Yansın yıkılsın Avrupa…

Yener Yanık yazdı...

Yansın yıkılsın Avrupa…

Delikanlı olun ciğerimi yiyin dedi Uzun Adam Kasımpaşa jargonuyla Merkel’e.
 
Laf Merkel’e gitti gibi gözükse de aslında kastedilen bütün Avrupa idi.
 
 
Ne hayâsızcatahaşşüt ki ufuklar kapalı
 
Nerde gösterdiği vahşetle bu bir Avrupalı
 
Dedirir yırtıcı his yoksulu sırtlan kümesi
 
Varsa gelmiş açılıp mahbesi yahut kafesi
 
 
Mısralarıyla bunların ciğerinin beş para bile etmediğini özetliyor bir asır önce Milli Şair…
 
Hepsinin geçmişi sırtlanı bile gölgede bırakacak vahşiliklerle hemhâldır.
 
Fransa- Almanya- İngiltere- İtalya- İspanya- Yunanistan- Belçika – Danimarka- Kıbrıs Rum Kesimi katliam ve soykırım denilince bu işin piri olan devletler olarak Avrupa tarihine geçmiştirler.
 
İşin Avrupa tarafı bu… Bunlardan aşağı kalmayan Rusya – Amerika- Çin ise “ itin itten farkının olmadığı” en kanlı devletler…
 
Ülke ülke gidelim de bunların ne kadar adi, vahşi ve katil olduklarını belgelerle sunalım.
 
Fransa: 1830 yılında Cezayir’i işgal etti. 132 yıl boyunca süren bu işgalde 1954- 1962 yılları arasında 1, 5 milyon Cezayirliyi katletti.
 

 
Aynı Fransa I. Dünya Savaşında 900 bin Afrikalının ölümüne de sebep oldu.
 
Almanya: 1933-45 yılları arasında Büyük Alman İmparatorluğu’nu kurmak ve mükemmel Alman ırkını yaratmak hedefiyle diğer milletlerden ve etnik gruplardan 21 milyon insanı topluca kurşuna dizerek, toplama kamplarında, fırınlarda yakarak, gaz odalarında zehirleyerek soykırıma uğrattı.
 

 
 
 Gerek Almanya gerekse de Almanların işgal ettiği diğer ülkelerde yaşayan 2 milyon Yahudi sistematik bir biçimde vurularak, asılarak, yakılarak ve zehirlenerek öldürüldü.
 
İngiltere: 1788-1938 tarihleri arasında sömürgeleştirmek amacıyla gittiği Avustralya’da yerleşik yerli halk Aborjinleri sistematik olarak yok etti. İngilizlerin; aralarına salgın hastalık yaydığı, bununla da yetinmeyip yemeklerine zehir katarak yok etmeye çalıştığı 750 bin Avustralya yerlisinden geriye sadece 31 bin kişi sağ kalabildi.
 
Ayrıca Hindistan’da yaptığı Amritsar katliamı… Ve bu ülke üzerinden uyguladığı kültürel soykırım…
 
Elle dokunan ve çok değerli olan Hint kumaşı ile rekabet edemeyen İngilizler, bunun önüne geçmek için elli binden fazla Hintli terzi ustasının düğüm atan başparmaklarını kestirecek kadar adileşmeyi yeğledi.
 
 
Ve şimdi buraya dikkat edin… Elli bin terzinin başparmağının kesilmesivahşiliğine kapitalizmin önünde heykel gibi duran komünist felsefenin piri Karl Marx alkış tuttu ve dedi  ki 18 Haziran 1853 günkü New York Daily Tribune’de “ uygarlaştırıcı, ilerici ve devrimci bir uygulama”
 
Bizdeki uç sol direklerin, ezilen işçi sınıfı dediği, yaşasın halkların kardeşliği sloganıyla kendinden geçtiği ve bütün bunların ana damarı olan Marx ve Vahşi kapitalist İngilizler böyle bir aşağılık adamlar işte…
 
Osmanlıyı yıkan İngiliz aklı, bugün Osmanlı’dan arta kalan kırk iki ülkenin tamamında akan gözyaşından da sorumlu tek ülkedir.
 
 
İspanya: İspanya diktatörü Francisco Franco, ülkesinde 30 bin muhalifini öldürttü.
 
İspanyollar Amerikalılarla birlikte milyonlarca Kızılderili’yi katletti.
 
