Marmaray hangi padişahın hayaliydi?

Salı günü açılacak Marmaray, ilk olarak 122 yıl önce gündeme gelmiş ve İkinci Abdülhamid’e bu konuda değişik tarihlerde iki farklı proje sunulmuştu.

Marmaray hangi padişahın hayaliydi?

İstanbul’un iki meselesi asırlardan beri çözülememiştir. Bunlardan birincisi ulaşım, ikincisi ise içme suyu meselesidir. Günümüzde şehir içi ulaşım meselesini çözmek için tartışılan birçok proje tarihte gündeme gelmiştir. İstanbul’un ulaşımı, sadece bizi değil yabancı mimarları bile heyecanlandıran bir mesele olmuştur. İkinci Bâyezid döneminde Leonardo Vinci ve Mikelanj gibi Rönesans döneminin ünlü sanatçıları, Haliç ve Boğaziçi köprüleri tasarlamışlardır.

RAYLI SİSTEM İSTANBUL’DA

19. yüzyılın ilk yarısında dünyada demiryolunun kullanılmaya başlanmasıyla ulaşıma hızlı ve kolay bir alternatif ortaya çıktı. Tramvay, tren ve metro ile şehir içi ulaşım birçok ülkede çok kolaylaştı. İstanbul raylı sistemle çok erken tanıştı. 1871’de tramvay hizmete girdi. 1875’te ise dünyanın ikinci metrosu olan “Tünel” İstanbul’da açıldı. Daha sonraki yıllarda İstanbul-Edirne ve Haydarpaşa-İzmit demiryolu hatları devreye girdi.

MARMARAY PROJELERİ

Leonardo Vinci’nin Boğaz Köprüsü projesinden sonra Boğaz geçişi için yeni bir proje 1873’te Euqene Henri Gavand tarafından hazırlanmıştı. Gavand, Sarayburnu-Üsküdar arasını Boğaz köprüsüyle geçecek bir metro projesi teklif etmişti. Bu projenin tarihi 1876 ve proje de tüp geçit olarak gösterilir ancak bu doğru değildir.

1891’de Sarayburnu-Üsküdar arasında bir tüp geçit projesi gündeme geldi. Fransız mühendis Simon Preault, İkinci Abdülhamid’e Boğaz geçişi için o dönem hayal sayılabilecek “Denizaltı Çelik Tüneli” projesini sundu. Ancak bu proje olarak kaldı.

Boğaz geçişi için ikinci proje yine İkinci Abdülhamid’e sunuldu. Üsküdar-Salacak ile Yenikapı-Sarayburnu arasında Frederic Strom, Frank Lindman ve John Hilliker isimli üç Amerikalı mühendis bir tüp geçit yapmak için 1902’de harekete geçmişti. “Tünel-i Bahrî” veya “Cisr-i Enbubî fi’l-bahr/Subaküs Viyadikt” denilen bu tüp geçit çelik teknolojisiyle inşa edilecekti. Tüp geçit denize sabitlenmiş 16 büyük sütun üzerinden iki kıyı arasını birleştirecekti. Tüp geçitte işleyecek üç vagonlu trenle yolcu ve eşya taşınacaktı. Salacak’a geçtikten sonra da yapılacak demiryoluyla Haydarpaşa’ya ulaşılacaktı. Ancak dönemin maddi imkanları ve şehir nüfusunun o dönemde çok aşırı olmaması gibi sebeplerle bu proje de diğeri gibi kâğıt üzerinde kaldı.

SULTAN ABDÜLMECİD DEĞİL SULTAN AHDÜLHAMİD

Marmaray’ın ilk defa Sultan Abdülmecid döneminde gündeme geldiği söylenir. Ancak bunun sebebi Preault’un tüp geçit projesinin Taksim Belediye Kütüphanesi’nde bulunan ve ilk defa Cahit Kayra tarafından 1990’da yayınlanan çiziminde tarih bulunmamasıdır.

Tarihsiz projede tüp geçit içindeki trenlerin çizimlerinden hareketle tüp geçidin 1860’lı yıllara ait olduğu tahmin edilmiştir. Böyle olunca da tüp geçit Sultan Abdülmecid veya Sultan Abdülhamid dönemine ait diye yorumlar yapılmıştır. Bu konudaki belgeler de zamanında muhtemelen bir projede kullanılmak için Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nden alınıp Ankara’ya götürüldüğü için bulunamamıştı.

Ancak daha sonra yapılan araştırmalarda Preault’un projesi ve bu konudaki şartnamesi Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi’nde bulundu. 24 Haziran 1995’te gazetelerde haber olarak çıktı. Tüp geçit projeleri, Ömer Faruk Yılmaz tarafından belge ve çizimleriyle birlikte “Bir Asır Önce Boğaziçi’nde Tüp Geçit Projeleri” adıyla 2009’da Yedikıta Dergisi’nde yayınlandı.

Bu yayında ve daha sonra Turan Şahin tarafından yayınlanan kitapta kullanılan belge ve proje çizimleri, Preault’un tüp geçit projesinin tarihinin 3 Ağustos 1891 olduğunu açıkça ortaya çıkarmıştır. Tüp geçit projesinin Sultan Abdülmecid’le bir ilgisi yoktur.

