Pensilvanya’daki He- Man

Yener Yanık yazdı...

Pensilvanya’daki He- Man

 Çok çok kritik bir süreçten geçiyoruz. Rusya ile her an bir savaşın içine de girebiliriz.

Suriye’ye girelim mi diye yıllarca tartışırken maalesef Suriye geldi bize girdi.

ABD- İran- Rusya hatta İsrail’in tek hedefi şu an Türkiye…

Amaç Kürt koridoru açmak değil,  bizi bölmek…

Rusya uçağın rövanşında, İran emperyel olmanın hevesinde, Amerika ve İsrail ise Arz-ı Mevudun izinde…

 İşte birileri de bütün bu gelişmeleri görerek surda bir gedik açıldığını ima etti.

Biz de buradan yola çıkarak bir mizansenle başlayalım yazıya…   

Bizim jenerasyon iyi bilir çizgi film kahramanı HE-MAN’İ…

Normal haliyle mülayim, efendi, pısırık bir karakter olan ADAM ( Edım diye okunuşu) çift rolün ilk karakteridir HE-MAN çizgi filminde… ( Tıpkı Süpermen gibi )

ADAM,  iş başa düşünce kılıcını çeker, gökyüzünden şimşekler kılıca toplanır ve her yönüyle mutasyona uğrayarak gücünü de göklerden alarak çok gür bir sesle:

Gölgelerin Gücü Adına… Güç bende artık… diyerek HE – MAN oluverir…

Yeni jenerasyon  BATMAN ve Örümcek Adam’ı tanısa da;

“He-Man, Voltran, Güneşin Oğlu Esteban” bizim o yıllardaki çizgi kahramanlarımızdı.

İri cüssesi, pazu deryası kasları, heybeti, endamı, haşmeti ve Hz Ali vari kılıcıyla HE-MAN arzı endam ederdi…

Sonra o kılıca toplanan şimşeği yanında gezdirdiği Korkucan aslana ( TİTREK ) tutar ve TİTREK de aynı görsel şovla ismiyle müsemma ATILGAN olurdu.

Kâinat İmam’ının geçen yazıda değindiğm ama çok da detaylandıramadığım Bam Teli sohbetindeki söylemleri nedense beni çocukluğumdaki HE-MAN ‘e götürdü ve bana HE-Man’i çağrıştırdı.

7 Şubat- Gezi- Kobani- 17 – 25 Aralık, yeniden hortlatılan PKK-PYD ve uzantısı partilere,  hezimetle sonuçlanan seçimlere, Putin- İran gibi aktörlere rağmen yine bu Uzun Adam tasfiye olmadıysa hatta daha da güçleniyorsa artık altın vuruş zamanı geldi de geçmek üzereydi Kâinat İmam’ına göre…

 Bu işi çözse çözse HE-MAN çözerdi. Her ne kadar İskeletor gibi kötü karakterleri ORKO gibi bilge kişileri de yanına alarak yenen He- Man tiplemesi olsa da bu iş ne çizgi filimdi ne de çocuk oyuncağıydı.

Çünkü yaşamak için öldürmek elzemdi.

Yaşanılanlar, inlerine kadar girilen bir süreçten ibaretti.

Uzun Adam yine hedefti… 7 Şubat 2012’de kimbilir belki de ölümü teğet geçmişti.

 

Biri diyebilir ki:

“Azrail’in elinden kaçan Uzun Adam”ın talimatıyla İnlerine girilen bu malum yapının,  dile kolay yüzden fazla ülkede milyarlarca dolar bütçeye sahip bünyesinde, Türkiye’deki ayağında ine girilip inle cinle top oynansa ne olurdu ki…”

Ama kazın ayağı öyle değildi… Kırk yıl CIA Ve MOSSAD ile kanaviçe gibi işlenen ve bütün kritik yerlere sızma yapılan bir yapının bunca emeği boşa gidemezdi.

