Turgut Özal'ın kalp krizi geçirmesi uzak ihtimal

Suikast iddianamesinde Turgut Özal'ın kalp krizi geçirmesi 'uzak ihtimal' olarak değerlendirildi.

Turgut Özal'ın kalp krizi geçirmesi uzak ihtimal

Ölümü sırasındaki bulguların toksik kimyasal madde zehirlenmesinin belirtileri olduğunun altı çizildi.

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a suikast iddianamesinde çarpıcı ayrıntılara yer verildi.

Özal'ın kalp krizi geçirmesinin uzak ihtimal olduğunun altı çizildi. Rahatsızlığı ve ölümü sırasındaki bulguların toksik kimyasal madde zehirlenmesi olarak bilinen 'organofosfat zehirlenmesi' belirtileri olduğu ifade edildi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün görevlendirdiği Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) Merhum Özal'ın sağlık haritasını çıkardığına da dikkat çekildi.

TOKSİK ZEHİRLENME

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen 'Özal'a Suikast İddianamesinde' merhum Cumhurbaşkanı'nın ani kalp ölümü olasılığının uzak bir ihtimal olarak görüldüğü ifade edildi.

DDK tarafından Özal'ın gerek Türkiye, gerekse Amerika'daki tüm sağlık verilerinin toplanarak sağlık haritasının çıkartıldığı kaydedildi.

Savcılık, DDK Raporu'nun 'Özal'ın ölümünde kalp dışı ve özellikle de doğal ölüm nedenleri dışındaki ihtimallerin düşünülmesi gerektiği' şeklindeki tespite vurgu yaptı.

Özal'ın rahatsızlığı ve ölümü sırasındaki bazı bulguların ise, toksik kimyasal madde zehirlenmesi olarak bilinen 'organofosfat zehirlenmesi' belirtileri olduğunu dikkat çekildi.

İddianameyi hazırlayan Ankara TMK 10. maddesiyle görevli Cumhuriyet Savcısı Kemal Çetin, Özal'ın ölümünün ardından kan örneği alınarak bazı testler yapıldığını ve bu testlerin hasta dosyasında bulunmadığını belirtti.

OTOPSİYE ALTIN STANDART TESPİTİ

Özal'ın ölüm raporu ve gömme izin belgesinde birbirinden farklı tanıların yazılması nedeniyle hekimler arasında kesin ölüm nedeni hakkında kanaatin oluşmadığı aktarıldı.

Savcılık, bu durumun Özal'ın ölümünü 'şüpheli ölüm' yaptığını belirtti.

Özal'ın gerçek ölüm nedeninin tahmini değerlerle hesaplandığı belirtilirken ölüm nedenine ilişkin herhangi bir çalışma yapılmadığı kaydedildi.

Kesin ölüm nedeninin belirlenmesinde otopsinin 'altın standart' olarak kabul edildiği ifade edildi. Bu kapsamda 'Cumhurbaşkanının şüpheli ölümünün adli makamlara bildirilmesinin zorunlu olduğu şüpheli ölümlerde otopsi yapılıp yapılmaması kararını hekimlere veya aile ait bir karar olamayacağı' vurgulandı.

Yapılacak 'keşif ve ölü muayenesinin' ardından otopsi yapılıp yapılmayacağına Cumhuriyet Savcısı'nın karar vermesi gerektiği vurgulanan iddianamede, adli makamlara olayın bildirilmemiş olmasının yasalara aykırı olduğu belirtildi.

TÜRKİYE'NİN MENFATİ İÇİN

Özal'ın hayatına ilişkin önemli ayrıntılara da iddianamede yer verildi.

Özal'ın 1965 yılında gerek özel sektörde gerekse kamuda aldığı görevlerde, Türkiye'nin ekonomik hayatında önemli yer tuttuğu belirtildi.

Özal'ın 1983'te Başbakan olduktan sonra Polis Vazife Salahiyetleri Kanunu'nu (PVSK) değiştirerek Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı'nı kurduğunun altı çizildi. Özal'a Kartal Demirağ tarafından silahlı saldırı düzenlendiğini belirten Savcılık, Özal'ın olayın arkasındaki ismi bildiği halde Türkiye'nin menfaati için üzerine gitmediğine yer verdi.

ABD BAŞKANI KATILMADI

Özal'ın Irak politikalarına da değinilen iddianamede Merhum Cumhurbaşkanının vefatının ardından, "Ülkede bayraklar yarıya indirilmiş, yüz binler cenazeye akın etmiştir.

Dönemin ABD Başkanı, Turgut Özal ile yakın dost olan George H. Bush beklentilerin aksine cenaze törenine katılmamıştır" denildi.
KAYNAK: BUGÜN GAZETESİ
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.