MHP Lideri sert mesajlar verdi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin bugün gerçekleşen grup toplantısında yine çok sert mesajlar vererek dikkatleri üzerine çekti. MHP Lideri’nin konuşmasında en dikkat çeken bölüm elini masaya vurarak Herkes haddini bilecek demesi oldu.

MHP Lideri sert mesajlar verdi

 MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında yine sert mesajlar verdi. Hükümetin dış politikasına ve PKK'lıların çekilmesine de eleştirilerde bulunan Bahçeli'nin konuşmasında en yükseldiği bölüm alkol tartışmasıydı.

Alkol tartışmalarıyla ilgili olarak MHP'nin neden bu düzenlemeye destek verdiğini açıklayan Bahçeli partisinde sırf AK Parti'ye muhalefet olsun diye alkol düzenlemesine karşı çıkanlara çok sert yüklendi.Elini masaya vuran Bahçeli "Herkes haddini bilecek" dedi.

Yarın İstanbul'un fethi Türk tarihi açısından bir dönüm noktasıdır. İstanbul'un fethi yalnızca askeri bir başarı ya da bir şehrin ele geçirilmesi değildir. Köhnemiş Bizans'ın yenilmesiyle İstanbul küresel ilişkileri yakından etkilemiştir.

Bugünkü şartlar içerisinde terk etmek zorunda kaldığımız yerler istikrarsızlık içinde kıvranmaktadır. yüzyıllar boyunca barış ve güvenlik içinde bulunan imparatorluk bakiyelerimizin elimizden çıktıktan sonra ateş topuna dönmesi ibretliktir. Türk milletinin arkada bıraktığı her yerde gözyaşı vardır.

Büyük hükümdarımız Fatih Sultan Mehmet'in gerçekleştirdiği gibi İstanbul'un milli tarihe saygılı yönetimlerle buluşmanın zamanı gelmiştir.

Bunun için İstanbul'un yeniden fethi gerekmektedir. Bunun için tek çare ehil ve milli ellerle yönetilmesi yani Milliyetçi Hareketçi Partisi'i gerekmektedir.

İçinden geçtiğimiz şu günlerde tarih kitaplarının yeniden yazılmaktan bahsedilmesi bizi endişelendirmektedir. Tarih her yönüyle yaşanmış ve yazılmıştır. Önemli olan ders çıkarmaktır. AKP yönetiminin bunu kurcalaması tehlikelidir. İktidar Türk tarihinin hangi devrinde tahrifat yapacak, oynamalar yapacaktır.

Türk tarihini siyasal emellere kurban vermek çirkefliktir. Bu son derece tehlikelidir. Tarih milli hafızamızdır. Tarihi sorgulamak demek milleti sorgulamaya açmak demek. Tarih şuuru bizi biz yapan vakalar zincirini öğreten bir kırattadır. Anlaşan AKP eski Türkiye yeni Türkiye için cılkı çıkmış bir şekilde tarihle oynayacaktır.

Bir tarihin kaderiyle oynamak için önce tarihi ile oynamak gerekmektedir. milli eğitim bakanının başka bir işi kalmamış mıdır? Cumhurbaşkanı Gül'ün bile itiraf ettiği eğitimdeki enkaz böyle mi giderilecek? AKP hükümeti tarihin nesini düzeltecektir?

Başbakan Bizans'tan özür mü dileyecek, Haçlılardan af mı dileyecek, İmralı'ya methiye mi düzecek? Türk tarihinden rahatsız olunması bölücü cüretkarlıktır.

Buradan mümtaz üniversite hocalarına bu konuya müdahale etmeleri konusunda çağrıda bulunmak istiyorum. Türk tarihi masalarda değil, meydanlarda mücadelelerde yazılmıştır. Türk devletinin geçmişinde kendisine yer bulamayanların hesapları dönecek. Başbakan bilsin ki kaleme aldıkları tarih değildir, küçülme ve terördür.

Başbakan ve bakanları tarih yazmakta ısrar ediyorlarsa 100 soruda İmralı ihaneti ya da PKK'nın kanlı planlarını yazsınlar.

AKP-BDP-PKK ve Barzani ile oluşturulan kutsal ittifak Türk milletini korkutmaktadır. Son vatanımızın bağımsızlığı sakatlanamayacak ve bitirilemeyecektir.

Hepiniz görüyorsunuz ki ülkemizi kuşatanların çemberi bir hayli genişlemektedir. Ülkemiz dili ve kalbi arasında uçurumlar olan yenilginin ve yılgınlığın ortamına itilmektedir.

Milliyet ve millet inkarları ülkemizi korku filmlerinin aratmayacak sürece sokmuştur. Başbakan'ın birbiriyle çelişen beyanları dikkat çekmektedir. Her şeyi ile meydandadır ki dar görüşlü, milli kimlik yoksunu iktidar üyeleri milletimizin önünü kapatmıştır. Cellatların nerede pusu kurdukları belirsiz ve bilinmezdir. Katiller Türkiye'ye üşüşmüş kiralık katiller vatanımızı hedefe koymuştur.

