Şimdi Ne Olacak…

Dr. Seyit Hisoğlu yazdı...

Şimdi Ne Olacak…

 Suriye krizi Suriye Baas Partisi'ne sadık askerler ve bu partiyi iktidardan indirmek isteyen muhalifler arasında süre giden silahlı mücadeledir. Olaylar   Mart 2011'de başlamış ve Nisan 2011 tarihinde ülke çapına yayılmıştır. Bu mücadele, Arap Baharı olarak bilinen, Orta Doğu'daki daha geniş bir protesto hareketin parçasıdır ve amaç 1963 den beri Suriye’yi yöneten baas partisinin iktidarı bırakmasıdır. Muhalif güçler, merkezi bir liderlik olmaksızın direnişe geçtiğinden,ülke genelindeki hemen her kasaba ve şehirde yaşanan çatışmalar asimetrik savaş niteliğindedir.

Bu savaşta Beşar Esad yönetimi Rusya ve İran'dan askeri ve parasal destek alırken, muhalifler ağırlık olarak Katar ve Suudi Arabistan'dan az miktarda da Türkiye den  silah desteği almaktadır.Bu savaşta,Birleşmiş Milletler'e göre ölü sayısı Ocak 2015 tarihi itibarıyla 350.000'i aşmıştır.Bunun yanında insan hakları ihlallerinin, işkencelerin ve savaş suçlarının işlendiği ve bunun büyük kısmının Baas Partisi hükûmeti tarafından yapıldığı ortaya koyulmuştur.

Başlarda ılımlı muhalif grupların ve ardından da Kürt gruplar ile DEAŞ ve diğer radikal grupların rejimden pek çok bölgeyi ele geçirmiş, rejimin kalelerinden biri olarak adlandırılan Tartus ili dışında tüm ülkede çarpışmalar yaşanmaktadır. Genel olarak muhalefet kendi içinde üçe ayrılır. Genelde sadece rejimi devirip, demokratik sistem koymak isteyen normal muhalifler (her düşünce, millet ve dinden), kendini aşırı islamcı olarak yansıtan , şeriat düzenine yatkın muhalifler ve özgürlük isteyen Kürt muhalifler.Bu grupların tek ortak yönü devlet başkanı Beşşar Esed’ın devrilmesini istemeleridir. Rusya, Çin ve İran ,ile  Hizbullah ve beraberinde birkaç aşiretrejimin yanında savaşmaktadır.

Muhalifleri destekleyen ülkelerin Suudi Arabistan, Katar, ABD, Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, Libya ve Türkiye'dir. Çatışmaların başladığı zamandan bu yana, şiddet ve yaşam sorunları nedeniyle on binlerce sivil komşu ülkelere sığınmıştır. Suriye içinde 3.000.000'a yakın sivil mülteci durumuna düşmüştür. Suriye’de yaşanan iç savaşın perde arkasında Özellikle Türkiye ve diğer Ortadoğu ülkelerinin yanı sıra ABD ve Rusya’nın da çıkarlarını ilgilendiren doğalgaz projeleri bulunmaktadır. Suriye de,  Türkiye gibi enerjide kavşak noktası haline gelmek istemekte,  İran ve Rusya ile çok büyük projeler geliştirmeye çalışmaktadır. Ayrıca  Batılı devletler tarafından Ortadoğu da  yaratılmış  olan İsrail, ne kadar geri planda dursa da, Ortadoğu’da güçlü ve istikrarlı bir devlet istemediğinden, bölgedeki birçok huzursuzluğunun da baş aktörü olmaya devam etmektedir.

TÜRKİYE NEDEN SÜRECE DAHİL OLDU?

Türkiye yanı başında yaşanan trajediye kayıtsız kalmayıp önce sadece insani ihtiyaçlar şeklinde sığınmacıları kabul etti. Ayrıca  muhaliflere lojistik destek sağladığı da söylenmektedir. Bu durum Suriye ve Türkiye’yi karşı karşıya getirdi. Türk uçağı keşif yaparken Suriye sınırında düşürüldü, Türkiye topraklarına Suriye’den atılan bombalar isabet etti. Kısacası kapı komşumuzdaki yangın bize de zarar verdi. Bu zararı asgariye indirmek adına Hükümet Esad rejiminin bir an evvel devrilmesi fikrini savunmaya başladı. Bu süreçte gerek Esed yanlısı muhalifler, gerek mültecilerin durumu, gerekse bizzat Suriye yönetiminin tavırları Suriye ile bizi iki düşman ülke haline getirmiştir. Peki bu iki düşman ülke sınırlarında sürekli karadan yapılan tacizlerin karşılığı misli ile anında ateşle verilmiştir. Ayrıca sınırımız Suriye ve yandaşları tarafından defalarca havadan taciz edilmiş, sınır ihlalleri yapılmış, düne kadar havadan ihlallere müdahale edilmemiştir. Ama bardak bir gün taşacak ve bu ihlallere bir gün dur diyecektik ve dedik. Düşman olarak adledilen bir ülke topraklarından sınır ihlali yapan uçağın hangi ülkeye ait olduğuna bakmaksızın angajman kurallarını uygulanması aslında geç kalınmış bir müdahaledir. Devletimiz gereğini yapmıştır.Uçak Rusya’nın uçağı ama Suriye için Türk soydaşlarımızı bombalarken ,buna seyirci kalmamamızın normal olduğunu düşünüyorum.

