denizli escort izmir escort antalya escort Bodrum escort
banner238
banner302

HALİLHODZİC ISRARI TRABZONSPOR’U YAKACAK


HALİL ŞANLI

HALİL ŞANLI

Okunma 19 Ağustos 2014, 13:33

Bir teknik adam düşünün. Çok üst düzey bir başarıya imza atmamış olsa bile disiplini, futbol bilgisi, tecrübesi ile toplumun genelinden geçerli not alıyor. Bin bir naz ve kaprisle aynı toplumdan teveccüh görerek göreve geliyor. Dünyada emsali hiç görülmemiş biçimde kendisini göreve getiren yönetim ve çalışacağı oyuncu gurubunu 15 gün bile geçmeden toplumun önüne atmaktan kaçınmıyor. Adamın futbol bilgisini tartışan yok. Ama üslup, bakış açısı son derece sakıncalı.
Yönetimle baş başa konuşması gereken şeyler ulu orta tüm Türkiye’nin gündeminde. Bu teknik adam antrenman sahasında daha yurt dışı kampında futbolcularını aşağılıyor. Oyuncuları antrenman sahasına topluyor ve alay etmek maksadı ile diyor ki; ‘Pres ne demektir? Bilen var mı ?’ ... Kaptan Onur sinirli bir biçimde ‘Biz onu beşikte öğrendik’ diyor! Boşnak hoca ‘Sen sus’ diyerek kaptanı tersliyor! Futbolcuların yüzünden düşen bin parça! Avusturya kampında gazetecilere ya da oraya gelen aile dostu olan gurbetçilere dert yanıyor. ‘Bu adam bizi çok aşağılıyor. Tüm Türkiye’ye rezil olduk’ Halilodzic hocanın Türkiye dönüşü benzer açıklamaları devam ediyor. Mesajlar hep umutsuzluk üzerine. ‘Bana altı ay lazım’ ya da hedef soran bir gazeteciye verdiği cevapta ki gibi ‘En azından geçen yıl olduğu gibi Fenerbahçe ile aramızda 23 puan fark olmaz’ gibi daha yarışa başlamadan herkesin dermanını tüketen anlamsız ifadeler. Yetmedi, hoca soyunma odasında veya yemekhanede oyuncuları küçümseyen ifadelerine devam ediyor. Şu an Trabzonspor takımını oluşturan futbolcular arasında bir kapalı anket yapılsın iddia ediyorum kendi getirdiği dört beş yabancı hariç tüm futbolcular ‘istemiyoruz’ diyecek durumda. Belki kendi getirdikleri bile! Bu yarışa siz bu oyuncularla katılacaksanız, hocası ile sorun yaşayan bir futbolcu gurubunun başarılı olma şansı var mı dersiniz? Eğer başarılı olmak için çok para, çok oyuncu, yıldız isimler yeterli olsaydı, üç yıl evvel Bursaspor değil, dört büyüklerden birisi şampiyon olurdu. Ya da İngiliz liginde Manchester City değil, United şampiyon olurdu. Başarı için iyi kadro, kaliteli futbolcular kadar, her çarkı tıkır tıkır işleyen ve en önemlisi sevgi ve saygı bağı ile bezenmiş ekip ruhu oluşması şarttır. Ekip ruhunun olmadığı hiçbir futbol takımında başarının gelmesi söz konusu olmaz. Önceki yılın şampiyonu G. Saray ile geçen yıl ki Galatasaray’ı iyi analiz etmek gerekir. Kaliteli yabancıları getiren ve önemli bir iş yapan yönetim, korkarım ki Halilodzic ısrarı ile iki üç ay içerisinde hem bu kaliteli kadroya olan güveni yerle bir edecek, hem koca bir sezonu heba edecek, hem de kendi sonunu hazırlayacak. Gazeteci, yaşanmış bir olaydan sonra kolay yorum yapar. Ama o yorum pek işe yaramaz. Önemli olan olabilecekleri görüp uyarmak. Trabzonspor sevdalısı bizler bu yazı ile kimseyi karalamıyor, sadece görevimizi yapıyoruz.

