1. YAZARLAR

  2. Fatih İshak Soylu

  3. HAŞDİ ŞAABİNİN DOĞUŞU (3)
Fatih İshak Soylu

Fatih İshak Soylu

Yazarın Tüm Yazıları >

HAŞDİ ŞAABİNİN DOĞUŞU (3)

A+A-

Irak Ordusu’nun İŞID’le mücadelede yetersiz ve etkisiz kalması sonrasında Ayetullah Ali El-Sistani’nin verdiği fetvayla IŞİD’e karşı yürütülen ‘cihat’ için yaklaşık 90 bin Şii’nin gönüllü olarak kendini kaydettirdiği söylenmektedir. Nitekim bu şekilde silahlanan gönüllü kişilerin de içerisinde yer aldığı Haşdi Şaabi olarak ifade edilen, Türkçe’ye “Millet/Halk Yığınları” olarak çevrilebilecek “Gönüllü Birlikler” olarak anılan milis güçlerin çatışma alanlarındaki etkisi belirgin bir biçimde hissedilmektedir. Nitekim Haşdi Şaabi olarak anılan bu birlikler, Irak güvenlik güçlerine takviye olarak kurulmuş olsa da, daha sonrasında IŞİD’le mücadele sürecinin ön plandaki yürütücüsü gibi algılanmış ve sahadaki kontrolü ele almışlardır. İran’ın da komuta kademesinde destek verdiği, lojistik ve silah desteği sağladığı bu yapı içerisinde halktan gönüllü olarak katılan ve hiçbir gruba bağlı olmadan savaşanlar bir kenara bırakıldığında Haşdi Şaabi yapısının büyük bölümünü Şii milis gruplar oluşturmaktadır. Öncü kuvvet olarak IŞİD’le savaşan ve bölgede kontrolü sağlayan milis güçlerin, kontrol ettikleri bölgeleri zaman içerisinde Irak güvenlik güçlerine devrettikleri ya da devredecekleri iddia edilmektedir. Bununla birlikte hükümetin desteğiyle pek çok bölgede milis güçler bölgenin güvenlik ve idari açıdan yöneticisi konumuna gelmişlerdir.

 

HAŞDİ ŞAABİ’NİN AMACI SOSYAL ZİHNİ VE FİNANSAL YAPISI

 

Haşdi Şaabi oluşumunu, mevcut durum itibariyle, Irak Başbakanlığı’na bağlı Ulu- sal Güvenlik Müsteşarlığı çatısı altında kurumsallaştırma çalışmaları yapılmak- tadır. Bu anlamda, Haşdi Şaabiler adına yetkili kurum Falah El-Fayyad başkanlı- ğındaki Ulusal Güvenlik Müsteşarlığıdır. Haşdi Şaabi oluşumunun idari açıdan yöneticisi Falah El-Feyyad olarak görün- mekle birlikte, sahadaki liderliğini Ebu Mehdi El-Mühendis adıyla tanınan Ce- mal Cafer İbrahim’in yaptığı bilinmekte- dir.

Ebu Mehdi El-Mühendis, Irak Ulusal Güvenlik Müsteşarlığı adına Haşdi Şaabi oluşumunun operasyonlarını yönetmek- tedir. Ebu Mehdi El-Mühendis 2010’da Irak’ta yapılan parlamento seçimlerinde Dava Partisi’nden Cemal Cafer İbrahim adıyla milletvekili seçilmiştir. Aynı za- manda İran’da ikamet eden Ebu Mehdi El- Mühendis’in Irak ile İran arasındaki bağ- lantı noktası olduğu ve İran’ın dini lideri Ali Hameney’in ofisinde de görevli olduğu iddia  edilmektedir.[1]

 

Öte yandan Haşdi Şaabi üzerindeki İran’ın rolü de tartışılmaktadır. IŞİD’e karşı Irak hükümetinin operasyonlarının başlama- sının ardından İran Devrim Muhafızları Kudüs Ordusu Komutanı Kasım Süleyma- ni de operasyonlarda doğrudan yer almak- tadır. Sosyal medya ve internet sitelerinde Kasım Süleymani’nin Irak’taki operasyon- larda fotoğraflarını görmek mümkündür. Hatta IŞİD’e karşı yapılan pek çok ope- rasyonu Haşdi Şaabi adına Ebu Mehdi El- Mühendis’le birlikte Kasım Süleymani’nin  yürüttüğü söylenmektedir. Bunun yanı sıra İranlı pek çok komutanın da operasyonlarda görev aldığı, eğitim ve operasyonel planlama desteği verdiği bilinmektedir.

