Turgut Özal zehirlenerek öldü!

Yıllardan beri merhum Turgut Özal’ın ailesi tarafından savunulan sır perdesi son raporla aydınlığa kavuştu.

Turgut Özal zehirlenerek öldü!

Yıllardan beri merhum Turgut Özal’ın ailesi tarafından savunulan sır perdesi son raporla aydınlığa kavuştu. Rahmetli Cumhurbaşkanı Özal’ın açıklandı gibi kalp krizi nedeniyle ölmediği ve zehirlenerek hayatını kaybettiği rapor sonuçlarında açıklandı.

Adli Tıp raporuna göre Cumhurbaşkanı Özal’ın ölüm nedeni kalp krizi değil. Vücudunda zehir var ancak ölümüne neden olup olmadığı tespit edilemedi.

‘KALP KRiZiNDEN ÖLMEDi’

Tamamı 380, sonuç bölümü ise 12 sayfadan oluşan Adli Tıp raporuna göre Cumhurbaşkanı Özal’ın ölüm nedeni kalp krizi değil. Vücudunda zehir var ancak ölümüne neden olup olmadığı tespit edilemedi.

Turgut Özal’ın ölümü ile ilgili Adli Tıp Kurumu Raporu UYAP üzerinden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ulaştı. 380 sayfalık 12 sayfa sonuç bölümü olan rapor Savcı Kemal Çetin Başkanlığı’ndaki heyet tarafından inceleniyor. Raporda yer alan bazı ifadelere BUGÜN ulaştı. Buna göre merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölüm nedeni kalp krizi değil. Adli Tıp Kurumu zehir tespiti yaptı ancak ölüme bu zehrin neden olup olmadığını tespit edemedi. Merhum Özal’ın kullandığı ilaçlar tespit edilerek raporda yer aldı. Adli Tıp Kurumu Başkanı Haluk İnce, Savcılığın istemesi halinde başka kurumlara da test yaptırabileceğini söyledi. Savcılığın teknik olarak desteğe ihtiyacı olması durumunda bu desteği verebileceklerini kaydetti.

ÇALIŞMAYA GÜVENİYORUM

Adli Tıp Kurumu Başkanı Haluk İnce, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümüyle ilgili raporda analizlerin ve sonuçların olduğuna dikkati çekti. İnce, “Sadece şu kadarını söyleyeyim, o analizleri yapabilecek laboratuvar sayısı çok fazla değil dünyada. Bunlar çok hassas analizler... Ben kurumumla, çalışanlarımla gurur duyuyorum. Çok güzel şeyler yapıldı” dedi. Raporla ilgili açıklama yapmadıklarını belirten İnce, “Başlangıçta neredeysem aynı noktadayım. Güzel bir çalışma yapıldı. Rapor oybirliğiyle çıktı” diye konuştu.

KARARTMAYA ÇALIŞANLAR ALTINDA KALIR

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal, Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı rapora çok sert tepki gösterdi. Olayın araştırılmasından rahatsız olanların raporun hazırlanışı sırasında baskı yaptığını öne sürdü.

TurgutÖzal’ın otopsi raporuna ilişkin olarak Bugün TV'ye konuşan Ahmet Özal, çok sert açıklamalar yaptı. Raporu karartmaya çalışanlara 'uyarıyorum' diye seslenen Özal, "Birileri bu işle oynayamaya kalkarsa hiçbir zaman bunu değiştiremezler bunun altından da kalkamazlar" ifadesini kullandı.

SORUŞTURANLAR ÖLDÜ

Rapor konusunda baskılar olduğu yönünde bilgilerin kendisine de ulaştığını belirten AhmetÖzal, "Rapor nasıl çıkarsa çıksın hiç önemi kalmadı. Bundan sonra önemli olan Cumhurbaşkanımızın DDK'yı hareketlendirmesi" dedi. 1988'deki Turgut Özal suikastı ile ilgili yargılanan tek ismin KartalDemirağ olduğunu hatırlatarak şöyle devametti: "Çok enteresandır o soruşturmayı yürüten savcılar, hakimler sırayla 39 yaşında kalp krizinden öldü. Araştırılması gereken 90- 95 arasıdır. 93'te UğurMumcu ile başlayan Madımak ile devameden Ahmet TanerKışlalı hatta Çetin Emeç'in öldürülmesi de bu zincirin halkalarıdır. Böyle bir derin yapılanmadan bahsediyorsunuz. Ergenekon, Balyoz operasyonu halkın önüne oynamak için atılmış kırıntılardır."

