Önce TSK beğeniyor sonra dünyaya satıyor

Aselsan, dünya savunma liginde en büyük 100 şirket sıralamasına 76’ncı sıradan girmeyi başardı.

Önce TSK beğeniyor sonra dünyaya satıyor

Cengiz  Ergeneman, “Yabancılara ürün satarken en zorlandığımız soru, ‘Bu ürün TSK’nın envanterinde de var mı’ oluyor. Onun için her ürünü öncelikle TSK’ya beğendirmemiz gerekiyor” dedi.

Bir ülkenin savunma sanayindeki varlığı, aynı zamanda o ülkenin bağımsızlık gücünü de gösterir. Savunma sektörü, ülkemizde son zamanlarda önemli boyutlara yükseldi, buna rağmen alacak daha çok yolumuz olduğu da kesin. Şu anda savunma sanayinde dünya ligine çıkmış tek Türk firması olan ve Defense News’in ilk 100 savunma şirketleri arasında 76’ncı sırada yer alan Aselsan, bu alandaki en büyük gururumuz. Askeri Elektronik Sanayi kelimelerinin kısaltılmasından ortaya çıkan Aselsan, 1974’te yapılan Kıbrıs Barış Harekatı’nın ardından başlayan ambargonun üzerine ertesi yıl kuruldu.

Hikaye telsizle başladı

İlk amacı da telsiz üretmekti. Firmanın telsizle başlayan kuruluş hikayesi ve 37 yılda nereden nereye geldiğini Aselsan Genel Müdürü Cengiz Ergeneman’la Ankara’da konuştuk. Görüşmeden önce kuruluşun Akyurt ve Macunköy’deki tesislerini gezdim. Yetkililer, Aselsan’ın denizde, karada, havada ve şimdi de uzayda yaptığı çalışmaları ürettiği elektronik ve entegre haberleşme sistemlerini gösterdi ve bilgiler verdi.

* Sizin tamolarak patronunuz veya amiriniz kimdir?

Genel müdürlük olarak baktığımızda amirimiz yönetim kuruludur. Yönetim Kurulu’muzun aldığı kararlarla şirketimizi yönetiyoruz. SPK’ya bağlı bir kuruluşuz ve yüzde 15’imiz halka açık. Yeni Türk Ticaret Kanunu gereği şu anda 3 bağımsız üyemiz var. Toplam 9 üyenin 3’ü bağımsız. Bağımsız üye kriterini sağlayan herkes bu göreve talip olabiliyor. Bir bağımsız kadın üyemiz de var, Lamia Zeynep ONAY. Diğer üyelerimiz savunma sektöründe olduğumuzdan dolayı ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni Güçlendirme Vakfı ana ortağımız olduğu için onun belirlediği üyeler. Onlar da belli bir TSK görevinden dolayı uzmanlar. Deniz, Hava ve Kara Kuvvetleri’nden uzman üyelerimiz var.

* Sizin en iyi müşteriniz TSK değil mi?

TSK, dünyanın en büyük ordularından birisine sahip. Biz, dışarıya ürün satmak istediğimiz zaman ilk sorulan soru, “Sizin ordunuzunenvanterindebuürünvar mı?” oluyor. Yani ürünümüzü satmadan önce TSK’da mutlaka kullanılması gerekiyor. Mesela Altay tankını ele alalım. Başbakanımız da söyledi, Altay tankının ilk siparişi inşallah TSK için MSB tarafından Nisan ayında verilecek. O siparişten sonra bu tankı dışarıya satmak için gittiğimizde gelecek o soruya verilecek cevabımız hazır olacak. İkincisi bizim TSK envanterine girmiş sistemlerimizin askeri işbirliği kapsamında ordumuz tarafından verilen eğitimler sırasında diğer ülke ordumensupları tarafından kullanılması. Bu da bizim için önemli referans oluyor.

* Atak helikopterini ne zaman satacağız?

