PKK'nın talepleri makul olmalı!

2004’te PKK’dan ayrılan Nizamettin Taş, çözüm sürecinin doğru olduğunu belirterek “Kürt kitlesi süreci destekliyor” dedi.

PKK'nın talepleri makul olmalı!

2004’te silahı reddederek örgütten ayrılan Taş, PKK’nın birkaç eski yöneticisiyle Yurtsever Demokratik Parti’yi kurdu.

Buluşma yerinde bizi iki eski PKK’lı ile birlikte karşılayan Taş, çözüm sürecinin doğru olduğunu ve desteklediğini belirterek, “Kürt kitlesi süreci destekliyor” dedi.

Taş, sürecin olumlu ilerlemesi için PKK’nın tasfiyesinin amaçlanarak Kürt sorununun ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.

ADIM ADIM İLERLEMELİ

PKK sorununu PKK’lılarla çözmenin doğru yöntemolduğunu belirten Taş, “Hükümet, PKK sorununu çözmek üzere tasfiyeyi amaçlayıp sorunu orta yerde bırakırsa bu bir hatadır. İşi, ‘PKK’yı silahsızlandırayım, gerillayı da yurtdışına çekeyim’ der ve bununla sınırlı kalırsa bu da hatadır.

PKK da bunu kabul etmez. Süreç sakat kalır. Kürt sorunun çözümsüz kalması da beraberinde birçok yan sorunları doğurur. PKK sorununu İmralı’da PKK ile çözmek ama Kürt sorununu da çözecek bazda süreci adım adım planlamak gerekir” diye konuştu.

SABOTE EDECEK GÜÇ VAR

Taş, “PKK, Apo’yabağlı fakat eğer işin içersinde sadece tasfiye olur Kürt sorunu çözüme kavuşturulmazsa Kürtler PKK da dahil bu süreci sabote edecek güce sahiptir.

Silvan’da olduğu gibi.Devlet sorunu erteler, zamana yayarsa yine sabote edecek çok güç vardır” dedi

Türkiye’nin sorunu çözmeyi esas almasını isteyen Taş, “Bütün çevreleri içine alarak demokratik bir yaklaşım gösterilmeli. Kürtler’in de bu anlamda talepleri makul olmalı. Uçuk koşullarla daha olgunlaşmadan süreci zorlamanın anlamı yok. Ama bu yaklaşımdan istifade ederek gel teslim ol silah bırak deyip karşılığında hiçbir sorun çözme yaklaşımı olmaz.

Devlet silah bırakılması değil kalıcı ateşkes istemeli. Sürecin geçmişte olduğu gibi provokasyona alet olmaması için PKK’nın da güçlerini geriye, sınır dışına çekmesi ilk adımlar olmalı. Bununla birlikte anayasa çalışmalarında Kürtler’in varlığının kabulü ve gerçekleşme zemini teknik açıdan olmasa anadilde eğitim koşulu gerçekleştirilmeli” ifadelerini kullandı.

Doğrudan diyalog olmalı

Öcalan’a ev hapsi konusunda ise Taş’ın düşünceleri net: “Kürtler’in özgürlüğü için mücadele edilmeli. Kürtler’in özgürlüğünün önüne bir insanın özgürlüğünün şartını koşmak doğru değildir. Nitekim bu tıkanma da yaratır.” KCK operasyonlarında avukatların tutuklanmasını doğru bulmayan Taş, “Ama avukatların bir kenara itilerek doğrudan Öcalan’la diyalog yöntemi doğrudur. Çünkü her şeyi biliyorduk yönetimde olduğumuz için. Mahmut Şakar’ın “Biz her hafta Genelkurmay’dan şu bu yetkililerle görüşüyoruz öyle geliyoruz” dediğini biliyorum. Genelkurmay ile görüşüp gelen adam sonradan anlaşıldı ki aslında doğrudan Ergenekon’dan talimat alıp geliyor. Onun sürece katkısı olur mu. Savaşa da Kürtlere de PKK’ya da katkısı olmaz. Avukatların devre dışı bırakılması son derece isabetli oldu.