Şimdi ne olacak dedik… Halkımız içinde korku yaratılmaya çalışılıyor. Rusya gazı keserse ne yaparız. Yahu İsrail’de yaşadığımız sorunda aynı insanlar batacağımızı aç kalacağımızı söylüyorlardı ama olmadı. Bu olayın tabi ki hasarı olacaktır, zarar görmeden kaoslar atlatılmaz ama Rusya’yı sanki gözümüzde fazla büyütüyoruz.Dolar karşısında ezilen ,en büyük geliri doğalgaz olan ve bunun çoğunu Türkiye’den sağlayan bir Rusya tabi ki misilleme için manevralar yapacaktır.ülkemizin enerji ihtiyacının %50 si doğalgazdan sağlanmakta ve doğalgaz ihtiyacımızın %75 maalesef İran ve Rusya dan sağlanmaktadır.Rusya doğalgazımızı keserse tabi ki sıkıntı olacaktır ama kesemez.Çünkü yapılan anlaşmalara göre Rusya’nın bizden gazı kesme şansı yok.Ukrayna savaşında savaşırken bile Ukrayna’nın gazını kesememiş olması bunun göstergesidir.Ayrıca 12 milyar dolar yıllık tüketimimizi Rusya hangi ülkeye satıp açığını kapatacağını da düşünmek lazım.Rusya ile ticari ilişkilerimizden bozulması beklenen diğer sektör inşaat sektörü olduğu bilinmektedir.Türk müteahhitler elbette sorun yaşayacaktır ama sorun çözülene kadar yeni olmasa da mevcut projelerin bitirtileceği kanaatindeyim. Putin turist olarak Türkiye’ye gitmeyin demiş.2014 de 4 milyon, 2015 de 2 milyon turist gelmiş Rusya’dan ve giderek artan Rusya krizi, dolar kurundan değer kaybeden ruble ye karşılık Rusya’dan gelen turist sayısı zaten azalmaya devam edecek ama turizm sektörü bundan etkilenecek. Ama sezona daha 5 ay var ve Türk turizmciler bunun önlemini alacak ve başka pazarlara yönlenecektir. Asıl sorun nerede yaşanacak dersek ,sorun gıda sektöründe yaşanacak. Putin yönetimi birkaç kez Türkiye ile savaşmayacağız dese de,soğuk savaş dün 1 Aralık tan itibaren beyaz et alımını durduracağını bildirdi.Ama bu buzdağını sadece görünen kısmı.3 milyar dolarlık meyve sebze ve gıda ithalatında beyaz et devede kulak gibidir.Bu diplomatik sorun çözülmez ise Rusya ilk önce ihracata giden bu gıdaları önce gümrük girişinde sorun yaratıp geciktirecek,sonrasında belki de geri göndermeye başlayacaktır.Evet dediğim gibi bu 3 milyar dolarlık ihracat inşaat veya diğer dış kaynaklı sektörlerden farklıdır.inşaat sektöründe Rusya sadece müteahhitlik ve işçilik bedeli öderken ve bu paranın yine büyük kısmı Rusya da kalmaktadır. Gıda ithalatı bizzat Rusya dışına çıkan  ve ülkemizin kasasına giren paradır. Putin halkına domates yemeyin ölmezsiniz der ev buda işine gelebilir. Oluşacak olan bu kriz Akdeniz bölgesini tamamını bizzat ilgilendirmektedir.

  • Sonuç olarak iki ülkenin de birbirine ihtiyacı vardır. Suriye sınırında yaşanan sorun Suriye’nin sorunu olarak kalmalıdır. Gerekli diplomatik görüşmeler yapılıp kriz biran önce çözülmelidir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.