9 AY ÖNCE ZEHRİ BİLDİ


Adli Tıp'ın son derece güvenilir, ciddi ve bilimsel bir kurumolduğunu söyleyen Ahmet Özal, Adli Tıp'tan şüphesi olmadığını vurguladı. Adli Tıp incelemesi sonrası değerlendirmeyi yapan 1. İhtisas Komisyonu ile ilgili endişelerini aktaran Özal, "O komisyona baktırıldığı kanaatindeyim. Bunun değerlendirmesini yapacak olan sadece 1. İhtisas Kurulu olmaması lazım. Yurtdışında, Türkiye'de bu işin uzmanı hocalar var. Bu bulguları onların önüne de açmamız lazım. 4 zehirden bahsediliyor.Ne enteresandır ki 9 ay önce şubat ayında Malatya'daki Zirve davasında verdiği ifadede babamın zehirlendiği o dörtmaddeyi tek tek biliyor. Peki 9 aydır nerede bu savcı, nerede rapor? DDK raporunda bile yok bunlar. Bu uzman çavuş, babamın üzerinde çıkan 4 zehri tek tek nasıl biliyor" diye konuştu.

ZİRVE TANIĞI: RADYOAKTİF İLAÇ VERDİLER

Ahmet Özal'ın da bahsettiği Zirve davası sanığı ve gizli tanık eski Uzman Çavuş İlker Çınar, 5 Şubat'ta Malatya savcısına verdiği ifadede Özal'ın ölümüyle ilgili çarpıcı iddialar ortaya atmıştı. Çınar, "Her ne kadar kamuoyunda kaza gibi görünse de Eşref Bitlis'in ölümü ile kalp krizinden öldüğü bildirilen Turgut Özal'ın ölümlerinin de bu şekilde değil, bir suikast olduğunu TUSHAD'a girdikten sonra yapılan konuşmalarda bizzat duydum. Kalp krizine yol açacak ilaçlardan olan ve her Beyaz Kuvvet mensubunun da bildiği ve bulundurduğu Polonyum 210 ve Amerikyum 241 isimli radyoaktif ilaçlar Özal'a verilmişti. Bu ilaçlar nedeniyle kalp krizinin meydana gelmesi sonucu Turgut Özal vefat etmiştir. Bu ilaçların kanda yapılan kontrollerinde tespitinin zor olduğunu biliyorum" ifadelerini kullandı.

NE DEDİLER


Adli Tıp Kurumu'nun eski cumhurbaşkanlarından Turgut Özal'ın ölümüyle ilgili hazırladığı rapor siyasetçilerin tepkisini çekti. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Adli Tıp Kurumu'nun 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümüyle ilgili raporunun, şüpheleri ortadan kaldırmadığını ifade ederek, ''En azından benim şüphelerim devam ediyor'' dedi. Bozdağ, ''Vücutta zehir varsa bu zehir nereden geldi? Vücudun kendisi mi yaptı'' diye sordu. Bozdağ, ''hem zehir var hem zehirlenme yoktur'' denilirken, bu konuda bir açıklama görmediğini ancak merak ettiğini söyledi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş da Adli Tıp Raporu’nda bir tereddüt olmadığını, Turgut Özal’ın zehirlendiğini belirtti. MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri de, “Adli Tıp Kurumu'nun kafası, basın mensuplarının kafasından daha karışık'' dedi. MHP'li Yeniçeri, ''Adli Tıp Kurumu, kucağımıza çocuk atıyor, 'Zehir var zehirleme yok...' gibi birtakım yaklaşım biçimiyle kamuoyunun kafası karma karmaşık hale getiriliyor" diye konuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.