Bunlar ne ilk ne de sondur. Başbakan ve hükümeti ülkemizi ölüm tüneline sokmuş, kıyma makinesine atmıştır. Bilinmelidir ki bir ülkenin sınırları o ülkenin namusudur. Bugün Türkiye'de sınır güvenliği namına bir şeyin kalmadığı dikkat çekmiştir. Sınırlarımız adeta delik deşik edilmiştir.

Başbakan "Onlar girdiği yoldan çıkarlar" diyerek katillere akıl hocalığı yapmaktadır. Başbakan "Suriye'deki muhalifler bu diktatörü indirecek" diyerek taraf tuttuğunu belli etmiştir.

Yakın zaman içinde önce cilve gözünde son olarak da Reyhanlı'da alçakça düzenlenen saldırılar izlenmektedir. Gereken cevabı misliyle veririz gibi içi boş sözlerle pısırıklığını gizlemek için binbir dereden su getirmektedir. Acziyetin pişkinliğin adı ne zaman büyük devlet olmuştur.

Esad'a gelince mangalda kül bırakmayan Erdoğan'ın Suriye ve Reyhanlı'ya gelince pısmaktadır. Ses var görüntü yok laf çok eylem yoktur. Bombalı saldırıları Esad yönetimine havale etmiştir. Reyhanlı'da 52 kişiyi katledenlerle ilgili elinde ne belge var, açıkla da öğrenelim. Başbakan bunları saklamamalı ve gizlememelidir.

Meseleyi kuru laf kalabalığına ve karambole getirmemelidir. Erdoğan başkanlık makamında konu mankeni olarka oturmuyorsa bunların hesabını sormalıdır.

Gaziantep'ten beri patlayan bombalar ikaz edici olmamış mıdır? Dökülen kanlar ne zaman temizlenecektir? Üzülerek ifade ederim ki bu soruların hepimizi tatmin edecek cevabı başbakan tarafından verilemeyecektir

Başbakan Erdoğan kimin gerçek bostan korkuluğu olduğunu anlamalı. Reyhanlı'nın kanı dökülmüş Başbakan açık havada toplantı düzenleyerek milleti alaya almıştır.

Reyhanlı ziyaretini önce 30 Mayıs'ta ilan eden daha sonra bizim mitingimize denk getiren Başbakan bunu da siyasi emellerine alet edecek kadar sorumsuzdur.

Hükümetin BOP kapsamında yürüttüğü politikalar ülkemizi açmaza sürüklemiştir. Erdoğan'ın kavgaya tutuşması AKP'ye arka arkaya salvo olarak gelmiştir. Hükümet sürekli yanılmış ve cepten yemiştir. Türkiye'yi Suriye çıkmazına hapsetmiştir.

Dışişleri Bakanı'nın Esad'ın bu kadar gaddarlaşacağını tahmin edemedim sözleri dış politikadaki kafa karışıklığını ortaya koymuştur. Yine söz konusu bakanın ben bu ülkenin sicillinde katillerle fotoğraf olmamasına dikkat ediyorum sözleri de dikkat çekiyor. AKP dışişleri bakanı heralde Irak'ta Afganistan'da milletin kanını akıtanlarla yanyana durmayı normal görmektedir.

Sıfır sorun mucidinin kısa zaman içinde azledilmesi acil beklentimizdir. Ne var ki Başbakan'ın bakanından geri kalır yanı yoktur. İkinci Cenevre Konferansı'na mesafeli olan başbakan birden fikir değişmiştir.

AKP Türk milletinin çıkarlarını değil küresel projelerin sözcülüğünü yapmaktadır.

Geçtiğimiz hafta gündeme en çok damga vuran konulardan biri de alkol tartışmasıdır. MHP olarak bu tartışmaya olumlu yaklaşmaktadır. Yaptığımız AKP'ye destek değildir. Bu adım gençliğin korunması için önemlidir.

Sigara, alkol, anarşi ve teröre karşı gençleri koruyacağımız parti programımızda da yer bulmuştur. Bunu siyaset kurumunun asli görevinin olduğunu söylüyoruz. Türk gençliğinin büyük çoğunluğunun kötü alışkanlıklardan uzak kaldığı bizce malumdur. Bu AKP'nin politikası değildir. Attığımız adım parti politikaları ve seçim vaatlerimizle uyumlu bir adımdır.

MHP’nin parti programına ve kendi politikalarına uygun adım atmasını AKP’ye destek olarak yorumlamak kendini bilmezliktir. MHP'nin programına bağlı kalarak tutarlı davranmak önemlidir. Herkes konuşurken haddini bilecektir. Milliyetçi hareketin 3K teorisi vardır kafa, kalp ve kol teorisi. Yıllar önce 3K olarak savunduğumuz görüşü hatırlatmak isterim. Kafa, kalp, kol… Bunların açılımı yapsanız AKP solda sıfır kalır.

Sırf AKP'ye karşı çıkmak için alkol düzenlemesine karşı çıkanların MHP içinde yeri yoktur. Başbakan'ın "kafası kıyak nesil istemiyoruz" sözleri amacını aşmıştır. Erdoğan gitsin sokaktaki tinercilerle , evsizlerle ilgilensin. Erdoğan kyak kafa konusunda tecrübesi varsa kendine saklamalıdır.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.