Zira Haşdi Şaabilerin Irak’taki eğitimi özellikle İranlı komutanlar tarafından verilmektedir. İran’ın “askeri danışman” olarak nitelendirdiği kişiler, Irak’ta IŞİD’e karşı yürütülen operasyonlarda doğrudan yer almaktadır.

Nitekim Tikrit operasyonunun komutanlığını yapan Bedir Örgütü Lideri Hadi El-Amiri, yaklaşık 100 “İranlı danışmanın” Tikrit operasyonuna destek verdiğini açıklamıştır.[2] IŞİD’e karşı başlatılan operasyonlar boyunca İranlı pek çok komutanın bu operasyonlar kapsamında görev yaptığı bilinmektedir. Zira Mehdi Nevruzi, Sadık Yari Gülderre, Ali Rıza Meşceri, Hamid Takavi gibi İranlı komutanların Irak’ta IŞİD’le yaşanan çatışmalarda öldüğü pek çok kaynakta yer almıştır. İranlı komutanların genellikle eğitim ve operasyonel planlama konusunda Haşdi Şaabilere destek verdiği ve çatışmanın yönlendirilmesi konusunda Haşdi Şaabi ve milis gruplara danışmanlık yaptığı bilinmektedir. Haşdi Şaabilerin eğitimi Irak’ın pek çok bölgesinde devam etmektedir. Özellikle Kerbela ve Necef’te Haşdi Şaabiler için iki büyük eğitim merkezi kurulmuştur.

Bununla birlikte Kerkük başta olmak üzere diğer vilayetlerde de eğitim kampları olduğu bilinmektedir. Haşdi Şaabiler içerisinde IŞİD’e karşı savaşan bir kısım milis grubu üyesinin IŞİD sonrası süreçte Irak İçişleri Bakanlığı ya da Savunma Bakanlığı bünyesinde asker ve polis olarak görevlendirileceği söylenmektedir. Ancak bu konuya ilişkin şimdilik yasal bir çalışma bulunmamaktadır.

Bununla birlikte Haşdi Şaabi içerisinde yer alan kişilerin ilerleyen süreçte her vilayetin kendi halkından oluşacak ve vilayetlerin sorumlu olacak Ulusal Muhafız Gücü’ne entegre edilmesi de planlanmaktadır. “Haras Vatani” olarak ifade edilen Ulusal Muhafız Gücü’ne ilişkin olarak hazırlanan taslak yasa, Irak Parlamentosu’na sunulmuştur. Öte yandan Irak Bakanlar Kurulu tarafından alınan bir kararla Haşdi Şaabi bünyesinde savaşan kişilere maaş bağlanmıştır. Bu maaşın Haşdi Şaabi içerisinde savaşan herkese verilmediği, sadece ön cephede savaşan ve işsiz kişilere verildiği bilinmektedir.

Zira Haşdi Şaabi içerisinde yer alan kişiler arasında devlet memuru ya da gelir sahibi kişilerin olduğu, IŞİD›in yenilmesinin ardından bu kişilerin tekrar eski hayatlarına döneceği söylenmektedir. Haşdi Şaabi içerisinde savaşan işsiz kişilere de yeni bir gelir kaynağı yaratıldığı görülmektedir.

