Kaynar Kazan

Kaynar Kazan'da neler var?

Kaynar Kazan

 HACIOSMANOĞLU’NUN ADAYLIKTAN ÇEKİLMESİNİ

O İSİM ENGELLEDİ!

Trabzonspor eski başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun  seçimlerden evvel aday olup olmamak arasında sıkça gidip geldiği öğrenildi. Seçim döneminde çok sessiz kalan, hiçbir ziyarete gitmeyen Hacıosmanoğlu’nun  Cumhurbaşkanından engellenmediği bir gerçek. Ancak Hacıosmanoğlu’nun seçim sonrası finansal kaynakları açabilecek siyasi otoritelerden beklediği ilgiyi görememesi, adaylık konusunda Hacıosmanoğlu’nu bir hayli tedirgin etmiş! Yani geçmişte kulübün finans işlerine yardımcı olan siyasi çevreler, bu dönem kendisine ‘çık aday ol, biz arkandayız’ gibi destek anlamına gelecek hiçbir tavsiyede bulunmamış. Hacıosmanoğlu da ‘seçilirsem ne yaparım?’ diye kara kara düşünüp hükümet çevrelerinden  her gün  haber beklemiş. Aslında eski Başkan İbrahim bey, seçime üç gün kala Ali Ağaoğlu’nu arayıp; ‘Bu siyasiler etrafımızdan çekildi. Ben adaylıktan çekilsem olur mu? Sen ne dersin?’ diyerek nabız yoklamış. Fakat akrabası olan Ali Ağaoğlu ‘Sen aday ol. Bize bu saatte geri adım atmak yakışmaz. Kazanırsan Pazartesi günü 50 milyon lira hesabında. Sana söz veriyorum’ demiş. Bu garanti üzerine Hacıosmanoğlu adaylıktan çekilme kararından vazgeçmiş. Seçime iki gün kala eski heyecanını yakalayan eski başkan iki günlük çalışmasının karşılığını da bulamamış!

FARUK KANCA’YI TANIMAYANLAR!

Trabzon belediye meclis üyesi Faruk Kanca’ya Ak partinin belli merkezlerinden bir hayli baskı gelmiş. Kanca’ya beraberinde eleştirilerde yapılmış! ‘Sen nasıl bize sormadan listeye girersin’ denmiş! Kongre öncesi ‘O listeden çık hemen’ denilmiş! Hatta çok ileri gidilip yalana varacak şeylerde söylenip; ‘Cumhurbaşkanımız duyarsa…..’ türünden şeyler de söylenmiş! Ama belli ki Faruk Kanca’yı tanımayanlar boş yere çene yormuş! Faruk Kanca, seçkin bir ailenin, sözünün eri olan bir şahsiyetidir. Faruk Kanca tam bir dava adamıdır. Elbette Faruk bey, Hekimoğlu’nun listesine girerken , Ak Parti davasına asla zarar vermeyeceğini hesap edip girmiştir. Ve elbette Faruk Kanca, söz verdiği listeden geri adım atmayacaktı. Yakışanı yaparak atmadı da!  Alkışlar Faruk Kanca’ya…

MİLLİ EĞİTİMİN OKUL TAKIMI SORUMSUZLUĞU!

 Okul takımları… Milli eğitime soruyoruz! Bu okul takımları işi ne haldir? Velileri dinliyoruz. Herkes şikayetçi! Çocuklardan yetenekli olanlar okul takımlarına alınıyor. Burası güzel. Bugün idman var, hurra takımdaki oyuncular izinli. Okula gitmeyebilirler. Maç var! Hurra çocuklar izinli. Okula gitmeyebilirler. İki gün üst üste idman var, üçüncü gün ‘istirahatlisiniz’! Hurra çocuklar okulda yine yok. Allah aşkına bu nasıl bir eğitim anlayışı? Bu çocuklar; derslerin, sınavların en can alıcı dönemlerinde okuldan, derslerden koparılıyor. Peki bu çocukların yarın girecekleri üniversite sınavında iki yanlış sorudan kaybedecekleri geleceklerini hangi öğretmen, ya da hangi milli eğitim yetkilisi tekrar ona kazandıracak? Ya da şöyle soralım! Lise 3 veya 4’e giden bir   çocuğun babası, okul takımının sorumlu öğretmeni olsa, çocuğunu bu kadar boşlar mı? Mümkün değil. Biz okul takımına karşı değiliz. Fakat beden öğretmenleri, çocukları derslerden feragat ettirecek yerde kendileri zamanlarından biraz feragat etse nasıl olur? Mesela idmanları ders saatlerine değil de, mesai saatleri dışına koyup, o çocukların gözlerini köreltmeseler daha iyi olmaz mı? Yetkilileri acil göreve davet ediyoruz.

