“Sen hiç hızlı trene bindin mi?“

Erdoğan'ın Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirileri salonu kahkaya boğdu...

“Sen hiç hızlı trene bindin mi?“

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Suriye'deki iç karışıklıklardan, yeni teşvik sistemine kadar bir çok konuda bilgi veren Başbakan Erdoğan'ın Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirileri salonu kahkaya boğdu. 



28 Şubat operasyonları ile ilgili de tarihi bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle: 



"TUNCELİ'YE SEÇİMDEN SEÇİME GİDENLER..." 

"Tunceli'ye seçimden seçime gidenler bu kentimizde nelerin değiştiğini görmemekteler. Tamamen bilimsel işlemlerle bu adımlar atılmıştır. Yeni teşvik sisteminin bir kez daha milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum." 



"TÜRK VE İSLAM ŞARTINI KALDIRDIK" 

Darüşşafak Cemiyeti'nin Genel Kurulu'na katıldım ve çok önemli bir tüzük değişikliği yaptık. Daha kapsayıcı bir yapıya kavuştu. Sadece yetimleri kabul eden kurum artık yetim ve ya öksüz her öğrenci başvurabilecek. Türk ve islam şartını da ortadan kaldırdık. Darüşşafaka şimdi atacağı yeni adımla üniversitesini de kuracak ve böylece ilkokuldan üniversiteye öğrencilerini mezun edebilecek." 



"SURİYE YÖNETİMİ ZAMANA OYNUYOR" 

"Çin'de ve Suudi Arabistan'da Suriye'deki gelişmeler gündeme geldi. Ateşkes ilan edildiğinde geçmişteki tecrübelerimizden dolayı temkinli yeklaştık. Son gelişmeler de bizi haklı çıkardı. Sivil halka yönelik saldırılar devam ediyor. BM Güvenlik Konseyi'nin aldığı Annan planı'na destek kararı da çok önemli. 

Gazetecilerimiz hala Suriyelilerin elinde esir konumundadır. Hala bırakılmadılar, bunun cevabını vermeliler. Suriye yönetimi şu anda zamana oynamaktadır. Uluslararası kamuoyunun dikkatini Suriye'ye çekmeye devam edeceğiz." 



"KENDİ PARTİLERİNDE NELER YAŞANDIĞINI GÖRMÜYORLAR" 

"Kongrelerimiz büyük bir vakarla demokrasi şöleni şeklinde gerçekleşiyor. Bizim kongrelerimize makam hırsı, öfke çatışma değil, havalarda uçuşan sandalyeler damgasını vurmuyor. Siyaset kurumu yıllar boyunca yıpratılmış örselenmiştir. Biz ancak hayırda yarışırız. 

Siyaseti hizmet değil bir rant aracı olarak görenlerin kongrelerinde neler yaşandığını da görüyoruz. Genel başkanları, yöneticileri bizlere karşı asılsız suçlamalar yaparken kendi partilerinde neler yaşandığını görmüyorlar. Anayasa mahkemesinde iki kez yolsuzluk yaptığı tespit edilenler bize asılsız suçlamalar getiriyor. kendi il belediyelerinde birbirlerini yolsuzlukla itham edenler bunu perdelemek için bize çamur atıyorlar." 



"GÖZLERİNİ RANT HIRSI BÜRÜMÜŞ" 

"Fatih Projesi,'ne bakınca biz kaliteli eğitim sistemi, aydınlık evlatlarımızın aydınlık istikbalini görüyoruz. Onlar ihale, rant görüyorlar. Gözlerini rant hırsı bürümüş. CHP yöneticileri eğer yolsuzluk görmek istiyorlarsa aynaya bakmalarını tavsiye ediyorum. 

Sağlıkta Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir devrim gerçekleştirdik. her şeyimiz yüzde yüz tamam mı? Hayır elbette eksiklerimiz vardır. Ama bunlarıda tamamlamak için çabalıyoruz. Sağlıkta 'artık bana insanca muamele ediliyor' dönemini yaşıyoruz. Paletli ambulanslar, helikopter ambulanslarla sayesinde dağ köylerinden hastalarımızı artık alabiliyoruz. Bunlar 'önce insan' diyerek yola çıktık ya, işte bun politikalar bu şiarımızın en önemli kanıtıdır. Birileri laf üretir biz ise iş üretiriz. Farkımız burada."