Rumlar: Rumların 1912 de başlayan dahasonra 1963 yılında Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak için kurdukları EOKA ile devam eden ve 1974 Kıbrıs Barış harekâtına kadar süren Türk katliamları…
 
Kıbrıs’a giderseniz Lefkoşe’deki “Barbarlar Müzesi”ne bir zahmet uğrayın. Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın eşinin ve çocuklarının banyo küvetine sokularak ( aşağıdaki fotoğraf- 1963 yılı Kanlı Noel ) vahşice katledilmesinden dolayı vahşetin gerçekleştiği o evi bir görün ve Rum vahşetini bir yaşayın.
 

 
Ayrıca Atlılar ve Karıncalar köyünde Rumların kadın, yaşlı ve çocukları nasıl katlettiğini de o günlerin canlı tanıklarından bir dinleyin.
 
Yunan- Bulgar- Sırp: Tarihin en büyük katliamlarından olan ama bize yapıldığı için pek de zikredilmeyen Balkan Katliamları ( 1830- 1915 ) içimizin en büyük yaralarındandır. Yüzlerce yıl bir arada iç içe yaşadığımız ve hiçbir şekilde zarar vermediğimiz bu devletlerin ( Yunan- Bulgar- Sırp )  bize karşı yaptığı bu soykırımlar tarihin en acı en vahşi katliamlarıydı.
 
Yunanlıların 1826’ da Mora’da yaşayan 20 bin Türk’ü katledişi, Lozan’ın ardından gerçekleşen mübadeleyle etnik ve kültürel bir soykırım başlatışı ve bunun sonucunda 400 bin Türkün bölgeyi terk edişi zihnimizden silinmedi.
 
Bulgarların Tuna’yı Türk kanıyla akıtması da aynı şekilde içimizden gitmedi.
 
Sırpların Müslüman Boşnakları 1992- 1995 yıllarındaki katli de çok trajikti. Hem de Avrupa’nın tam göbeğinde hem de koskoca üç yıl…
 
 Üç yıl bu kanı seyretti medeni dediğimiz aşağılık Avrupa…
 

 
Sırp Kasap Karadzic’in Birleşmiş Milletler askerlerinin gözcülüğünde Srebrenitsa ’da yaptığı katliam içler acısıydı. (Youtube da var ne olur izleyin ) 
 
Belçika:Belçika’nın I. Dünya Savaşında kendi sömürgesinde bulunan Ruanda ve Kongo’da 10 milyondan fazla insanı katletmesi…
 
İtalya: İtalya’nın 1911’den 1940’a kadar Libya’da uyguladığı ve çölün ortasına kurduğu toplama kamplarında öldürdüğü yüzbinlerce Afrikalı Müslüman ve Mussoloni eliyle Etopya ve Yugoslavya’da katlettiği üç yüz bin insan…
 
Danimarka: Danimarka’nın Rus- Alman savaşından dolayı kendisine sığınan 250 bin Almanı tel örgülerle çevrili, insanlık dışı uygulamalarla dolu kamplarda ölüme terk edişi… Ve ölen 200 bin Alman vatandaş…
 
Avrupa böyle…
 
Ya Rusya ya Çin ya ABD…
 
Rus Lenin’in 1917- 1920 yıllarında 30 bin muhalifi katledişi…
 
Komünist dönemde Kazak, Noyan, Tatar, Azeri, Türkmen, Kırgız boylarından milyonlarca Türk’ün soykırıma uğraması…
 

 
1979 ‘da Afganistan’ı işgal edişiyle 1,5 milyon Afganlının ölümüne neden oluşu…
 
Çin’in; Doğu Türkistan’daki ırkdaşlarımıza uyguladığı dini, tarihi, etnik soykırım…
 
Komünist diktatör Mao’nun 1966- 1976 arasında başlattığı kültür devrimi, soykırım devriminin diğer adı oldu. O yıllardan günümüze bu soykırıma tabi olan Türk halkı görülmedik işkencelere maruz kaldı, hala daha kalıyor da…
 

 
 Türkçe konuşmaları, oruç tutmaları, kendi içindeki evlilikleri bile yasak. Erkekler çok ağır işlerde çalıştırılırken kadınların birçoğu Çinli biriyle evlenmek için zorlanıyor, gerekirse tecavüz mağduru ediliyor. Çinliden zorla hamile kalan kadınlarımız ise intihar edip ölüyor.
 

 
Bu duruma isyan edenlerin çoğu sessizce ya da Sincar’da olduğu gibi aleni katliamlara maruz kalıyor.
 
