• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 16 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 10 °C

Karpal tünel sendromu nedir?

Karpal tünel sendromu nedir?
Sizde de olabilir!

Elin tüm hareketini sağlayan bileğin doğru kullanılmaması sonucu ortaya çıkan ve ellerde hissizlik şeklinde kendini gösteren karpal tünel sendromu hastalığı, kadınlarda erkeklere oranla 4 kat daha fazla görülüyor. Daha çok ellerini kullanan meslek gruplarında görülen hastalık, erken tedavi edilmezse elde işlev kaybına kadar giden kalıcı rahatsızlıklara neden olabiliyor.

 

Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Doç. Dr. Cüneyt Göçmez, elin tüm hareketini sağlayan bileğin doğru kullanılmaması sonucunda ortaya çıkan karpal tünel sendromunun, toplumun yüzde 2'sini etkisi altına alan bir hastalık olduğunu söyledi.

 

Bu hastalığın, baş, işaret ve orta parmakların hareketinden ve duyusundan sorumlu sinirin bilekte sıkışması sonucu ortaya çıktığını belirten Göçmez, “Ev kadını, marangoz, berber, şoför ve çiftçi gibi meslek grupları ile mouse ve klavye kullanan ofis çalışanları, voleybol, basketbol ve golf türü sporlarla uğraşanlar karpal tünel sendromu riski grubunda insanlardır. Sendrom, ‘karpal’ adı verilen tünelin çatısını oluşturan yapının kalınlaşmasına neden olur. Uzun süre bilek hareketi yapılması ve bileğin zorlanması da kalınlaşmayı belirginleştirir. Bilekteki kalınlaşma, diyabet, hipotiroidi, beyin tümörü ve gut hastalıkları söz konusu olduğunda da görülür. Karpal tünel sendromu, erkeklere göre kadınlarda 4 kat daha fazla ortaya çıkar ve obezite ile gebelikte oluşma riski artar. Bilekten başlayarak parmaklara kadar yayılan uyuşma, karıncalanma ve sızlamayla belirti veren hastalık; el ve parmaklara uyuşma, elde hakimiyet kaybı ile elin kullanılamaz hale gelmesine sebep olabilir.” diye konuştu.

 

Karpal tünel sendromunun boyun fıtığı ya da kireçlenmeyle karıştırıldığını belirten Göçmez, belirtileri hakkında şu bilgileri verdi: “Hastalık, boyun fıtığı, boyunda daralma ya da boyundaki bir tümör oluşumuyla karıştırılabilir. Bu nedenle hastanın şikayetleri ve öyküsü ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmelidir. Tanıyı kesinleştirmek için EMG ve MR gibi görüntüleme tekniklerinden yararlanılmalı. Özellikle EMG, sinir üzerindeki elektrik akımını ölçerek basının hangi bölümde olduğunu göstermesi bakımından önemlidir."

 

Doç. Dr. Göçmez, tedavide öncelikli amacın sinirin bası altından kurtarılması olduğunu belirterek, “Bu bası avuç içine yapılan 1,5-2 santimetrelik cerrahi müdahale ile ortadan kaldırılmaktadır. Lokal anestezi ile yapılan işlem sonrası hasta aynı gün normal yaşamına geri döner ve elini kullanmaya başlar. Ameliyat sonrası şikâyetlerin yüzde 97 oranında ortadan kalktığı görülmüştür. Hastalığın ameliyat sonrası da tekrarlama riski yok denecek kadar azdır.” dedi.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Borçlu esnafa sağlık müjdesi24 Mayıs 2017 Çarşamba 14:08
  • Orucunuzu çorba ile açmayın24 Mayıs 2017 Çarşamba 13:30
  • Bu bacağından çıktı24 Mayıs 2017 Çarşamba 13:14
  • Bakanlık devreye girdi23 Mayıs 2017 Salı 18:01
  • Migrenin faturası 14 milyar dolar23 Mayıs 2017 Salı 15:35
  • Lenfoma hastalığı nedir?23 Mayıs 2017 Salı 14:48
  • Dünyada bir ilk Türkiye'de yapıldı!22 Mayıs 2017 Pazartesi 19:30
  • Uzmanlardan ramazanda sağlıklı beslenme önerisi22 Mayıs 2017 Pazartesi 14:00
  • Her 10 saniyede 1 kişi bu nedenle ölüyor!22 Mayıs 2017 Pazartesi 10:06
  • Başımız belada!21 Mayıs 2017 Pazar 12:27
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Trabzon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.