"Vanlı Kardeşlerimden Rica Ediyorum..."

Başbakan Erdoğan neler dedi...


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan ikinci Van depremi açıklaması...

Başbakan Erdoğan, Atatürk Kapalı Spor Salonu'nda, Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın düzenlediği 111 tesisin toplu açılış töreninde konuşma yapıyor. 

Türkiye 2. kez prefabrik ev ve çadır yardımı için uluslararası çağrı yaptı. 

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları; 

Van'da yaşanan depremler sonucu Bakan arkadaşlarım dahil tüm imkanlarımızla bölgedeyiz, bakan arkadaşlarımdan şu an dört arkadaşım orada birlikte değerlendirmeleri yapıyorlar ve bundan sonra ki süreci nasıl değerlendireceğiz, nasıl adımlar atmamız lazım bunun kararlarını kendileriyle birlikte müzakere edip ona göre adımları atacağız. 

Van'lı kardeşlerim müsterih olsunlar, biz onların acısını çok iyi biliyoruz. Var gücümüzle, imkanlarımızı zorlayarak Van'lı kardeşlerimizin yanında olmaya çalışıyoruz, kimseyi bu kış gününde aç ve açıkta bırakmayacağız. Allah'a şükür ısıtıcı, battaniye ne gerekiyorsa bölgede hızla tesis ettik, etmeye devam ediyoruz. 

Van'lı kardeşlerimden rica ediyorum, lütfen hasarlı binalara girmeyin, yaklaşmayın. Artçı depremler devam ediyor, bilim adamlarımızın tespitlerine göre bir süre daha devam edecek. 

Ben sadece Van'lı kardeşlerimin değil tüm vatandaşlarımızın dikkatini bir yöne çekmek istiyorum, Türkiye bir deprem bölgesidir, geçmişte Erzincan'da, Samsun'da, İstanbul'da çok büyük depremler yaşandı o zamanlar ulaşım bu kadar kolay değildi ama son yıllarda başta Sakarya, Düzce, Çankırı, Bala, Simav depremlerini bütün Türkiye aynı anda öğrendi, gelişmeleri an be an izledi. 'Bana bir şey olmaz,' bu anlayışla davranma lüksümüz yok, deprem anında, deprem sonrasında nasıl hareket edeceğimizi bilmemiz, öğrenmemiz gerekiyor. Ev ya da iş yeri alırken, kiralarken, yaptırırken birgün deprem olacağını hesap etmemiz gerekiyor kısacası depremle yaşamayı ama tedbirli yaşamayı artık topyekün, bilinçli bir şekilde hayatımıza yerleştirmemiz gerekiyor. 

Artık tek tek kendimizi de sorgulamak durumundayız, eğer 1903'te Malazgirt'te ki depremden ders çıkartılsaydı 1939'da büyük Erzincan'da o kadar can kaybı olmayabilirdi, 1966'da 2 binin üstünde vatandaşımızı kaybetti, 1976'ta Muradiye'de 3 binin üstünde vatandaşımızı kaybettik bunun üstünde Sakarya, Gölcük, İstanbul depremlerinde 17 binin üstünde vatandaşımızı kaybettik, biz depreme duyarsız kalamayız, hükümet olarak en başından itibaren bunlara ilişkin çalışmalar yapıyoruz. 

Deprem bahanesiyle rant elde etmeye çalışan provokatörler depremzede değil. Menfaat ve çıkar amaçlı adımları bir kenera bırakarak depreme dayanıklı yapıları inşaa etmemiz lazım. Yasal süreci de çalıştıracağız. 

Kim oturma izni vermişse onlar hakkında da soruşturma başlatacağız. Bunların nedeni ve niçini konusunda ilgili mercilerin duracağına inanıyorum. 

Bu depremler sebebiyle rant yakalamaya çalışan çevrelere sesleniyorum, bunların bir katkısı söz konusu değil bunlar depremzede de değil bunlar sadece burada ki süreci provake etmeye çalışan çevreler. Oraya emeğine koyan tüm güçler birde onlarla uğraşıyor, bizim işimiz var orada öyle bir durum söz konusu olmuş bu evlerin yapımında, inşasında herkes hesabını, kitabını çok iyi yapmalı ve menfaat, çıkar odaklı adımları bir kenara bırakmalı ve yaptığımız binalarda hasara dayanıklı deprem odaklı herşeyi hep beraber götürmeliyiz. Biz burada yasal süreci de çalıştıracağız, burada kim oturulabilir onayı verirse hepsi hakkında gereken yapılacaktır. Bizler raporlara uymak zorundayız, dolayısıyla bunların nedeni, ne içini üzerinde de ilgili mercilerin üzerinde duracağını düşünüyoruz. 

Bugün 11.11.2011 tarihinde 111 büyük tesisi bugün bu salondan ülkemizin, milletimizin, şehirlerimizin hizmetine sunuyoruz. İklim şartları uygun olmadığı için gidipte en büyük yatırım olan yerden açılışı yapabilrdik ama Ankara'dan yapalım buradan uydu aracılığıyla yapalım. Bugün 8 milyar 365 milyon dolarlık bir yatırımın açılışını yapıyoruz yani eski parayla 8 kattrilyonu geçen bir yatırım. 

İstanbul'a başkan seçildiğimde kent susuzluktan kırılıyordu. Küvetlerde su biriktiriliyordu. Musluk açıkken o malum sesten başka ses gelmiyordu. Şimdi İstanbul'un su problemi 2050 yılına kadar çözüldü. İzmir'in su sorunu çözülemiyordu. Biz GÖRDES projesini 2010 yılında biz bitirdik. Bizim işimiz değildi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Remzi Samsun/ - 5 yıl önce
sagol basbakanim,sevgiler saygilar hurmetler.