Çünkü Uzun Adam tasfiye olmadan nigehbanlar, hamiler ADAM’I Anavatanda ağız tadıyla oturtmuyordu. Çünkü güçlü bir Türkiye bütün hesapları bozacak TARİHİ, KÜLTÜREL UNSURLARA SAHİPTİ.

 Bir geldi mi bu adamlar, 600 sene gitmiyordu. Sömürene zorba olup sömürülene kol kanat geriyordu.

Dile kolay… Amerika’nın tarihinde tek haraç verdiği devlet bu devletti…

 Kısacası ADAM olmaktan çıkıp HE-MAN olma vaktinin geldiği an işte bu andı.

Buradaki garibanların ADAM bildiği, Pansilvanya İmamı CIA- MOSSAD yapımı kılıcını çekti ve HE-MAN oldu…  

Yanındaki titrekler de titremeden yani TİTREK olmadan ATILGAN oluverdi.

 Yıllarca itinayla yetiştirdiği, ordu dahil devletim tüm kılcal damarlarına monte ettiği hücrelerine de güvenip “ GÖLGELERİN ( CIA- MOSSAD ) GÜCÜ ADINA, GÜÇ BENDE ARTIK” naraları atarak kim demiş yenildiğimi dercesine meydan okumaya başladı.

Haçlı Savaşı mı Kut ül Amare mi sorusunun cevabı da birilerine verilmeliydi artık…  

Kâinat İmam’ı bu manifestoyu, son toplantıyla el altından şakirtlere yolladı. Tavanda ve uluslar arası arenada HE-MAN bilinen zat; saf ve samimi tabanda ise Halid Bin         Velid’di. O yenilgi görmeyen bir serdar idi.

Fetih yolu gözüktü, rüzgâra müdarası da kalmadı… Yelkenliyi yırttı attı,

RÜZGÂRA DA NEREDEN ESERSEN ES DİYE MUHTIRA ÇAKTI.

Gazamız mübarek olsun diye parolayı verdi. Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır o satıh bütün ruz u zemindir diyerek cihan şümul bir cihat başlattı.

Bunun da parolasını Anavatan Pensilvanya’dan verdi.

TİTREK’lerden birine önceden pozisyonu anlattı, 3-2-1 kayıt derken, şakirt soruyu patlattı… Dedi ki şakirt Titrek:

Buhari’nin derlediği ve hadislerde geçen Cennet kılıçların gölgesi altındadır, ifadesiyle ne anlatılmak isteniyor serdarım…

Evet ya… Bu soruya verilecek cevap Veliaht Arşidük Franz Ferdinand'ın suikastla (! ) öldürülüp I.Dünya Savaşının başlatılması gibi çok çok önemli bir işaret fişeğiydi…

 

Cennet kılıçların gölgesi altındadırın izahatı…

Sur'da gedik açıldı bir kere, Allah'ın izniyle: fetih yolu göründü kelamı…

Ey rüzgâr ne yandan esersen es muhtırası…

Cennet, kılıç, müdara edilmeyen rüzgâr ve surda açılan gedik, gözüken fetih yolu HE-MAN edasıyla sarf edilen sözlerdi.

Merak etmeyin içerek yazmadım bu senaryoyu. Tarihi süzgeçten, önceki ve şimdiki söylemlerden ibaret bir çıkarımdır bunlar… Ne komplo teorisi ne de birilerinin iddia ettiği gibi bilim kurgu senaryosu…

Bu Kâinat İmamı yine bir yerlerden işaret fişeğini yaktı.

Her bir sohbeti her bir beyanatı şifrelerle doludur. O bir nevi post modern Da Vinci’dir… Teknik nakavttan tutun Tahşiyecilerin tasfiyesine kadar oradan da ananasa kadar verdiği mesajlarda hep bir Da Vinci edası vardır…

Göreceksiniz…

İstihbarat raporlarında şimdiden Gezi ve 17 Aralık’tan çok daha şiddetli bir darbe ihtimali üzerinde duruluyor. Harekete geçmek için de bugünlerde dillere pelesenk olan Türkiye’nin Suriye’ye müdahalesi anının an ve zamanın vuslatı olduğu söyleniyor.

