Mustafa Destici: PKK eskisinden daha çok güçlendi

BBP Genel Başkanı Destici, Türkiye’de olup bitenlerle ilgili konuştu. Yolsuzluk operasyonu sonrası emniyet ve yargıda yaşanan tasfiyelerle ilgili “Kurumlar arası çatışma, kuvvetler arası çatışmaya dönüştürülüyor” dedi.

Mustafa Destici: PKK eskisinden daha çok güçlendi

“Paralel devlet” iddialarına ise “İktidar 11 yıl gökyüzünde uçurtma mı uçurdu" sorusuyla yanıt verdi.

*17 Ara­lı­k’­tan be­ri Tür­ki­ye­’de ya­şa­nan­la­rı na­sıl de­ğer­len­di­ri­yor­su­nuz?

Ön­ce­lik­le yol­suz­luk dos­ya­sı ile ar­ka­sın­dan ge­len sü­reç bir­bi­rin­den ay­rıl­ma­lı. Yol­suz­lu­ğa kar­şı he­pi­mi­zin ay­nı saf­ta dur­ma­sı ve hu­ku­kun önü­nün açıl­ma­sı ge­re­ki­yor. Gö­re­vi­ni ve ma­ka­mı­nı kö­tü­ye kul­lan­mak­la, yol­suz­luk id­di­asıy­la it­ham edi­len­ler, hu­kuk çer­çe­ve­sin­de ak­lan­ma fır­sa­tı­nı ve im­kâ­nı­nı so­nu­na ka­dar kul­lan­ma­lı. Dev­let için­de bir pa­ra­lel ya­pı id­di­ala­rı­na ge­lin­ce de, 11 yıl­lık ik­ti­da­ra “Dev­let için­de pa­ra­lel ya­pı­nın ku­rul­ma­sı­na ni­çin mü­sa­ade et­ti­ni­z” di­ye so­ru­yo­ruz. Tür­ki­ye­’de se­çil­miş hü­kü­me­ti aşan, onu ha­zır­lık­sız ya­ka­la­yan, dev­le­te hâ­kim ama her­han­gi bir si­ya­si so­rum­lu­lu­ğu bu­lun­ma­yan ve hiç­bir şe­kil­de şef­faf ol­ma­yan bir ha­re­ket mev­cut ise böy­le bir ha­re­ke­tin var­lı­ğın­dan ha­ber­siz olan ik­ti­dar 11 yıl gök­yü­zün­de uçurt­ma mı uçur­du? Dev­let için­de yan­lış ya­pan var­sa he­sa­bı yi­ne hu­kuk çer­çe­ve­sin­de so­ru­lur. İçin­de bu­lun­du­ğu­muz or­ta­ma bak­tı­ğı­mız­da Tür­ki­ye san­ki bir iç kao­sa sü­rük­len­me­ye, ül­ke­de bir gü­ven­lik ve ege­men­lik so­ru­nu or­ta­ya çı­ka­rıl­mak is­te­ni­yor. Ku­rum­la­ra­ra­sı ça­tış­ma, kuv­vet­le­r a­ra­sı ça­tış­ma­ya dö­nüş­tü­rü­lü­yor.

2 DÖ­NEM SI­NIR­LA­MA­SI

*HSYK Ya­sa Tek­li­fi ile il­gi­li tar­tış­ma­la­rı na­sıl de­ğer­len­di­ri­yor­su­nuz?