TRABZON’UN İLÇE SAKİNLERİ İSYANDA!

Tiski çalışmıyor! Ne yazık ki bu böyle. Kimse alınmasın, yazdıklarımızda art niyet aramasın. Maalesef gerçek bu! Bir çok ilçede su sorunu had safhada yaşanıyor. Kimi gün sular çamurlu, kimi günler musluklardan damla düşmüyor! Bu sorunu aşırı hisseden ilçelerden birisi de Arsin. Trabzon’un bu şirin ilçesinde özellikle büyükşehir uygulamasından sonra su sıkıntısı çekilmez bir hal aldı. Bazen üç gün su akmıyor. Bazen dört gün-bir hafta çamur akıyor. Haklı olarak Arsinliler isyanda! Bu duruma sürekli tepki gösteren Arsinli vatandaşlar, ‘Ak partiye en çok oyu, her dönem veren ilçelerden olduk. Bize reva görülen bu mu’ şeklinde dert yanıyor. Vatandaşlar, Tiski’yi telefon yağmuruna tutsalar da ne bir yetkiliye ulaşabiliyor, ne de dertlerine çözüm bulabiliyorlar!

REKTÖR BAYKAL SONUNDA PATLADI!

KTÜ rektörü Süleyman Baykal ilk kez böyle bir çıkış yaptı. ‘Ben muhafazakarım ama asla cemaatçi olmadım’ diyen prof. Dr. Baykal;  bu söylemlerinin yanında verdi veriştirdi!  Rektörlüğe yeniden aday olacağını ifade eden Süleyman Baykal’ın  işte o eleştirileri:

‘Bir zamanlar Türkçe Olimpiyatları'na katılmadığı için eleştirildiğini kaydeden Rektör Baykal, “Benim üzüldüğüm bir şey var. Geçmişte bu yapıyla kucak kucağa giden insanların da şu anda tekrar kahramanlık gösterisi altında bir şeyler yapması. Bu hoşuma gitmiyor. Bir zamanlar bizi 'Türkçe Olimpiyatları'na niçin katılmıyorsunuz?' diye eleştirenler bu paralel yapının okullarına seferler düzenleyen insanlar bakıyorsunuz bu bizi eleştiriyor. Bence gerçekçi olmak lazım. Yaptıklarımızı anlatırsanız ve bunları medyatik bir ifadeyle dile getirirseniz aslında o yapının tuzağına düşmüş olursunuz”!

Süleyman Baykal cemaatçi midir değil midir? Bilemeyiz. Bunu elbette devlet organları daha net biliyordur. Yorumu bize düşmez. Fakat katıldığımız bir noktası var. ‘Geçmişte kucak kucağa olanlar’ dediği cümleler, son derece yerinde. Hatta öyle kucak kucağa olundu ki, kimileri o üniversitede hem ‘Ak partili’  hem ‘Cemaatçiyim’  ayağına, bilgisayar ihalelerine fesat karıştırıp çıkar sağlamadı mı? Rektör bey bu konuda haklı.İcraatlarını, yaptıklarını, yapamadıklarını, cemaatçi olup olmadığı bir tarafa! Bu söylemi doğru!  Fakat bu söylemde ki  haklılığı onu nereye kadar taşır, onu  bilemiyoruz!

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sedat - 13 ay önce
Beden eğitimi öğretmenlerini eleştiren o zat keşke önce öğretmen arkadaşlar la konuşsaydı