BİZİMLE SİZİN FARKINIZ

Bizim bir prensibimiz var. Hiç kimsenin adamı olmamak. İcra mekanizması doğru yaparken ‘doğru’, yanlış yaparken ‘yanlış’ deriz. Dün görevde olan birinin politikasını doğru bulurken, bugün yaptığı yanlışlar karşısında susmak ya da ilişkimize göre onun yanında yer almak prensibimiz olamaz. Hiç olmadı da. Herkes her zaman doğru yapmaz, yapamaz da. Dünün doğruları her daim bugünün doğruları da olamaz. O nedenle mesleki anlamda hatır gönül ilişkisi, sürekli aynı kesim ya da aynı insanlara destek vermek kitabımızda yer alamaz. Hal böyle olunca; birilerine biat etmiş, ömrünü birilerine itaat etmekle geçirmiş olan kimi zatların, bizi anlamakta sıkıntı yaşıyor olmaları son derece doğal. Anlayabilmiş olsalar, demek ki onlar gibi bizlerde gerçeklere bakmak yerine, ilişkimize göre hareket eden gazetecilik anlayışına sahip olurduk ki; bunun adı gazetecilik değil, çıkarcılık olurdu! Onların değil, okurlarımızın, taraftarlarımızın bizi anlıyor olması ve gösterdikleri teveccüh bize kafi diye düşünüyorum. Zira biz birilerinin değil, toplumun gazetecisi olmak durumundayız.
Sayın Hacıosmanoğlu’na bizden çok eleştirel yorum yapan varsa beri gelsin. Ama bizim kadar aleni olarak doğrularına destek veren de hiç olmadı bugüne kadar. Onun doğruları, Trabzonspor’un doğruları anlamına gelir. İcra makamının başı odur çünkü. Trabzonspor başkanının bu kulübü fütursuzca kullananlara karşı araştırma başlatması ve böylelikle ‘Bu kulüp keyfi yönetilemez’ mesajını bundan sonra aday olabileceklere de vermiş olması, kulübün menfaatine değil midir? Önceki yönetimin sırf menajerler üzerinden birilerine rant sağlamak adına ‘ Trabzon’a yıldız gelmiyor’ palavrası ve böyle bir kandırmaca ile sıradan basit topçularla Trabzonspor’u batağa saplamasına karşın, yarın satmaya kalktığınızda zarar etme ihtimali düşük olan yıldız isimlerin bugün takıma kazandırılıyor olması kulüp menfaatine değil midir? Dün 27 sıradan yabancıya 150 milyon (trilyon) gibi uçuk rakamlar verilirken sesi soluğu çıkmayanların, bugün ‘eyvah kulüp batıyor’ biçimindeki çığlıklarının, Trabzonspor sevdasından kaynaklandığına kim inandırabilir bizi?
Anlayacağınız bizim tepkimiz, bizim haykırışımız, Trabzonspor icra makamında oturanlara uygulanan çifte standartadır. Dün Sadri Şener’e hoşgörü ile yaklaşanların bugün Hacıosmanoğlu yönetimine de aynı hoşgörüyü göstermesi gerekmez mi ? Eğer gösterilmiyorsa, demek ki siz Trabzonspor adına değil, çıkarlarınıza göre hareket ediyorsunuz. Bizim derdimiz Hacıosmanoğlu’nu ya da bir başkasını savunmak değil. Hiç öyle de olmadı. Bizim derdimiz ‘Derin Trabzon’un’ mimarlığını üstlendiği ve belli çıkar odaklarının taşeronluğunu yaptığı; samimiyetten uzak, Trabzonspor gerçekleri ile bağdaşmayan, çifte standart anlayışla mücadele etmektir. Çünkü aslolan Trabzonspor’dur. Bu böyle biline!