.

Dedikodularla, bilim kurgularla hareket etmeye gerek yok. Olayları, söylemleri süzerek bir kanaate varmak gerekir.

Şu adamın:

 Cennet kılıçların gölgesi altındadır, fetih yolu gözüktü ifadelerini alt alta koyun, Bülent Arınç’ın aynı zaman dilimine gelen açıklamalarını da buna ekleyin, PKK-PYD; Rusya- ABD- İran denklemini de işin içine katın Tsunami’nin açıklardan dev dalgayla kıyıya yaklaştığını çok net görürsünüz.

Çünkü bu muhteremlerin( ! )  stratejisi budur. Ölmeden önce son isteğin nedir sorusu gibi bir yaklaşımla hareket ederler.

7 Şubat 2012 ‘de de bunlara bağlı kalemşorlar “olacak depremi “paylaşmıştı ve adeta Fidan’ı ve Uzun Adam’ı Oslo İhanetinden dolayı silkelemek gerekir diye tweetler atmışlardı, köşelerinden yazılar kaleme almışlardı.

Radyolarının BURÇlarında sabahtan akşama kadar bangır bangır bağırmışlardı.

Hatta aynı stratejiyi Ergenekon sürecinde de uygulamışlardı. Kendi yayın organlarında önce haberi yapıp sonra kamuoyunda böyle bir algı yaratıp Ergenekon çatısı altında istemedikleri herkese komplolar kurmuşlardı.

Bir kez daha ve çok açık söylüyorum… Başarabilirlerse Tsunami yakın…

Dün Tek Çare Demirtaş dediler bugün de onun uzantısı PYD’nin kucağına oturdular:

 

Aksiyon Dergisinde Haşim Söylemez PYD’NİN ÜST DÜZEY PKK MENŞEİLİ ADAMLARIYLA RÖPORTAJ YAPARAK MÜJDEYİ VERDİ:

 Kardan kıştan gelemiyoruz, burada ABD’NİN SİLAHIYLA İran ve Rusya kankimizle omuz omuzayız, çok değil baharda geleceğiz  ve TC’yi öttüreceğiz türünden mesajlar Aksiyon’dan HE-MAN’e kadar gitti.

 Böyle bir ihanet sarmalı binlerce yıl tarih sahnesinde olan bir milletin tarihinde görülmedi. Mütareke basını diye adlandırılan basın bile bu kadar haysiyetsiz olmadı.

 Sözcü’nün, Cumhuriyet’in ve Zaman’ın kullandığı manşetler ve fotoğraflar bile aynı.

Geçen hafta Mustafa Balbay konuştu…

Ve bu hafta da Uğur Mumcu’nun ağabeyi Ceyhan Mumcu bakın ne diyor bu işbirliği için:

Nazlı Ilıcak, Cumhuriyet Gazetesi'ni neden beğeniyor? Cemaatin medyasına el konduğu için ve Cumhuriyet'e de cemaat hâkim olduğu olduğu için Nazlı Ilıcak beğeniyor. Cemaat; Atatürk'ü, Fetullah Gülen; Atatürk'ü ve Cumhuriyet Gazetesi'ni normal şartlarda çok mu sever?

 

PKK – PYD – Cemaat- “Atatürk’ten ve Ulusalcılardan koparılan bir parti”- Esed- Rusya- ABD- İran- İsrail- Ermenistan… Matruşka mı değil mi takdiri sizin…

Bu sefer hata istenmiyor. Başkanlık diye tutturup referanduma gidilmeyecek, gidilirse sonuç malum olduğundan buna müsaade edilmeyecek… 

Legal, illegal tüm aktörler sahnede olacak…

Surda gedik açıldı, SERHİLDAN müjdesi verildi.  

