la­mak an­cak düş­ma­nın in­sa­ni­leş­ti­ril­me­si, em­pa­ti­nin ge­liş­ti­ril­me­si, acı­la­rın et ve ke­mik­leş­ti­ril­me­si ve bi­rey­sel al­gı­la­rın dö­nüş­tü­rül­me­si ile müm­kün. Geç­miş­te al­gı­la­rı­na şe­kil ve­ren ken­di­le­ri dı­şın­da in­şa edil­miş bir ta­rih an­la­yı­şı­nın ye­ri­ne, bi­rey­sel et­ki­le­şim yo­luy­la bi­rey mer­kez­li ta­rih­sel bir ar­ka plan oluş­tu­rul­ma­sı za­man ala­cak­tır. Sırf uz­laş­ma­nın ya­ka­lan­dı­ğı kay­gı­sı ile gös­ter­me­lik ve zor­la­ma­cı yak­la­şım­lar­dan ka­çı­nıl­ma­lı.

Sürece sosyal kapital aşısı şart

*Sos­yal ka­pi­tal na­sıl ger­çek­leş­ti­ri­lir?

Top­lum­da kar­şı­lık­lı gü­ven ve iti­mat ol­gu­su ve mü­te­ka­bi­li­yet esa­sı­na da­ya­lı iş­bir­li­ği­nin ye­ni­den ge­liş­ti­ril­me­si. Sos­yal ka­pi­tal, bir top­lum­da­ki bi­rey­le­rin sta­tü, ni­te­lik, tec­rü­be ve ka­za­nım­la­rı dik­ka­te alın­mak­sı­zın bi­rey­le­rin bir­bi­ri­ne kar­şı ta­şı­dık­la­rı so­rum­luk duy­gu­su ve bu so­rum­lu­luk­la­rın ye­ri­ne ge­ti­ril­me­sin­de her han­gi bir en­di­şe ta­şı­ma­dan kar­şı­lık­lı iti­ma­da sa­hip olun­ma­sı. Bi­rey­ler ay­nı top­lu­mun bir fer­di ol­ma­la­rı­nın ge­re­ği bir­bir­le­ri­nin men­fa­at­le­ri­ni ve re­fa­hı­nı ko­ru­ma gü­dü­sü ile ha­re­ket eder­ler.

‘Taraflar kim’ sorusunun cevabı bulunmalı

*Siz, Öca­la­n’­a na­sıl bir rol bi­çi­yor­su­nuz bu sü­reç­te?

Bir ba­rı­şın ya da çö­zü­mün li­der­le­rin sa­mi­mi ça­ba­la­rı ol­mak­sı­zın meş­ru­laş­ma­sı ya da ha­yat­ta kal­ma­sı müm­kün de­ğil. Ça­tış­ma­nın ba­şa­rıy­la dö­nüş­tü­rül­me­si birçok açı­dan li­der­le­rin tu­tu­mu­nabağ­lı­dır. Bu da ön­de ge­len li­der­le­rin sü­re­ce ak­tif ola­rak da­hil edil­me­si­ni ge­rek­ti­rir.

*Dev­let, elin­de si­lah olan bir grup­la ma­sa­ya otu­rur mu, bu dev­le­tin oto­ri­te­si­ni sars­maz mı?

Bu­ra­da ce­va­bı bu­lun­ma­sı ge­re­ken so­ru, ta­raf­la­rın kim ol­du­ğu. Ça­tış­ma­yı baş­la­tan ki­şi­le­rin hâ­lâ ha­yat­ta ol­ma­sı ve li­der ko­num­da bu­lun­ma­sı so­rum­lu ta­raf­la­rın be­lir­len­me­si­ni ko­lay­laş­tı­rır. Dev­let­ler­de de­vam­lı­lık var. Ay­nı so­rum­lu­luk ve de­vam­lı­lık, dev­let ol­ma­yan et­nik, ide­olo­jik ve­ya din­sel ha­re­ket ve ör­güt­te söz ko­nu­su ol­ma­ya­bi­lir. Bu, ta­raf­la­rın kim ol­du­ğu­nun be­lir­len­me­si­ni za­ru­ri ha­le ge­ti­ri­yor. Gü­nü­müz­de­ki ça­tış­ma­la­rın bü­yük kıs­mı dev­let ile dev­let ol­ma­yan si­lah­lı güç­ler ara­sın­da ya­şa­nı­yor.