"SEN HAYATINDA HİÇ HIZLI TRENE BİNDİN Mİ?" 

"Adalette biz şu anda fiziki altyapıda çok önemli adımlar attık. Adalet sarayları herkese duak uçuklatıyor. Ya insaf, bunları görmüyor musun? Eğer yolsuzlukların olduğu bir ikltidar olsa bu saydıklarımız nasıl yapılır? Ortak olduğunu iktidarlarda neler yaptınız? Bir söyleyin... Hayatında sen hiç hızlı tRene bindin mi? Boğazın altında tüp geçit yapılıyor. Girme boğulursun, dikkat et. 

Geçen İzmir'de 2 km'lik bir metro açılışı yapıyor. Ya siz Priştine zamanında başlatılan ama bir türlü bitirilmeyen bizden destek aldığınız hattı açıp esip gürlüyorlar. Sana kalsa bunlar bitmezdi. Geldik oraya da elimizi uzattık. İzmir'de barajı bitirip size teslim ettik. Size su verdik. yolsuzlukları yapanlar bu kadar hizmet üretir mi?" 



GAZİ MUSTAFA KEMAL'İN GÖNDERDİĞİ TELGRAF 

Burada size 21 Nisan 1920'de Gazi Mustafa Kemal'in TBMM'nin açılması çalışmaları nedeniyle attığı telgrafı paylaşmak istiyorum. 




Gayet acildir Ankara 

21 Nisan 1920 Allah'ın yardımıyla Nisan'ın 23'ünde Cuma Namazı'na müteakip Meclis açılacaktır. Bu büyük günün açılışı Cuma gününe denk getirilerek Hacı Bayram Camii'nde namaz kılınacak ve Kuran'andan güç alınacaktır. 

Namazdan sonra Peygamberimizin Sakalı Şerifi alınarak Meclis'e gidilecektir. Toplantı öncesi kurbanlar kesilecektir. Meclis'in açıldığı her yerde Mevlidi Şerif okutulacaktır. 

Gazi Mustafa Kemal bu telgraftan sonra kısa ve öz bir telgrafı bütün Türkiye'ye ve askeri birliklere gönderiyor. 

22 Nisan 1920 ve altındaki önem şu dakika tehir edilmeyecektir. Nazilli'de Albay Refet Bey'e. Bursa'da Albay Bekir Sami Beyefendi'ye. 

Allah'ın inayetiyiyle 23 Nisan'dan itibaren bundan sonra en büyük merci TBMM'dir. Bu tarihten itibaren bütün sivil ve askeri makamların başvuracağı en yüce merci Büyük Millet Meclisi olacaktır. Yani darbeler değil milletin iradesi olacaktır. 

TBMM istiklal savaşımızın başarıyla sevk ve idaresini sağlamış ve ardından bu memleketin beyni ve kalbi durumuna yükselmiştir. 23 Nisan'ın yıl dönümü arefesinde şunun altını kalın çizgilerle çizerek şunu ifade etmek istiyorum: Hiç bir güç millet iradesinin üzerinde değildir. 



"EN BÜYÜK BEDELİ YOKSUL HALK ÇOCUKLARI ÖDEMİŞTİR" 

"TBMM İstiklal Savaşımızın başarı ile sevk etmiş, milletimizin o zor günlerinde hem yüreği hem aklı olmuştur. 23 Nisan arifesinde bir kez daha şunu ifade etmek istiyorum. Hiçbir kurum, hiçbir kişi TBMM'nin üstünde değildir. Millet iradesinin üstünde hiçbir irade yoktur. 