Tür­ki­ye, pal­ya­tif çö­züm öne­ri­le­ri­ni de­ğil tam de­mok­ra­tik bir ana­ya­sa­yı gün­de­mi­ne al­ma­lı. Da­ha 3 yıl ön­ce re­fe­ran­dum­da HSYK de­ğiş­ti­ril­di, şim­di bu­nun yan­lış ol­du­ğu ifa­de edi­li­yor, ye­ni dü­zen­le­me de bir­kaç yıl son­ra yan­lış ola­bi­lir. Ön­ce ya­sa­ma ba­ğım­sız­lı­ğı sağ­lan­ma­lı. Bu­nun için de mil­let­ve­kil­le­ri­nin ter­cih sis­te­mi ile se­çil­me­si­ni, yüz­de 10 se­çim ba­ra­jı­nın kal­dı­rıl­ma­sı­nı, Ha­zi­ne yar­dı­mın­dan bü­tün par­ti­le­rin fay­da­lan­ma­sı­nı öne­ri­yo­ruz. Mil­let­ve­kil­le­ri­ne 3 dö­nem sı­nır­la­ma­sı­nı da doğ­ru bul­mu­yo­ruz. Bu­ra­da yü­rüt­me sı­nır­lan­dı­rıl­ma­lı. Baş­ba­kan ve ba­kan­lar 2 dö­nem gö­rev ya­pa­bil­me­li, baş­ba­kan ba­kan­la­rı dı­şa­rı­dan ata­ma­lı.

YARGI KÖMÜR İŞLETMESİ DEĞİL Kİ

*San­ki baş­kan­lık sis­te­mi­ni ta­rif edi­yor­su­nuz.


Par­la­men­ter sis­tem için­de de bu ya­pı­la­bi­lir. Böy­le bir ya­sa­ma olur­sa, bu ya­sa­ma­ya HSYK üye­le­ri­ni seç­ti­re­bi­lir­si­niz. Ba­ğım­sız ol­ma­yan ya­sa­ma­ya HSYK’­yı seç­tir­di­ği­niz­de ise par­ti­li HSYK üye­le­ri olur. Kö­mür iş­let­me­le­ri de­ğil ki yar­gı, is­te­di­ğin ka­dar kö­mür çı­kar­tıl­sın, elek­trik üre­til­sin. Bu sü­reç­ten çık­ma­nın yo­lu da­ha faz­la de­mok­ra­tik­leş­me.

*Si­zin hak­kı­nız­da da ba­zı id­di­alar gün­de­me ge­ti­ri­li­yor.

BBP’­nin er­dem­li ve omur­ga­lı du­ru­şu­nu yoz­laş­tır­mak ve iti­bar kay­bı­na uğ­rat­mak için yo­ğun ça­ba­lar sarf edi­yor­lar. Li­de­rim Muh­sin Ya­zı­cı­oğ­lu, MÇP’­den ay­rıl­dı­ğın­da tüm psi­ko­lo­jik sa­vaş yön­tem­le­ri na­sıl in­saf­sız­ca kul­la­nıl­dıy­sa, şim­di de hay­si­yet yok­su­nu bi­ri­le­ri, bu yol ve yön­tem­le­ri ala­bil­di­ği­ne kul­la­nı­yor. Muh­sin Baş­kan, MÇP’­den ay­rı­lıp BBP’­yi kur­du­ğun­da ay­nı zih­ni­yet, “Muh­sin Baş­kan BBP’­yi ku­rar­ken Fet­hul­lah Gü­len ve hiz­met ha­re­ke­tin­den yük­lü mik­tar­da pa­ra al­dı­” di­ye if­ti­ra et­miş­ti. Şim­di de yol­suz­luk­lar kar­şı­sın­da hu­ku­kun iş­le­me­si ge­rek­ti­ği­ni söy­le­yen BBP yö­ne­ti­ci­le­ri­ne “Fet­hul­lah Gü­le­n’­den fon­lan­dı­la­r” di­ye­rek if­ti­ra edi­yor­lar. Akıl­la­rın­ca du­ru­şu­mu­zu bir yer­le­re an­ga­je ede­rek bi­zi is­ti­ka­me­ti­miz­den ayır­ma­ya ça­lı­şa­cak­lar. Bi­zim 29 Ocak 1993’ten be­ri ser­gi­le­di­ği­miz in­sa­ni, ima­ni, mil­li ve Muh­si­ni du­ruş ney­se 17 Ara­lık 2013’te ser­gi­le­di­ği­miz du­ruş da ay­nı.