Platformun sahibi TAİ olduğu için onun satması gerekiyor. Yine Altay tankının içi de bizim elektronikle dolu. Yurt dışındaki her tank modernizasyon programı için de donanıma sahibiz.

EMEKLİLİK FONLARI SAVUNMA ŞİRKETLERİNİN HİSSESİNİ ALIYOR

* Aselsan’ın aktif varlık ve toplam değerlerine paha biçmek zor. Diyelim, bir ABD’li firmadan veya başka ülke firmalarından size ortaklık teklifi geldi. Böyle bir ortaklığı kabul eder misiniz?

Şöyle bir durumumuz olabilir. Her şirket her şirkete talip olabilir. Bizden doğrudan blok hisse almak isteyen bir teklif yok. Ama dünyaya baktığımızda savunma şirketlerinin büyük kısmıyla o ülkenin halkı ilgileniyor. Bu şirketlerin neredeyse tamamı halka açık ve bu şirketlerden de genellikle emeklilik fonları hisse alıyor. Çünkü, savunma şirketleri uzun vadeli çalışıyor, kısa vadeli değil. Bilhassa ABD’de bizim gibi şirketlerden emeklilik fonları hisse almış durumdalar.

* Aselsan’ın halka açık yüzde 15’lik bölümünden hisse alan yabancı emeklilik fonları var mı?

Evet var. Bir kısmını dışarıdaki emeklilik fonlarının aldığını görüyoruz. Belki ileride yeni oluşmakta olan Türk emeklilik fonları da artan miktarlarda Aselsan hissesi alabilirler.

* Aselsan da halkın bağışlarıyla kurulmuş bir firma değil mi?

Bizim en büyük ortağımız Türk Silahlı Kuvvetleri’ni Güçlendirme Vakfı’dır. Aselsan, halkın bağışlarından gelen paralarla kurulmuştur.

Teknoloji merkezi olarak çalışıyor

ASELSAN’I KIBRIS HAREKÂTI DOĞURDU

* Firmanın kuruluş hikayesi de çok ilginç. Bu hikayenin tam aslını öğrenebilir miyiz?

1974’teki Kıbrıs Barış Harekatı sırasında haberleşme konusundaki zafiyet nedeniyle Aselsan kuruldu.Dost-düşman tanıma sistemimiz milli olarak çalışmadığı için bir gemimizi kaybettik. Bugüne kadar NATO ülkeleri içinde kendi platformlarımızın ayrımını yapamıyorduk. Ama artık telsizyapabiliyoruz. Yurt dışına hattaABD’ye de satıyoruz. Üstelik geçen yıl sonundabizim özgün tasarımlı dost-düşman tanıma sistemimiz deçıktı. Milli olarakdabuişi yapabiliyoruz. Dostu ve düşmanı ayırabiliyoruz. Sistem hem NATO standartlarında, hem de milli standartlarda çalışabiliyor. Üstelik bunu da TÜBİTAK’ın kriptosuyla kimsenin çözemeyeceği şekilde yapabiliyoruz.

* Aselsan’ın kuruluşunda Kıbrıs Barış Harekatı’nın büyük rolü oldu değil mi?

Bu harekat ülke olarak bizi çok zora soktu. Ambargo konuldu. NATO’ya sırtımızı dayadığımız için savunma sektörümüz yoktu. Her şeyi dışarıdan alıyorduk. Bir telsiz bile yapamıyorduk. Bir operasyonda haberleşme sisteminin milli olması son derecede önem taşır. O sıralar da Türkiye, telsizleri hep dışarıdan alıyordu. Kıbrıs har ekatında üstelik o telsizlerden istenilen randıman alınamadı.

* Neden çalışmadı?