Türk kitapçılık tarihi hakkında eşsiz bir eser

Ka­mu­oyu ta­ra­fın­dan faz­la ta­nın­ma­yan an­cak ilim er­ba­bı ta­ra­fın­dan çok iyi bi­li­nen Türk kül­tü­rü­ne bü­yük hiz­met­le­ri do­kun­muş âlim­ler var­dır. Bun­lar­dan bi­ri de Prof. Dr. İs­ma­il Erün­sa­l’­dır. Türk ede­bi­ya­tı ve kü­tüp­ha­ne­ci­li­ği­ne yap­tı­ğı hiz­met­ler­den do­la­yı is­mi ta­ri­he al­tın harf­ler­le şim­di­den geç­miş­tir bi­le.

Erün­sal ho­ca ge­nel­de üze­rin­de faz­la ka­lem oy­na­tıl­ma­yan alan­lar­da se­ne­ler­ce araş­tır­ma ya­pa­rak önem­li eser­ler ka­le­me al­mış­tır. Bun­la­rın so­nun­cu­su da ho­ca­mı­zın Ti­maş Ya­yın­la­rı ara­sın­dan çı­kan “Os­man­lı­lar­da Sa­haf­lık ve Sa­haf­la­r” isim­li kül­tür ta­ri­hi­miz açı­sın­dan çok önem­li ye­ni ese­ri­dir.

Ki­tap ve ki­tap­çı­lık ta­ri­hi­miz üze­ri­ne ori­ji­nal kay­nak­lar­dan ya­pıl­mış faz­la bir araş­tır­ma yok­tur. Özel­lik­le müs­ta­kil ola­rak sa­haf­lık ana kay­nak­la­ra da­ya­lı ola­rak şim­di­ye ka­dar ele alın­ma­mış­tı. İs­ma­il Erün­sal ho­ca­mız se­ne­ler­ce ar­şiv ve kü­tüp­ha­ne araş­tır­ma­sı ya­pıp, yüz bin­ler­ce bel­ge ta­ra­ya­rak Os­man­lı sa­haf­lı­ğı­nın 400 yı­lı­nı bu ki­tap­la or­ta­ya çı­kar­mış­tır.

“Os­man­lı­la­r’­da Sa­haf­lık ve Sa­haf-­la­r” isim­li bu eser, Os­man­lı dö­ne­min­de sa­haf­lık, sa­haf­lar, ki­tap üre­ti­mi, ki­tap pi­ya­sa­sı, ki­tap mü­za­ye­de­le­ri, ki­tap ti­ca­re­ti ve oku­ma kül­tü­rü hak­kın­da önem­li bil­gi­ler ve­ri­yor. Ki­ta­bın en il­ginç kı­sım­la­rın­dan bi­ri ise ya­ban­cı­la­ra ki­tap sa­tı­şı ve bu ko­nu­da­ki ya­sak­lar. Av­ru­pa­lı sey­yah ve el­çi­ler, Os­man­lı top­rak­la­rın­dan bin­ler­ce Türk­çe ve ya­ban­cı dil­ler­de yaz­ma ese­ri ül­ke­le­ri­ne gö­tür­müş­ler­dir.

Av­ru­pa­lı­la­r’­ın bu fa­ali­yet­le­ri ra­hat­sız edi­ci bo­yut­la­ra ula­şın­ca ki­tap me­ra­kıy­la meş­hur Sad­ra­zam Şe­hid Ali Pa­şa, 18. yüz­yı­lın baş­la­rın­da ki­tap sa­tı­şı­nı ya­sak­la­mış­tır. An­cak bu ya­sa­ğa rağ­men Ba­tı­’ya ki­tap akı­şı dur­ma­mış­tır. İşin il­ginç ta­ra­fı ba­zı ki­tap­lar, gay­ri­meş­ru yol­lar­la sa­ray­dan bi­le alın­mış­tır.

Türk ki­tap ta­ri­hi­nin isim­siz ka­ra­man­la­rı­nı ve fa­ali­yet­le­ri­ni gün ışı­ğı­na çı­ka­ran bu eş­siz ese­ri ha­zır­la­yan İs­ma­il Erün­sal ho­ca­mı­za şük­ran­la­rı­mı­zı su­nu­yor ve bu önem­li ese­ri me­rak­lı­la­rı­na tav­si­ye edi­yo­rum.

Dünyanın ilk sualtı tüneli

Dünyanın ilk sualtı tüneli İngiltere’de Mühendis Sir Marc Isambard Brunel tarafından Thames Nehri’nin altında inşa edildi. 1843’te açılan tüneli yayalar kullandı. 1869’da ise Thames Tüneli’nden tren geçmeye başladı. Bu tünelden sonra başta Londra‘daki Tower Subway olmak üzere İngiltere’de birçok sualtı tüneli inşa edildi.

Bilinmeyen bir tüp geçit teşebbüsü

İttihat Terakki’nin yönetimi kontrolü altında tuttuğu dönemde, 1918 yılının başlarında da bir tüp geçit gündeme geldi. Prof. Dr. Vahdettin Engin’in bulduğu bir belgeye göre Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru Osmanlı Bakanlar Kurulu Boğaz’ın bir tünel veya köprü ile geçilmesi yönünde bir teklifi görüşmüştü.
KAYNAK - BUGÜN GAZETESİ
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.