KA­ZA SÜ­RE­CE MAL­ZE­ME EDİ­LE­Bİ­LİR

*Muh­sin Ya­zı­cı­oğ­lu­’nun ha­ya­tı­nı kay­bet­ti­ği he­li­kop­ter ka­za­sı ile il­gi­li şüp­he­ler gi­de­ril­me­di, so­ruş­tur­ma han­gi aşa­ma­da?


Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’nda 3 yıldır soruşturuluyor. Henüz aydınlatılabilmiş değil, şüpheler derinleşmiş durumda. Muhsin Başkan ve arkadaşlarımızla ilgili kamuoyunda “öldürüldüler, suikasta uğradılar” algısını oluşturan 7-8 nokta var. Kayseri mahreçli “kurtuldu, geliyor” açıklamasının neden yapıldığı bilinmiyor. Helikopterin düştüğü yerin bildirilmesine rağmen orada arama yapılmaması, helikopterden bazı parçaların alınması, radar kayıtlarının belli olmaması. Bir devlet büyüğüne, yanlışlıkla jetlerin düşürdüğü bilgisinin verildiği iddiası. Bunlar soruşturma dosyasının içinde. Bir gizli tanık, olaydan 2-2,5 saat sonra iki askeri helikopter indiğini söylüyor. 3 farklı otopsi raporu var. Bunlar çözüldüğünde olayın aydınlatılabileceğini düşünüyorum. Zamanaşımı diye bir problem yok. Toplumda ne konuşulmuşsa, hangi iddialarda bulunulmuşsa, hatta insanların gördükleri rüyalar bile, her şey, öncesi, sonrası, başlangıcı, araması, kurtarması hepsi soruşturma dosyasının içinde var. Hiçbir süreci eksik bırakmadan, boşluk oluşmadan bu dosyayı takip ettik. Belli dönemlerde, bu dosya üzerinden kendi hesaplarını görmeye çalışanlar oldu, bugün yaşanan sürece de malzeme edilmeye kalkılabilir, bu hem bizi üzer hem de ahlaki olmaz.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun Hrant şiiri hafızalarımıza kazındı

*Hrant Dink sui­kas­tı­nın yıl­dö­nü­mü. O va­kit BBP bu sui­kast­la iliş­ki­len­di­ril­miş­ti.


Rah­met­li li­de­ri­miz Muh­sin Ya­zı­cı­oğ­lu ve par­ti­miz, bir fo­toğ­raf ka­re­sin­den yo­la çı­kı­la­rak çok bü­yük hak­sız­lı­ğa uğ­ra­dı. Ade­ta bir yar­gı­sız in­faz sü­re­ci yü­rü­tül­mek is­ten­miş­ti. Muh­sin Baş­ka­n’­ın Hrant Dink için yaz­dı­ğı şii­rin mıs­ra­la­rı bi­zim ha­fı­za­la­rı­mı­za ka­zın­mış­tır. “Kan sı­zı­yor Fı­ra­t’­ın de­lin­miş ta­ba­nın­dan top­ra­ğı­ma. Bağ­rın­da­ki bü­tün Meh­met­ler ağ­lı­yor. Oğ­lu­nun adı­nı Fa­tih ko­yan bü­tün Er­me­ni­ler­le bir­lik­te...” di­yor­du. Baş­kan, Müm­ta­z’­er Tür­kö­ne ile yap­tı­ğı rö­por­taj­da, “H­rant, bu top­rak­lar­da yüz­ler­ce yıl ege­men ol­muş kül­tü­rün bir ya­di­gâ­rı idi. Be­nim için bir ema­net­tir. Be­nim zim­me­tim­dey­di­” de­miş­ti, İs­lâm hu­ku­ku­na gö­re, Müs­lü­man­la­r’­ın, ay­nı top­rak üze­rin­de ya­şa­dı­ğı bir gay­ri­müs­li­min ca­nın­dan, ma­lın­dan ve na­mu­sun­dan so­rum­lu ol­du­ğu­nun al­tı­nı çiz­miş­ti. O gün ne­re­de dur­muş­sak bu­gün de ay­nı yer­de­yiz.