Her darbe sonrası en büyük bedeli yoksul halk çocukları ödemiştir. Gazi Mustafa Kemal'in heyecanını çiğnemişlerdir. Ak Parti iktidarının gerçekleştirdiği cesur adımlar sonrası artık hiç kimsenin attığı yanlış adımlar yanına kar kalmayacaktır. 27 Mayıs darbesi mahşeri manada mahkum edilmiştir. 12 Eylül nihayet sanık sandalyesindedir. Aradan 15 yıl geçmiş olsa da 28 Şubat sanık sandalyesindedir. Çıkmış Ak Parti bu darbelerden hangisinden etkilendi diyor. Ben cezaevine o talimatlarla girdim. Aksi taktirde talim terbiye kurmunun bir şiirinden dolayı bir belediye başkanı içeri atılır mı? Bu oralardan gelen talimatla oldu. Nereye kadar bu işin ucu dayanır bunu zaman gösterecek. Türkiye'de artık üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğü egemen olmuştur. 92 yıl önce Gazi Mustafa Kemal'in ilan ettiği gerçej Ak Parti iktidarında gerçekleşmiştir. Meclis çatısı altında bir kez daha tekrar ediyorum: Bütün sivil ve askeri kurumların başvuracağı en yüce kurum TBMM'dir." 



"28 ŞUBAT DÖNEMİNDE YUMRUKLARIMIZI SIKTIK" 

"28 Şubat döneminde yumruklarımızı sıktık, dudaklarımızı yerdik. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste der atalarımız. Büyük bir metanetle sabrettik. Başörtülü kızlar sabretti. Anadolunun sanayicileri sabrettiler. Aydınlar da sabrettiler. İnançlarımıza hakaret eden, emirle manşet atan, her gün milletin üzerine pislik atan o yayınlara metanetle sabrettik. Brifinglerde ayakta 10 dakika alkışlayanlar karşısında sabrettik. Ülkenin kaynaklarını hortumlayanlar karşısında da sabrettik. Bu gün mazlumun ahının ahesta aheste çıktığı gündür. Bağımsız yargının hiç bir baskı olmadan görevini yaptığı gündür. Ben buradan Ak Parti grubundan Türkiye'nin gençlerine sesleniyorum; Biz demokrasiye milli iradeye nasıl sahip çıktıysak sizler de aynı şekilde onlara sahip çıkacaksınız. Sizler diklenmeyecek ama dik duracaksınız. Siz darbeye alkış tutanları şapkasını alıp gidenleri değil milli iradeyi savunanları savunacaksınız. Türkiye artık bundan sonra böyle karanlık dönemler yaşamayacvaktır. Demokratik rejime kast edenler bundan sonra er ya da geç sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek ve bu millete kötülük yapamayacaktır. Biz intikam duygusunda değiliz." 




"HALKIN İRADESİNİ KÜÇÜK GÖRMEK SİZİN GENLERİNİZE İŞLEMİŞ" 

"CHP Genel Başkanı aynen şu ifadeyi kullanıyor; 'MGK kararlarına imza atanlar arasında Abdullah Gül de var. Herhalde sayın Gül dahil o dönemin siyasileri de ifade vermeye gelecektir'. Sayın Gül dün açıkladı benim bu kararlar altında imzam yok. Şimdi Kılıçdaroğlu bunu da bilmez. MGK tavsiye kararı alır. Bu karar Bakanlar kurulu'nda geçmediğinde bir karar özelliği taşımaz. Sayın Kılıçdaroğlu'nun SSK'yı nasıl batırdığını buradan belli. Çıkmış ben de 28 Şubat'ın mağduruyum diyor ama sen 28 Şubatçıların yeniden göreve getirdiği bir memursun. Halkın iradesini küçük görmek sizin genlerinize işlemiş. 

CHP 27 Mayıs'taki zihniyetinde kurtulabildimi. Geçen hafta CHP'nin tarihini aklayacam diye yola düştü yine boğuldu. Bakın 1940'lı yıllarda kitapların neden yasaklandığını anlatıyor; 'Yasaklanan bu kitaplardan biri türkçe Namaz sureleri isimli kitap. Belli ki sayın Kılıçdaroğlu Kunut dualarının ayet olmadığını bilmiyor. Siz kuran'ı süs diye duvarlara asarsanız kunut dualarını da ayet sanarsınız. Sayın Kılıçdaroğlu son dönemde dini konulara merak sarmışsınız. Hevesinizi kırmak istemiyorum. İstismar diyorsunuz ama esas istismar yaşamadığınız şeyi yaşıyormuş gibi davranmaktır. Kuran'ı Kerim'in seçmeli olarak okutulması ve Peygamber Efendimiz'in hayatını Anayasa Mahkemesi'ne götürecek mi göreceğiz. 

Böyle bir başkanı olan CHP'ye Allah kolaylık versin diyorum. "
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.