Yeni Ünzileler yaratmayalım da...

İşte detaylar...

Yeni Ünzileler yaratmayalım da...

Cinsel istismar önergesi meclise sunulur sunulmaz tepki yağmuruna tutuldu ama önergeyi eleştiren de savunan da önergenin içeriğinden habersizmiş gibiydi sanki. Bir taraf bir sıkıntıdan bahsediyor. Bunu memleketin kanayan yarası olarak görüyor ve bu sorunun halledilmesi konusunda çözüm önerisi ortaya atmış onu savunuyordu. Diğer taraf da sanki bu sorun değilmiş gibi  önlerine nasıl bir düzenleme konulursa konulsun aynı tepkiyi verecekmiş gibiydi. “Bu sorun öyle çözülmez böyle çözülür”den ziyade böyle bir sorun, mağduriyet hiçbir şekilde yok açıklamaları…

 Bir de benim gibi orta da kalanlar vardı eminim. Konuşulanları sadece seyretmekle yetinen. “Evet böyle bir sıkıntı var kabul ama bu sıkıntı en güzel bu şekilde mi aşılır?” gibi sorular kafasında fır dönüyordu.

AK Parti bu sorunu ülkenin kanayan yarası olarak görüyor ve onun için artık bu işin neticelenmesi gerektiğini düşünerek  gelen talepler doğrultusunda da bu sıkıntının ortadan kaldırılması gerektiğini savundu. Böyle bir düzenleme yaparak da bu sıkıntıyı nihayete erdirmek istedi. Ancak önergede de sıkıntıların olduğu görülüyordu.
Bende önergeye baktığım da madem dedim ülkenin kanayan yarasıdır bu, o zaman şöyle sorular geldi aklıma;

-Madem bu memleketin kanayan yarası, bu kadar ucu açık bir önerge nasıl olurda meclise sunulur? Bu önerge meclise sunulurken üzerinde gereği kadar düşünüldü mü?

-Meclise sunulan cinsel istismar önergesi bu kanayan yaraya tamamen merhem olabilecek mi?  Yoksa yeni mağduriyetler yaratma potansiyeli de var mı?

-Meclise sunulan bu önerge, bu yönde cinsel istismara uğramış bütün çocuklarımızın olurunu kazanacak mı? Evet talep var ama bu talep ve yapılan düzenleme, cinsel istimara (tecavüze) uğramış çocuklarımızın hepsinde karşılık buluyor mu?

-Ülkenin en önemli sorunlarından biri haline gelmişse, ben yaptım oldu anlayışıyla halletmeye çalışmak ne kadar doğru?

-En önemlisi de bu düzenleme yeni Ünzileler doğurur mu? Ünzile’nin hikayesi başa sarar mıydı?

 Ne güzel yazmış Aysel Gürel ve ne güzel gönüllere nakış nakış işlemiş Sezen Aksu;
Ünzile insan dölü
On kardeş beşi ölü
Büyüdükçe unufak
Ve gelir de görücü
İnci gibi dişi
Görücü bilir işi
Söğüdüm ağlar gider
Olur hatun kişi
Varmadan sekizine
Ergin oldu Ünzile
Hem çocuk hem de kadın
On ikisinde ana
Bir gül gibi al ve narin
Bir su gibi saydam ve sakin
Susar kadın Ünzile
Yağmuru kim döküyor
Ünzile kaç koyun ediyor
Dayaktan uslanalı
Hiçbir şey sormuyor
Korkar durur gitmez
Köyün en son çitine
İnanır o sınırda
Dünyanın bittiğine
Ünzile insan dölü
Bilinmezlere gebe
Sırların mihnetini
Yükleyip de beline
Varmadan sekizine
Ergin oldu Ünzile
Hem kadın hem de çocuk
On ikisinde ana
Bir gül gibi al ve narin
Bir su gibi saydam ve sakin
Susar kadın Ünzile

Bu önergenin yeni mağduriyetler yaratma potansiyeli de vardı. Neyse ki Cumhurbaşkanı’nın, “Uzlaşmayı sağlayın” çıkışından sonra önerge geri çekildi ve herkesin kafasındaki o soru işaretleri de gitmiş oldu.

Bir daha böyle bir düzenleme ve öneriyle milletin karşısına gelinir mi? Gelinirse nasıl bir düzenleme ile gelinir bilinmez ama…
Ne olur Ünzile’nin hikayesi başa sarmasın. Mağduriyet gidereceğim derken yeni Ünzileler yaratmayalım da…
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.