Uludere’de devlet kendi vatandaşından özür dilemeli

*Ulu­de­re ka­ra­rı­nın açık­lan­ma­sın­dan son­ra “sür­pri­z” bir açık­la­ma yap­tı­nız.


Be­nim Ulu­de­re ile il­gi­li söz­le­rim­den ba­zı çev­re­ler ra­hat­sız ol­du. Bu­ra­da bir yan­lış­lık var, bir ha­ta ya­pıl­mış. 34 in­san ha­ya­tı­nı kay­bet­miş, ai­le­le­ri ha­di­se­nin or­ta­ya çı­ka­rıl­ma­sı­nı, so­rum­lu­la­rın hu­kuk önün­de ce­za­lan­dı­rıl­ma­sı­nı is­ti­yor. Te­rör­le mü­ca­de­le eder­ken ha­ta­lar ola­bi­lir. Yan­lış is­tih­ba­rat so­nu­cu bu iş ya­pıl­mış­sa dö­nüp ken­di hal­kı­nız­dan, ken­di va­tan­daşınızdan özür di­le­ye­cek­si­niz. Dev­let bir ha­ta yap­mış­sa özür di­le­ye­bil­me­li, bu­nu ken­di va­tan­daş­la­rın­dan esir­ge­me­me­li. Bu­ra­da bi­le­rek yan­lış bir is­tih­ba­rat­la, dev­let zo­ra so­kul­ma­ya, TSK açı­ğa dü­şü­rül­me­ye ve bu ara­da PKK’­ya psi­ko­lo­jik üs­tün­lük sağ­lan­ma­ya ça­lı­şıl­mış­sa so­rum­lu­la­rı­nın bu­lu­nup ce­za­lan­dı­rıl­ma­sı la­zım.

VİCDANI OLAN ETKİLENİR

*Bir­den­bi­re BBP’­nin bir Ulu­de­re il­gi­si­nin or­ta­ya çık­ma­sı­nın da za­man­la­ma­sı ma­ni­dar de­ğil mi?


Ulu­de­re­’de ha­ya­tı­nı kay­be­den­le­rin ta­but­la­rı PKK bay­rak­la­rı­na sa­rıl­dı, öy­le olun­ca da top­lum on­la­rı PKK’­lı gör­dü ve sa­hip­len­me­di. Biz de ilk baş­ta öy­le dur­duk. Ai­le­le­rin PKK ile ara­la­rı­na me­sa­fe koy­ma­la­rı, hak ara­ma mü­ca­de­le­le­ri­ne on­la­rı ka­rış­tır­ma­ma­la­rı ge­re­ki­yor. Açık­ça­sı Ulu­de­re ye­ri­ne “Ro­bos­ki­” de­nil­me­si bi­le top­lu­mu so­ğu­tu­yor, bi­ze de so­ğuk ge­li­yor. Di­ğer yan­da da o an­ne­ler, ba­ba­lar bi­zim Müs­lü­man kar­deş­le­ri­miz. Acı­lı bir an­ne el­le­ri­ni gö­ğe açıp fer­yât edi­yor, bi­zim bun­dan et­ki­len­me­me­miz müm­kün de­ğil. Vic­da­nı olan her in­san bun­dan et­ki­le­nir. Ne bir ku­ru­mu ne de bir ki­şi­yi he­def alı­yo­rum. Ar­ka­sın­da ki­min ol­du­ğu­nu bil­mi­yo­rum, sa­de­ce “hiç­bir olay ka­ran­lık­ta kal­ma­sı­n” di­yo­rum.

PROVOKASYON UYARISI

*Bir pa­zar sa­ba­hı Ulu­de­re­’de 2 kö­ye ya­pı­lan şa­fak bas­kı­nıy­la il­gi­li ne dü­şü­nü­yor­su­nuz?