Dedittirler ya Cici bir çocuğa :

SENİ BAŞKAN YAPTIRMAYACAĞIZ…

Aynen öyle… Oyun çok büyük ve bu sefer asla hata yok…

Önce takoz gördükleri Bahçeli gidecek… Sonra kasetle gelen ve kemale eren kişi...

Emirle gelip emirle gidecek olan da gitmek için zaten emir bekliyor.  Misyonunu tamamlamak üzere… Neler yaptığını, başardığını ( ! )  anlatacağım daha sonra…

Gelecek olan ise haşa peygamber edasıyla gelsin diye adeta cahiliye devri havası ve icraatı veriliyor ki gelişi muhteşem olsun diye…

Tasfiye edilmeye çalışılan Bahçeli’nin yerine Akşener kaleyi zorluyor. Ne ilginçtir ki 2011 ‘de MHP’nin üst düzey isimlerini kasetle tasfiye eden paralelciler başrolde…

Ben demiyorum Bahçeli’nin ifadeleri bu yönde…

Bilderberg’in gözdesi ve birilerinin bizzat elleriyle hazırladığı bu aralar Hıristiyan oluşu bile tartışılan post modern Katarına Böke pusuda…

Kadın eliyle MHP ve CHP cephesinden ikinci bir Tansu Çiller oluşumu hedefleniyor. Diğer yandan da Gül- Arınç denklemi konjonktüre göre hazırda bekletiliyor.

1 Kasım gecesi de yazdım. Eğer ki koalisyon çıksaydı 6 ay içinde erken seçim olacaktı ve Gül –Arınç sahnede yer alacaktı ve ilk hedef de Uzun Adam olacaktı.

( Gerçi Uzun Adam dün akşam Gül ile bir araya geldi, muhtemeldir ki tıpkı Numan Kurtulmuş’ ta olduğu gibi bunun da önüne geçecek )

 

1 Kasım gerçekten her şeyi alt üst etti ama planlar bitmedi, bitmeyecek…

Çok mu bilim kurgu… Çok mu komplo teorisi…

O zaman şu son altı ayı bir gözden geçirin bakalım. Şafak Pavey’in 7 Haziran’dan sonra Atatürk Havaalanı çıkışında Demirtaş’la tokalaşırken “beraber iyi salladık” demesinden tutun Arınç’ın, CHP ile koalisyona birileri engel oldu ama onu ben söyleyemem, birilerine karşı olan sevgimi kaybettim ifadelerine kadar, oradan da MHP ve CHP üzerindeki ince ayara kadar vuku bulan gelişmeleri beyin  mizanında bir tartın…

Pansilvanya pusuya yattı bekliyor. Seçilme ihtimali çok yüksek olan Hıllary Clinton’a da deli gibi para harcıyor. Ve Clinton ailesiyle de aile boyu kankiler bu da herkesçe iyi biliniyor.

HE- MAN’a göre bütün bu unsurlar düşünüldüğünde artık rüzgârın nereden estiği önemli değil…

Başkanlık öncesi Altın Vuruş…

Uzun Adam buradan da yırtarsa kedi misali dokuz canlı deyip diğer cana geçecekler…

Pes edecekler mi… Asla… Çünkü yaşamaları için Uzun Adam’ın tasfiyesi gerekiyor.

 

 Cennet kılıçların gölgesin de mi yoksa kaderin üstünde de bir kader mi var…

Karşılıklı olarak kılıçlar çekildi bekleniyor…

Putin- CIA-MOSSAD – PYD-  İran ve içerideki malum yapılarla birlikte fetih yolu mu gözüktü yoksa yine idrar yolu enfeksiyonu mu?

Ezcümle… Gaza gelmeyin hemen ama bilin ki pusuda Pensilvanya’daki HE-MAN 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gülay demirci - 11 ay önce
Çok doğru cooook