''Suriye'nin ilk vuracağı yer biziz"

Rusya'da gerçekleşen G20 zirvesinde basın toplantısı düzenleyen Başbakan Erdoğan Suriye konusunda çarpıcı açıklamaların yanında Suriye'nin ilk vuracağı yer biziz dedi.

''Suriye'nin ilk vuracağı yer biziz

  Suriye'ye yönelik operasyona desteği savaş çığırtkanlığıyla niteleyen muhalefete Başbakan Erdoğan, "Komşuda yangın başlamıştır. İlk vuracağı yer biziz. O yüzden yangını söndürmemiz lazım." diye cevap verdi.

Başbakan Erdoğan, Rusya'nın St. Petersburg şehrinde düzenlenen G20 zirvesiyle ilgili bir basın toplantısı gerçekleştirdi. İşte o konuşmadan öne çıkan başlıklar:

"Suriye rejiminin halkına yönelik katliamı, zirveye katılan hemen her lider tarafından dikkatle takip ediliyor ve Şam'a yönelik bir operasyonun son derece gerekli olduğunu liderler de ifade ediyor. Tabii bunun nasılı, niçini, zamanlaması, Birleşmiş Milletler misyonunun raporunu vermesi ve burapora dayalı olarak bir adımın atılmasının daha burada önemli olduğu noktasında bir yaklaşım var.

BELGELER ORTADA

Kimyasal silahlar üzerinde durulurken öbür tarafta 100 bin insanın bir kenara konuluyor. Göç var gözardı ediliyor. Bombalanmak süretiyle öldürenler suç işlemiyor mu? Göçe zorlanan 7 milyon insan. Göçe zorlayanlar suç işlemiyor mu? Suç layihasında yerleri var.

21 Ağustos gece 22.30. 1700 kadar çocuk, kadın, erkek kimyasal silahlarla öldürülüyor, ama bunu kimin yaptığına dair değişik havalar var. Belgelere bakıyoruz, gerekse çekilmiş fotoğraflara bakıyoruz. Füzelerin kasyum dağından atıldığı ortada. Bunları görmeyenlerin tarihe borcu olduğunu hesap vereceğini doğrusu hatırlatıyoruz.

İKİ FOK BALIĞI ÖLÜNCE

Bir iki fok balığı ölünce dünyayı ayağa kaldıranlar yüzbinlerce insan karşısında sessiz durmak siyasilere yakışacak durum değil diye düşünüyorum.

ESAD GİDİNCE DAHA İYİ OLACAK

Şöyle bir soru geliyor; ’Esed giderse ne olacak?" Çok daha iyi olacak. Kendi halkını bombalayan kimyasal silah kullanan zalimden daha kötü olmayacak.

İLK VURACAĞI YER BİZİZ

Bizim yaptığımızı savaş çığırtkanlığı olarak nitelendirmek doğrudan doğruya Esed rejimine destek vermektir. Bu insanlara karşı insani sorumluluğumuz var, iki komşuluk noktasında sorumluluğuz var. Komşuda yangın başlamıştır ilk varacağı kim, biziz. O yüzden yangını söndürmemiz lazım.

Halk kaçıyor, bize geliyor. Bunu nasıl görmezden gelebiliriz. Çocukların kimyasal silahlarla öldürülmüş görüntülerine hangi vicdan el verir

MASUMLARIN ÖLÜMÜNE GÖZ YUMMAK KATİLLERİ TEŞVİK ETMEKTİR

Kurda merhamet kuzuya zulümdür. Biz bunu yapamayız. Bundan sonra ölecek masumlara göz yummak katilleri teşvik etmektir. CHP'nin Şam yönetiminin sırtını sıvazladığını biliyoruz. MHP'nin CHP ile aynı dili kullanması düşünülmesi gereken bir durumdur. Biz bugüne kadar ilkelerle hareket ettik, yine ilkelerle hareket edeceğiz.