 
Ve geldik finale… Yani günümüzdeki Müslümanların en büyük katili olan Amerika…
 
İşgale dayanan üç yüz yıl önceki kuruluşu esnasında milyonlarca Kızılderili’yi katleden ve Kovboy filmleriyle bu katliamı zihnimizde yumuşatan, Japonya’ya Atom Bombası atarak bir seferde yapılan en büyük vahşete imza atan, yüz binlerce Japon’u diri diri yakan, Vietnam’da on binlerce insanı öldüren önce 90’da sonra 2000’de Irak’a girip bir buçuk milyon Müslümanı katleden, katil İsrail’in hamiliğini yapan, Afganistan’da ve bugün Suriye’de yüz binlerce kişinin ölümüne sebep katil Amerika…
 

 
Dost ve müttefik kisvesiyle her fitneyi içimizde çıkaran adi devlet… Kendi Devlet Başkanını öldüren, kendi ikiz kulelerini patlatıp üç bin kişinin ölümüne sebep veren ve bu bahaneyle Irak’ı Afganistan’ı kana gark eden aşağılık devlet…
 
 
İngilizlerle bir olup Dresden’e sığınan iki yüz bin sivil Alman’ın üstüne üç gün boyunca tonlarca napalm bombası atıp toplu katliam yapan da sendin, topraklarında yaşayan ve kendi vatandaşın olan zencileri köpekten farklı görmeyen de sendin, bugün PYD başlığı altında PKK’yı ve içimizdeki onlarca fitneyi, ihtilalleri NATO başlığı altında icra eden de sendin.
 
Hangi birinizin hangi iğrençliğini methedeyim… Bunlar bile özeti desem abartı yapmış olmam…
 
 Şimdi bütün bu aşağılık devletler kalkmış bizi soykırımla suçluyorlar.
 
Birçoğunun parlamentosu sözde Ermeni soykırım tasarısını kabul etti.
 
En son da Almanya, bütün kirli geçmişini bir tarafa bırakıp sözde soykırımı meclisinde kabul etti.
 
Kanı, cinsi cibilliyeti bizden olmadığı aşikâr olan ama adına Türk denilen Ermeni dölleri de tasarının ateşli savunucularındandı.
 
Hâlbuki Osmanlı’nın o dönemde başta Genelkurmay Başkanı olmak üzere bürokrasinin en stratejik kadrosu Almanlardan oluşuyordu.
 
Tehcir kararını da alan ve uygulanmasını isteyen Alman askeri erkiydi.
 
Bu şanlı milletin binlerce yıllık tarihinde soykırım olmadı olmamıştır. Bu necip millet, merhamet, şefkat muhabbet duygularıyla binlerce yıldır anılmıştır ve anılmaya da devam edecektir.
 
Bunun en son ve en somut örneği de bağrımıza bastığımız üç milyon Suriyeli…
 
Halimiz böyleyken ya da hal böyleyken, topraklarında Suriyeli ya da başka bir göçmen istemeyen Avrupa ne yapıyor…
 
Dün ne yapmışlarsa bugün de aynılarını yapıyorlar.
 
Sınırlarını tel örgülerle çeviriyorlar, gelenleri tekmeliyorlar, jobluyorlar hatta ve hatta PSV taraftarının yaptığı gibi şınav çektirip kafalarından aşağı işeme iğrençliğinde bulunuyorlar.
 
Aman ha sizde kalsın, geri kabul antlaşmasına sadık kalın, size para da vereceğiz, bak beş ayda beş kez gelen Merkel de gayretkeş… Aydan Bebeklerin cesetlerini biz Ege’den görelim buralardan değil…
 
Ah ikiyüzlü adi Avrupa… Diyor ya şair:
 
Maske yırtılmasa hala bize afetti o yüz
 
Medeniyet denilen kahpe hakikat yüzsüz…
 
 
Çok şükür maskeleri düştü ve düşen maskeyle birbirlerine düştüler…
 
Daha beter olsun Fransa,  İngiltere, Yunanistan, Almanya,  İtalya…
 
                Ezcümle… Akıttıkları kanda boğulsan yansın yıkılsın Avrupa…
 


Etiketler; #yener yanık
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sezgin cengiz - 6 ay önce
Medeniyet dedigin tek dişi kalmıs canavar. Eline sağlık hocam.
Avatar
HAYRİ DİLBEROĞLU - 6 ay önce
ELİNE YÜREĞİNE SAĞLIK YENER HOCAM.MÜKEMMEL BİR FACİA ÖZETİ...GAVUR HER ZAMAN GAVURLUĞUNU YAPAR...