Geç­ti­ği­miz çar­şam­ba gü­nü Tür­ki­ye-Irak sı­nır hat­tın­da ya­pı­lan ça­lış­ma­lar se­be­biy­le bu köy­lü­le­rin için­de bu­lun­du­ğu bir grup ta­ra­fın­dan pro­tes­to gös­te­ri­si ya­pıl­mış­tı. Bu gös­te­ri­ler­de 1 ki­şi ağır ya­ra­lan­mış­tı. Bir is­tih­ba­rat bil­gi­si üze­ri­ne ope­ras­yo­nun dü­zen­len­miş ola­bi­le­ce­ği­ni tah­min edi­yo­rum. Gü­ven­lik güç­le­ri­nin ya­sal ve hu­ku­ki da­ya­nak­lar­la bu­nu ger­çek­leş­tir­di­ği­ni dü­şü­nü­yo­rum.

*Bir pro­vo­kas­yon ol­du­ğu gö­rüş­le­ri­ne ka­tıl­mı­yor mu­su­nuz?

Bu­gün­kü ope­ras­yon­lar­la 28 Ara­lı­k’­ta ya­şa­nan Ulu­de­re ha­di­se­si­nin bağ­daş­tı­rıl­ma­sı­nı doğ­ru bul­mu­yo­rum. PKK bu olay­la 28 Ara­lı­k’­ı iliş­ki­len­di­re­rek pro­vo­ke et­me­ye ça­lı­şa­cak, ka­şı­ya­cak­tır. Yö­ne­ti­ci­ler dik­kat­li ol­ma­lı.

‘PKK eskisinden çok daha güçlü’

*Çö­züm sü­re­ci ile il­gi­li eleş­ti­ri­le­ri­niz ol­muş­tu.


Tür­ki­ye, PKK gi­bi bir ör­güt­le mü­ca­de­le eder­ken yap­ma­sı ge­re­ken­le­ri hiç yap­ma­dı, mü­ca­de­le edi­yor­muş gi­bi yap­tı. Bu mü­ca­de­le­de as­ker-si­vil iş­bir­li­ği­nin sağ­lan­ma­sı, is­tih­ba­rat ör­güt­le­ri­nin bir­lik­te ça­lış­ma­sı şart­tı. An­cak her dö­nem 3 is­tih­ba­rat ör­gü­tü de bir­bi­ri­ni açı­ğa dü­şür­dü. Fi­nans­man kay­nak­la­rıy­la mü­ca­de­le edil­me­di. Böl­ge hal­kı yan­lış po­li­ti­ka­lar­la PKK’­nın ku­ca­ğı­na itil­di. Böl­ge­nin, eko­no­mik ve eği­tim an­la­mın­da prob­lem­le­ri çö­zü­le­me­di. Bi­rey­sel hak ve öz­gür­lük­ler açı­sın­dan en çok hak­sız­lık bu böl­ge­de ya­şan­dı. Bun­lar ya­pıl­mış ol­say­dı Tür­ki­ye, 30 se­ne­de 30 ke­re PKK’­yı bi­ti­rir­di. Bir yıl için­de ka­rar­lı bir ta­vır­la hem dağ kad­ro­su hem de şe­hir­de­ki KCK ya­pı­sı dar­be ye­miş­ti. İm­dat­la­rı­na çö­züm sü­re­ci ye­tiş­ti.

AT KOŞ­TU­RU­YOR­LAR

*Çö­züm sü­re­ci PKK’­nın im­da­dı­na ye­tiş­ti der­ken ne­yi kas­te­di­yor­su­nuz?


Biz bu sü­re­cin pa­zar­lık sü­re­ci ol­du­ğu­nu dü­şü­nü­yo­ruz. Bu sü­reç te­rö­rü bi­tir­mez. PKK ne si­lah bı­ra­kır ne çe­ki­lir ne de ken­di­ni lağ­ve­der. Bu sü­reç­te, ör­güt ola­rak ya­ra­la­rı­nı sa­ra­cak, mi­li­tan ek­si­ği­ni ta­mam­la­ya­cak, lo­jis­tik ih­ti­yaç­la­rı­nı kar­şı­la­ya­cak. KCK’­lı­lar dı­şa­rı çı­ka­cak. Bü­tün bun­lar olur­ken de PKK meş­ru­la­şa­cak. Si­ya­si söz­cü­le­ri, dağ kad­ro­su, İm­ra­lı­’da­ki li­de­ri gün­dem için­de at koş­tu­ru­yor.