Ancak Haşdi Şaabi içerisinde kaç kişinin yer aldığına ilişkin net bir rakama ulaşılabilmiş değildir. 50 ila 90 bin arasında değişen rakamlar ifade edilmekle birlikte kaç kişiye maaş verildiği konusunda da kesin bir bilgi mevcut değildir. Haşdi Şaabi içerisindeki kişilerin yaklaşık yüzde 65-75’inin Irak hükümetinde maaş aldığı ifade edilmektedir. Haşdi Şaabi bünyesinde genel olarak 875 bin Irak dinarı (yaklaşık 680 dolar) aylık maaş verilmekle birlikte, 125 bin dinarının yemek parası olarak kesildiği ve net olarak 750 bin dinar (580 dolar) maaş verildiği söylenmektedir.

Haşdi Şaabi içerisinde yer alan grupların sayı ve büyüklüklerine ilişkin de farklı rakamlar ifade edilmektedir. Bu konuya ilişkin oldukça spekülatif ve geniş aralıkta rakamlar verilmektedir. Bu nedenle silahlı grupların ve sahip oldukları savaşçıların tam sayısını bilmek mümkün değildir.

Ayrıca farklı gruplar farklı bölgelerde etkinlik göstermektedir. Bu nedenle gruplar arasındaki etkinlik ve sayı orantısı farklılık göstermektedir. Temel olarak, Haşdi Şaabi içerisinde daha sonraki bölümde detaylı olarak ele alınacak ana etkin grupların dışında bölgesel temelde kurulmuş, yerel küçük milis oluşumlar da bulunmaktadır. Bu grupların hemen hemen hepsi Haziran 2014’teki IŞİD operasyonlarının Ayetullah Ali Sistani’nin cihat çağrısı sonrasında oluşturulmuştur.

 

SONUÇ

Milis grupların yeniden ortaya çıkmış olması Irak hükümetinin meşruiyetini zayıflatmaktadır. Hükümetin ordu ve polis gibi güvenlik birimlerini güçlendirerek devleti istikrara götürecek dengeli bir yapı kurmak yerine milis gruplardan oluşan bir yapıyla güvenliği sağlamaya çalışması, devletteki kurumsallaşmaya zarar verecektir. Daha önce de ifade edildiği gibi Haşdi Şaabi yapısı içerisinde bütüncül bir varlıkla IŞİD’le mücadele ediliyor görüntüsü verilse bile savaş alanında bile her grup kendi bayrağıyla ve kendi liderlerinin direktifiyle hareket etmektedir. Irak hükümeti bu oluşumu kontrol altına almaya çalışsa bile 40’tan fazla gruplaşmanın yaşandığı bu yapının kontrol altına alınmasının kolay olmayacağını söylemek mümkündür. Kontrol altına alınsa bile Irak’taki daha önceki örnekler yine de Haşdi Şaabi yapısı içerisinde ayrışmaların yaşanabileceğinin gösterir niteliktedir.

 

Yerel siyaset açısından da düşünüldüğünde Haşdi Şabilerin, IŞİD’le mücadeledeki pozisyonu, silahlı ve parasal gücü, Şiiler arasındaki popülaritesi düşünüldüğünde, Haşdi Şaabi üzerinde etkinlik sağayacak taraf ya da tarafların, Irak’taki askeri güç ve siyaset dengesi arasındaki bağlantı düşünüldüğünde, Irak siyasetinde de etkili bir pozisyon alacağı göz ardı edilmemelidir.

 

[1]  Ebu Mehdi El-Mühendis, İran Devrim Muhafızlarına bağlı olarak 1980’lerde Kuveyt’te yapılan bir dizi saldırıdan sorumlu tutulmaktadır. Ebu Mehdi El-Mühendis’in İran Devrim Muhafızları Kudüs Ordusu Komutanı Kasım Süleymani ile yakın ilişkileri bulunmaktadır. Ebu Mehdi El-Mühendis’in Kuveyt’te Fransa ve ABD büyükelçiliklerine düzenlenen bombalı saldırılar ile Kuveyt Emirine yönelik yapılan bombalı araçlı saldırı ve uçak kaçırma eylemlerine karıştığı iddia edilmektedir.

[2] YDH, “Tıkrit’te 100 İranlı askeri danışman”, http://www.ydh.com.tr/HD13711_tikritte-100-iranliaskeri-danisman.html, Erişim: 03 Aralık 2017.

Önceki ve Sonraki Yazılar