ORTAK OPERASYON YOK

Burada şu andaki görüntü BM Güvenlik Konseyinin kararı olmadığına göre zaten ortak bir operasyon olmaz. Ancak oluşturulabilecek bir koalisyon gücünün ortak operasyonu olur. Bu koalisyon güçleri 3 ülke olur, 5 ülke olur, velhasıl böyle bir şey ancak olabilir. Rusya ve Çin ile de şu anda bizim diyaloglarımız devam ediyor, devam edecek. Onların, özellikle Rusya'nın şu anda takıldığı konu kimyasal silah noktasında bir belgeler, iki kim tarafından kullanıldığı. Kendileri, Rusya hala bu işin yani Beşar Esed tarafından kullanıldığını kabullenmiyor.

SURİYE HALKI EL NUSRA'YA PRİM VERMEZ

Hür suriye ordusu El Nusra'yı kabul etmiyor. Benim tanıdığım Suriye halkı aşırı güçlere prim vermez. Suriye'yi bekleyen en büyük tehlike mezhep savaşıdır. Oluşacak seçim sonrası kurulacak dönemde aşırı güçlerin üzerine gidilecektir benim inancım bu.

SÜRECİ BOZANLAR TARİHE HESABINI VEREMEZ

Siyasi kanatın beyanları farklı dağdakilerin beyanları farklı. İyi polis rol polis rolünü paylaşmışlar. İşimize bakacağız, yol haritası neyse yürümeye devam edeceğiz. Kararlarımızda samimimiyiz. Türkiye'nin terör belasından kurtulması gerekiyor. Kürt kardeşlerim artık bıktık diyor. Huzur dolu dönemin geri dönmemek üzere devamını istiyorlar. Elimizden geleni yapacağız, süreci bozanlar tarihe bunun hesabını veremezler.

Ötekileştirme kavramı çok moda kavram. Kimlerin kimleri ötekileştirdiği ortada. Danıştay'ın verdiği karar ortadayken, barolar birliği başkanı farklılıklar zenginliğimizdir diyor, öbür taraftan baroda avukatlık mesleğini yapacak kişiye kimlik vermekten kaçınıyorlar.

ODTÜ'DEKİ TACİZ: BEDELİNİ ÖDERLER

Türkiye'de sol her zaman ötekileştirmiştir. Şu anda da ne yazık ki ODTÜ'deki bu zihniyeti çok açık, net ortada görüyoruz ve bu ülkenin evlatlarına karşı burada böyle bir ötekileştirme gayreti kampanyası yürütülüyor. Tabii konuyla ilgili olarak öyle zannediyorum ki YÖK gereğini yapacaktır ve konuyla ilgili olarak bizler de gereğini yapacağız. Niçin polisin üniversitelerde görev alması gerektiğini söylemişin. Özel güvenliğin sivil polis olay müdahale etmiyor. Niçin polisin görev almasını istediğimi bu olay ispatlamıştır.

Böyle bir şey olabilir mi? O üniversite herkesin. Bahçe bekçisi gibi dolaşıyorlar. Böyle bir şeye müsade etmemiz mümkün değil. Buna kimse mani olamaz. Gereği yapılır ve sonuna kadar takip edilir. Özledikleri Türkiye çok geride kaldı. Düşünce inanç özgürlüğü vardır. Mani olanlar ise bedelini öderler. Sonuna kadar takipçisi oluruz.

ODTÜ'DEKİ YOL ÇALIŞMASI

ODTÜ’de büyükşehir belediyemizin yol çalışması var. Bir grup genç, yol yapımını engellemeye çalışıyor. Kimin nerede durduğunu göstermesi açısından bu çok önemli. Güvenlik güçleriyle ön açılacak, bu yollar da yapılacak.

BAŞKANLIK SİSTEMİ

Yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili başkanlık sistemi bizim olmazsa olmazımız değildir. Bu konu üzerinde tartışmak günah değildir. G20 zirvesine katılan ülkelerin yüzde 80'i başkanlık sistemiyle yönetiliyor.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.