Haberleşme kesildi, hiçbir bilgi alınamadı. İşte harekatın ardından ambargogeldi. Haberleşme zaafının etkisi fark edildi. Bunun üzerine Aselsan, 1975’te bir “telsiz ve haberleşme” firması olarak kuruldu. Uzun süre de öyle kaldı. Daha sonraki yıllar da başka alanlara girdik. Mesela, elektro optik (gece görüş) ve radar konusuna. Her ikisi için de Savunma Sanayii İcra Komitesi, bize teknoloji merkeziolma görevi vermişti. Dolayısıyla bu konularda çalışmalar yapıldı. Akyurt’taki tesisleri kazandık. Şimdi de Gölbaşı’nda radar ve elektronik harp konusunda çalışmalarımız var.

Üç nesil savunmada

* Aselsan’da ne zamandan bu yana Genel Müdürlük yapıyorsunuz?

Ben, kuruluşun üçüncü genel müdürüyüm. Kurucu Genel Müdür Hacim Kamoy, daha sonra Necip Kemal Berkman’ın ardından 2006 yılından bu yana şirketin genel müdürüyüm.

* Aselsan gibi zor bir kurumun başına niye geçtiniz?

Belki aileden gelen bir gelenek bu. Benim dedem Avni Okar da Savunma Sanayinde Genel Müdürlük yapmıştı. Kayseri Tayyare Fabrikası’nın da genel müdürüydü. Daha sonra babam Nuh Ergeneman Ereğli Demir Çelik’in kuruluşunda görev yaptı. Türk Traktör firmasının genel müdürü olarak emekli olmuştu. Ben de ODTÜ elektronik bölümden mezun oldum. Daha sonra bir özel firmada 5 yıl çalıştım. Aselsan büyük bir kuruluş olunca üretim için buraya geldik. Bir şeyler tasarlamaya başlayınca o kuruluş, insanın çocuğu gibi oluyor ve oradan ayrılamıyor. Onu daha büyütüp geliştirmeyi istiyorsunuz.

Mal satmazsak para da yok

* Sizin modeliniz de OYAK modeline benziyor gibi?

Onların sürekli gelirleri var. Ordu Yardımlaşma Kurumu’ndan geliyor bu kaynak. Eğer mal satamazsak bizim onlarınki gibi gelirimiz yok. Şirket olarak biz bağış almıyoruz. Dolayısıyla iş yapmıyorsak, mal satmıyorsak elemanlarımızın maaşlarını da kazanamıyoruz. Kimse burada devlet memuru gibi çalışmıyor. Dolayısıyla sadece savunmada olduğumuz için her sene aynı derecede satış yapamayabiliyoruz. Bu yıl mesela TSK’nın bir ürüne ihtiyacı olabiliyor, bir yıl sonra olmayabiliyor. O zaman ne yapacağız? Yurt dışına satacağız. Başka konulara gireceğiz. Bizim müşteri sayımız az ürün sayımız ise fazla.

* Daha çok fuara katılsanız, daha çok ürün satılmaz mı?

Parça satışı zor. Sistem satmamız gerekiyor. Bir de savunmada olunca bir platformun içinde olmanız gerekiyor. Biz şu anda elektronikte olduğumuz için de “Ben bir tank aldım, gel bunun içini doldur” demiyorlar. Dolayısıyla bizim bir platform üreticisiyle işbirliği yapmamız gerekiyor.

Hedefimiz ilk 50’ye girmek

* Dünya sıralamasında Aselsan, kaçıncı geliyor?

Savunma şirketleri sıralamasında dünyada 76’ıncı şirketiz. İlk 50 şirkete bakarsanız bunların büyük kısmı ABD ve İngiliz şirketleri. Bizim hedefimiz de 50’inci sıraya yükselmek bulunuyor. 7 senedir, sözünü ettiğim listede ilk 100’de olan firmayız.

* Radar ve elektronik harp alanında ne yapıyorsunuz?

Yeni projelerimiz var. Alçak irtifa, orta irtifa hava savunma füze sistemi programında iki çeşit radar var. Arama radarı ve hedef takip radarı. Bu radarları da Aselsan geliştirecek. Gemilerimiz için tasarladığımız seyir ve atış kontrol radarlarımız var.

YARIN: En çok ihraç ettiği ürünler...
KAYNAK:  BUGÜN GAZETESİ

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.