Tehlikeyi bilenler önlemini almadı!

Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) raporu açıklandı...

Tehlikeyi bilenler önlemini almadı!

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün talimatıyla, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesinde kamu görevlilerinin sorumluluğunu araştıran Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) raporu açıklandı.

649 sayfalık rapor Başbakanlık ve olayı soruşturan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na da gönderildi. Köşk’ün internet sitesinden sonuç bölümündeki bazı yerler siyah bantla kapatılarak yayımlanan raporda, Dink suikastindeki kamu görevlilerinin sorumluluğu şöyle vurgulandı:

Zincirleme eylemler

“Hrant Dink’e yönelik bir tehlikenin varlığının Emniyet ve Jandarma personelince öğrenilmiş olduğu, Dink’in korunmasına yönelik istihbarat birimlerinin gerekli çalışmaları yapmadığı ve işbirliğine gitmediği, idari makamların Dink’e yönelik riskleri bilebilecek durumda olmalarına rağmen, her kademedeki sorumluların tehlikeyi önlemek için gereken tedbirlerin alınmadığı, yaşam hakkının korunması konusundaki pozitif yükümlülüğün yerine getirilmediği ve böylece ağır bir kamu hizmet kusurunun oluşumuna neden olunduğu değerlendirilmiştir. Olayın tespit edilebilen failleri ile ihmal ve kusuru olan kamu görevlileri açısından soruşturmaların derhal başlatıldığı, kamu görevlilerinin soruşturulması hususunda izlenen yöntemlerdeki hatalar/yanlışlıklar ve diğer eksiklikler sebebiyle yürütülen soruşturmalardan etkin bir sonuç alınamadığı kanaatine ulaşılmıştır. Kamu görevlilerinin ihmal ve kusurlu davranışlarının, adli yargı organlarınca soruşturulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.”

Mahkeme sınırlandı

Kamu görevlilerinin birbirini takip eden ihmallerinin bütün halinde incelenmesi gerekirken ayrı ayrı incelendiği, bunun da kamu görevlilerinin süreçteki eylemlerinin ciddiyetinin kavranamamasına yol açtığı vurgulanarak şöyle denildi:
“Bu yöntem, her bir idari birimce ihmal ve hatalarının başka birimlere yükletilmeye çalışılması gibi reflekslere sebebiyet vermiştir. İdari soruşturma süreçlerine rağmen herhangi bir sınırlama olmaksızın görevi kötüye kullanma ve ihmal gibi görülen fiillere ilişkin delillerin savcılıkça toplanması gerekirdi. Böyle yapılmaması nedeniyle bir bakıma adli yargı yerinde görülmüş olan ana davada ilgili mahkemenin delillere ve gerçeğe ulaşma kapasitesi sınırlandırılmıştır. Böylece kamu vicdanını tatmin etmeyen bir dava sonucu ortaya çıkmıştır. Zımni kurumsal korunma ve örtülü dokunulmazlıklar giderilerek kamu görevlileri arasında hesap verilebilirlik sağlanmalıdır. Gerek Dink’in öldürülmesi öncesinde gerekse olayın sonrasında varlığına ilişkin kuvvetli şüphe bulunan ve raporun önceki bölümlerinde ayrıntılı olarak belirtilen kamu görevlilerinin bazı ihmal ve diğer nitelikteki fiillerinin de doğrudan adli yargı yerlerince ana cinayet davası kapsamında soruşturulmasının ve yargılanmasının zorunlu olduğu değerlendirilmektedir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.