*Ko­nuş­ma­la­rı genç­le­rin öl­me­sin­den, an­ne­le­rin ağ­la­ma­ma­sın­dan da­ha iyi bir şey de­ğil mi?

Bu sü­reç­te, ikin­ci adım­da bü­yük bir si­ya­si or­ga­ni­zas­yon ha­li­ne dö­nü­şe­cek­ler. Üçün­cü adım­da, özerk­lik­le bir­lik­te dev­let­leş­me adı­mı ata­cak­lar. BDP’­li be­le­di­ye­le­ri be­le­di­ye baş­kan­la­rı de­ğil PKK’­nın ata­dı­ğı ko­mi­ser­ler yö­ne­ti­yor. Uy­gu­la­ma­da fii­li özerk­lik sağ­lan­ma­sı­nın ar­dın­dan böl­ge PKK’­nın kon­tro­lü­ne ge­çe­cek. Bu iyi bir şey mi?

*Bir si­ya­si par­ti­si­niz me­se­la hal­kın oy­la­rı­nı al­sa­nız da bü­tün bun­lar ol­ma­sa, çö­züm öne­ri­niz ne?

Bu­gün bir te­rör ey­le­mi ol­ma­dı­ğı için san­ki PKK bit­ti gi­bi al­gı­la­nı­yor. Tür­ki­ye için­de ve kamp­lar­da PKK es­ki­sin­den da­ha güç­lü. Biz, PKK’­nın da­ha da güç­len­di­ği ka­bul ede­rek çö­züm su­nu­yo­ruz. Gü­ven­lik po­li­ti­ka­sız te­rör­le mü­ca­de­le edil­mez. Dağ­da PKK’­lı­lar gi­bi ya­şa­yan, ka­ra­kol­lar­da av ko­nu­mun­dan çı­kıp av­cı ko­nu­mu­na ge­çen, tam do­na­nım­lı, eği­tim­li mo­bil bir­lik­le­ri­miz ol­ma­lı. Ka­lekol­la­rın ya­pıl­ma­sı, ba­raj­la­rın oluş­tu­rul­ma­sı, di­ğer is­tih­bâ­ri ek­sik­lik­le­ri­n ta­mam­lan­ma­sı ge­re­ki­yor. PKK’­ya kar­şı özel bir is­tih­ba­rat bi­ri­mi oluş­tu­rul­ma­lı. Fi­nans­ma­nı ile mü­ca­de­le edi­lip, uyuş­tu­ru­cu, ka­çak­çı­lık ve in­san ti­ca­re­tin­den el­de et­tik­le­ri ge­lir ke­sil­me­li. Dış des­te­ği­ne kar­şı ka­rar­lı bir du­ruş ser­gi­len­me­li. Hu­ku­ki dü­zen­le­me­ler ya­pıl­ma­lı. Böl­ge hal­kı­nın bi­rey­sel hak ve öz­gür­lük­le­re da­ir ta­lep­le­ri­nin önü açıl­ma­lı. Ai­di­yet duy­gu­su ge­liş­ti­ril­me­li. Mev­cut imam, öğ­ret­men, bü­rok­ra­si kad­ro­su ile bu­nun ya­pıl­ma­sı müm­kün de­ğil, böl­ge in­sa­nı­nın de­ğer­le­ri­ni bi­len, on­lar gi­bi ya­şa­yan bir kad­ro oluş­tu­rul­ma­lı. Bü­tün si­ya­si par­ti­le­rin, di­ni ka­na­at ön­der­le­ri­nin, si­vil top­lum ör­güt­le­ri­nin tem­sil­ci­le­ri­nin ka­tı­lı­mı ile böl­ge­nin her ren­gi­nin için­de ola­ca­ğı bir mu­ha­tap­lık he­ye­ti ku­rul­ma­lı ve hal­kın ta­lep­le­ri­ni al­ma­lı. Bu ta­lep­ler de kar­şı­lan­ma­lı.

KAYNAK: BUGÜN GAZETESİ

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.