VİCDANI OLAN KONUŞSUN

Kendinize gelin kendinize! Cale, Gabriç, Alanzinho, Janko, Zokora! Kaç isim? Beş dimi! Geride saymadığımız daha 22 isim var. Çoğunun adını bile unuttuk! Bu 5 ismin Trabzonspor’a maliyetleri (bonservis bedeli) 60 trilyon! Kendi aldıklarını saymıyorum! Giderken verdikleri zararları da eklersek rakam 65 trilyona çıkıyor. Çünkü giderken para kazandırmadılar. Bilakis üzerine para alıp gittiler! Beş isimde 65 trilyon. Peki bir de Cardozo, Constant, Belkalem, Medjani, Mehmet Ekici beşlisinin maliyetine bakalım! Cardozo, Avrupa’nın sayılı golcülerinden. Belkalem ve Medjani son dünya kupasında banko oynamış ve herkesin geçerli not verdiği isimler.
Costant, Milan gibi bir takımın direk oyuncusu. Mehmet Ekici A milli ve Alman Bundesliga’nın direk oyuncusu! Hepsinin pazarı var. Hepsi uyum sağlayamadığında kaybettirmez, satışta kazandırır. Çünkü bu beş ismin toplam bonservis bedeli 27 trilyon 500 milyar. Rakamlar bile böyle konuşurken, eski yönetime kayıtsız şartsız alkış tutanların bugün linç politikası gütmelerinin altındaki tek sebep, transferlerden elde edilen kişisel kazançlar ve uzantısı gazetecilere önceki yönetim zamanında dağıtılan 565 milyarlık ranttır! Kısacası Trabzonspor sevdası ile karşınıza çıkanların bu sevdası (!) çoktan ölmüş, tek sevdaları para olmuştur.

BİR TRANSFER DİPNOTU

Ceyhun Gülselam Alman üçüncü liginden alınıyor. Tanıyanı, bileni yok. Bonservis bedeli 1 milyon Euro. Mehmet Ekici Alman Birinci Ligi’nin banko oyuncusu ve Türk A milli takımında görev yapıyor. Avrupa piyasası tanıyor. Bonservisi yalnızca 1.5 milyon Euro! Mukayese ve yorum sizin...
Dün işbaşında olan bir yönetim, ilk iki yılında 15 trilyon menajerlik ücreti veriyor! Bugün işbaşında olanlar ise bir buçuk yılda yalnızca 2 trilyon!
Ne dersiniz düne alkış tutup, bugünü eleştirenler mi daha gerçekçi ve daha Trabzonsporlu? Yoksa düne isyan edip, bugün parayı kollayanlar mı ? Yorum sizin sevgili okurlar.
Ha bu arada son bir hatırlatma. Eğer bugün işbaşında olanlar, şaşırıp çizikten çıktıklarında en ağır eleştiri yine bizlerden gelir sakın unutmayın. Çünkü biz Trabzonspor’umuz için vicdan yapanlardanız.

OLMADI HACIOSMANOĞLU KABUL ETMİYORUZ!

Trabzonspor Başkanı son dönemlerdeki başarılı icraatlarının ardından önemli bir yanlışa imza attı. Eski genel Müdür Sinan Zengin’in göreve getirilmesi son derece abeste iştigal bir durumdur. Çünkü o kulüpte yapılan tüm yanlışların dört ortağından birisi Sinan Zengin’dir. Sinan Zengin demek eşittir, Sadri Şener, Mahmut Aksu, Muammer Saka demektir! Siz ‘yolsuzluk tespit ettik ve mahkemeye verdik’ diyorsanız, göreve tekrar başlattığınız Sinan beyi neden tekrar iş başı yaptırdınız?
Bunu hiçbir şekilde topluma anlatamazsınız sayın başkan. Kaldı ki Sinan bey kongre için imza vermedi ama çevresinde çok kuvvetli bir çalışma yaptığını da sağır sultan bilirken, bu icraatınız ‘Trabzonspor’un bir kuruşunun hesabını soracağım’ diyen şahsınıza hiç mi hiç yakışmadı. Ayrıca; ‘Başbakan bile istese, Sinan’ı oradan artık alamaz’ diyerek iddialı sözler sarf eden ve Muammer Saka’nın Real İstanbul projesindeki ortağı, bugünkü yönetim kurulu üyesi sayın Murat Türköz’ün bağlantıları ve Sinan beyle olan ortak noktaları da araştırılacaktır.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.