*Bir dev­let adı­na ma­sa­ya otur­mak risk de­ğil mi?

Bu tür­den grup­la­rın va­rı­lan bir an­laş­ma­nın dı­şın­da tu­tul­ma­sı, bunların an­laş­ma­nın bo­zul­ma­sı için her tür­lü şid­det ey­le­mi­ne baş­vur­ma­sı­na yol açar. Ya­pı­lan gün­cel araş­tır­ma­lar­da, dev­let oto­ri­te­si ta­ra­fın­dan te­rö­rist ola­rak ad­lan­dı­rı­lan güç­le­ri sü­re­cin içi­ne çek­me­nin ça­tış­ma­yı şid­det­ten uzak­laş­tır­mak gi­bi olum­lu rol oy­na­dı­ğı tes­pit edil­miş­tir. Bu tür­ ör­güt­le­rin li­der­le­ri­ni mu­ha­tap al­ma­nın ve po­zi­tif yap­tı­rım­lar kul­lan­ma­nın bu li­der­le­rin ya­pı­cı rol üst­len­me­le­ri ko­nu­sun­da et­ki­li ol­du­ğu göz­len­miş­tir. Ka­lı­cı bir ba­rı­şın el­de edi­le­bil­me­si sa­de­ce si­lah­lı güç­ler­le mü­za­ke­re edil­me­siyle müm­kün de­ğil. Top­lu­mun di­ğer tüm ke­sim­le­ri­nin sü­re­ce da­hil edil­me­si ile müm­kün ola­bi­lir.

PKK SÜREÇTE AKTÖR AMA...

*Yük­se­ko­va­’da olan şey ne?

PKK bu sü­reç­te, bir ak­tör ama or­ta­da bir gü­ven­siz­lik so­ru­nu var. So­mut adım­lar gör­mek is­ti­yor. Se­çim ön­ce­sin­de sa­ha­yı ta­ma­men AK Par­ti­’ye bı­rak­mak is­te­mi­yor. Bu­ra­da­yım ve be­ni gö­rün di­yor. Ça­tış­ma­la­rın res­mi ola­rak son­lan­dı­rıl­ma­sı, ça­tış­ma­la­rın pra­tik­te son­la­na­ca­ğı an­la­mı­na gel­mez. Ça­tış­ma son­ra­sı dö­nem­de de yer yer ça­tış­ma­la­rın ya­şan­ma­sı rast­la­na­bi­lir bir ol­gu.

Sıkıntı yaşanması çok normal

*Ser­hil­dan mı baş­la­tı­yor?

Yok, bu iniş­li çı­kış­lı bir yol, PKK da bu­nu bi­li­yor. Şu an­da ye­ni bir ser­hil­dan baş­lat­mı­yor ama is­te­di­ği za­man bir ser­hil­dan baş­la­ta­bi­le­ce­ği­ni gös­te­ri­yor.

*Çö­züm sü­re­ci her an çö­ke­bi­lir mi?

Top­lum­sal bir ta­lep var, çök­me­si o ka­dar ko­lay de­ğil ama sı­kın­tı­lı dö­nem­ler ya­şa­ma­sı nor­mal. Ta­ma­men çök­me ih­ti­ma­li de ta­bi­i ki var. Ta­raf­la­rın ma­sa­ya otur­ma­sı aşıl­ma­sı ge­re­ken en önem­li en­gel ancak so­ru­nun çö­zü­le­ce­ği an­la­mı­na gel­mez. Ta­rih bü­yük umut­lar­la baş­la­tı­lan an­cak hüs­ran­la so­nuç­la­nan ve ye­ni­den can­lan­dı­rıl­dı­ğı hal­de çö­züm üre­te­me­yen ve tam ak­si­ne so­ru­nu da­ha da aşıl­maz hale getiren birçok ba­şa­rı­sız ça­tış­ma çö­züm­le­me­si ör­ne­ğiy­le do­lu. Ma­sa­ya otur­duk­tan son­ra dik­kat edil­me­si ge­re­ken en has­sas nok­ta ma­sa­yı de­vir­me­mek­tir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.