İmralı’nın denetiminin askerlerin yönetiminden sivil iradeye devredilmesi de son derece isabetli oldu. Ama süreci sadece PKK, avukatlar sabote etti şeklinde tek taraflı da düşünmek yanlıştır” değerlendirmesini yaptı.

Demokrasi için silaha gerek yok

PKK ile Tur gut Özal arasında başlayan 1993 sürecinin PKK’nın stratejik değil, taktik yaklaşım göstermesi nedeniylesabote edildiğini söyleyen Nizamettin Taş, Öcalan yakalandıktan sonra Amerika’nın Irak’a saldırdığını hatırlattı. Taş,ogünlerde yaşananları şöyle anlattı:

KAN DÖKÜLMESİN

“Amerikan müdahalesi Ortadoğu’daki statükoyu parçalar vebundan en fazla Kürtler yararlanır diyorduk. Fakat önce PKK’nın siyasal demokratik mücadele yöntemlerini belirlemesi gerekiyordu.

PKK da Öcalan’ın yakalanmasındansonra bağımsızlıktan vazgeçip demokratik cumhuriyeti savunmaya başlayınca, ‘O zaman silaha gerek yok’ dedik. Cumhuriyeti demokratikleştirmek için demokrasi mücadelesi verilir, bunun için birilerinin kan dökmesine gerek yok. ‘Buna rağmen gerillayı devam ettirmenin cinayet anlamına gelmekten farkı yoktur’ dedik. ‘Gerilla silah bıraksın, Türkiye’ye teslim olsun’ demedik ‘Geri çekilsin PKK bütün gücünüsiyasal alanda sürdürsün’ dedik.”

10 YIL ÖNCE BAŞLAYABİLİRDİ

‘PKK’nın Markist bir örgüt olduğu için’ o dönem içerisinde ‘biz emperyalizme karşıyız bu nedenle Amerikan müdahalesine de karşıyız’ gibi bir mantık da bulunduğunu söyleyen Taş, şunları söyledi: “O bir projeydi. Amerikalılar’la bukonuşuldu. O toplantılarda ben de vardım. Oproje konuşulduğu gibi hayata geçirilmiş olsaydı PKK ne terörist listesinde olurdu ne savaş bu kadar devam ederdi ne de bu kadar kayıp verilirdi. Sorun yasal demokratik zemine kayar, böylece Kürtler’in talebi dünya tarafından daha da meşru görülür, desteklenir ve Türkiye’de de sorunun çözümü açısından çok olumlubir atmosfer doğardı. 2013 yılındagündeme gir en proje 10 yıl önce de başlayabilirdi. Belki bugünlerde sonuca gitmiş bile olurdu. Bu kadar ağırkayıplarda verilmemiş olurdu.”

Gerilla savaşı miadını doldurdu

Kürt sorunu konusundaen net düşüncelere sahip kesimlerin başında kendisi gibi PKK’dan ayrılan bazı isimlerin geldiğini belirten Nizamettin Taş, “Çözüm sürecini biz 10 yıl önce savunuyorduk. PKK, 10 yıl sonra bizim düşüncemize geldi. PKK’dan ayrılmamızın esas gerekçesi de budur” dedi.

Taş şöyle devam etti: “Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra gerilla savaşının miadını doldurduğunu, tarihsel olarak artık eski fonksiyonlarını yitir diğini PKK içerisindeyken savunuyorduk.

Öcalan yakalandıktan sonrabunu yönetim düzeyinde de PKK içerisinde savunmaya başladık. Çünkü gerilla savaşı Soğuk Savaş döneminin bir ürünüydü. Varlığını da önemli bir oranda sosyalist sistemin gücünden alıyordu. O sistem dağıldıktan sonra gerilla savaşısorunların çözüm yöntemi olmaktan çıktı.”

KAYNAK: BUGÜN GAZETESİ

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.