Nükleer santrale 12 Eylül darbesi

11 Eylül 1980’de nükleer santral yapım sözleşmesi imzaya hazırdı.

Nükleer santrale 12 Eylül darbesi

Ancak iş yoğunluğu yüzünden imzalanması ertesi güne kaldı. Lakin imza günü askerler yönetime el koydu.

USGAM Başdanışmanı Prof. Dr. Sencer İmer'in yayımladığı bilimsel makale Türkiye'nin Nükleer enerji gerçeğini ortaya koydu.

Türkiye’nin nükleer santral kurma girişimlerinin ele alındığı bilimselmakale bir skandalı ortaya çıkardı. Uluslararası Strateji ve Güvenlik Araştırmaları (USGAM) Başdanışmanı Prof. Dr. Sencer İmer ve Aksaray Üniversitesi öğretim görevlisi Akın Dalbudak’ın hazırladığı makalede, 11 Eylül 1980’de, nükleer santral kurmak için imzalanması gereken sözleşmenin dönemin Enerji Bakanı Esat Kıratlıoğlu’na gönderildiği belirtildi.

Kıratlıoğlu, iş yoğunluğu yüzünden bu hayati sözleşmeyi Başbakan Süleyman Demirel’e götürmemiş. Ertesi gün 12 EylülDarbesi gerçekleşince de Türkiye’nin nükleer santral kurma hedefi belirsizliğe mahkum edilmiş. Skandalın başkahramanı olan dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Esat Kıratlıoğlu o günü şu sözlerle anlattı:

“Mersin Akkuyu’da bir nükleer santral kurmaya karar verdiğimizde teklif çağrısında bulunduk ve ASEAATOMismindeki İsveç-Finlandiya konsorsiyumu ile 990MW’lik bir nükleer santral için anlaşmaya vardık. Anlaşmadan sonra İsveç bir referanduma giderek kendi kamuoyunun fikrine başvurdu.

Sonucun olumlu gelmesinden hemen sonra nükleer santralin kurulmasını onaylayan sözleşmeyi gönderdiler. Bu sözleşme benim masama 11 Eylül 1980’de geldi. İşlerimin yoğunluğundan dolayı haberi Başbakanımız Süleyman Demirel’e ertesi gün iletmeye karar verdim. Ancak o gece 12 Eylül askeri darbesi oldu ve sözleşme masamda kaldı; proje tamamlanamadı.”

60 YILDIR GERÇEKLEŞTİREMEDİK

Prof. Dr. Sencer İmer’inmakalesine göre Türkiye, nükleer teknolojinin önemini ilk fark eden ülkelerden biri oldu. Bu nedenle nükleer santral kurma fikri 1965’ten beri var. Bu süreçte Türkiye ilk olarak 1955’te “Barış İçin Atom” anlaşmasını imzaladı, 1956’da İstanbul Üniversitesi (İÜ) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi’ni kurdu. Yine 1956’da Atom Enerjisi Komisyonu (AEK) ve 1982 Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) kuruldu. Nükleer santral kurma sürecinin ilk adımı 1965’te AEK tarafından atıldı ve ön incelemeler Elektrik İşleri Etüt İdaresi tarafından gerçekleştirildi.

YABANCI DEVLETLER ENGELLİYOR

Türkiye'nin nükleer santrale sahip olma denemelerin başarısızlığa uğramasının içsel ve dışsal sebepleri üzerinde de duruluyor. Prof. Dr. Sencer İmer'e göre, "Türkiye neredeyse 40 yıldır bu teknolojiyi almaya çalışıyor. Başarısızlığın kaynağı sadece Türkiye'nin beceriksizliği değil aynı zamanda yabancı devletlerin Türkiye'nin bu teknolojiyi edinmesini engellemeye yönelik sistematik çabalarıdır."

YUNANLILAR MADALYA VERDİ

Makalede bir anısını anlatan emekli büyükelçi Ömer Ersun “Ben Ottawa’da büyükelçiyken TaşnaklarveRumlar, Kanada’nın, Türkiye’ye nükleer santral satmasını engellemek için kampanya başlattı. Karşıma çevreci kılığında bir Kanadalı çıktı. Bu kişinin para ile satın alındığından emindim. 1 yıl sonra Yunan Hükümeti o Kanadalı’ya madalya verdi” diye konuştu.

KAYNAK: BUGÜN GAZETESİ

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.