Kaynar Kazan

Kaynar Kazan-Perşembe...

Kaynar Kazan

 ÇİMENTO DOSYASI BAKAN SOYLU’DA!

Trabzon çimento fabrikası  kapanıyor. İşçiler Aşkale çimentonun diğer illerdeki fabrikalarına dağıtılıyor. Fakat 56 işçi bu fabrikalarda çalışmayı kabul etmeyip devletten yardım bekliyor. İşçiler; ‘1300 TL maaşla çevre illerde nasıl çalışırız’ diyor. Onların isteği, mağdur durumda olan 56 kişinin devlete ya da belediyelere ait kurumlara dağıtılmaları yönünde. Yani Trabzon’da kalmak istiyorlar. Konuya ilişkin olarak işçi temsilcileri Büyükşehir belediye başkanını, Ak Parti il başkanını ziyaret ederek sorunlarına çözüm bulunmasını istemişler! Konu bakan Süleyman Soylu’nun da dosyasında yer alıyor. Bakan Soylu bu konuda hem il başkanlığına hem de İş-Kur Bölge Müdürlüğüne talimat vererek tarafına bir rapor sunulmasını istemiş! Raporlar birkaç gün içinde tamamlanıp bakan beye gönderilecek. Bakalım çimento fabrikasının kapanması neticesinde diğer illerde çalışma teklifini kabul etmeyen işçilerin sorunlarına bir çözüm bulunabilecek mi? Bekleyip göreceğiz.

73 BİN KİŞİDEN 14 BİN KİŞİLİK İHTİYAÇ KARŞILANAMADI!

İş- Kur Bölge müdürü Mustafa Sezgin ile sohbet ettik. Sıcakkanlı ve çalışkan kişiliği ile büyük bir kesimin takdirini kazanan  Sezgin, 2015 yılı Ocak-Ekim ayları arası 10 aylık bir rapordan söz etti. Söz konusu 10 aylık dilimde iş verenlerin   kendilerinden 14.360 nitelikli eleman talep ettiğini ifade eden Mustafa Sezgin; ‘Biz kendilerine tam 73 bin kişi yönlendirdik. Ancak 73 bin kişiden sadece 7 bin kişi iş sahibi oldu. Yani 73 bin kişi ile 14.360 kişilik ihtiyaç karşılanamadı. Bunun iki nedeni var. Birincisi; ilimizde var olan kalifiye eleman sıkıntısı. İkincisi ise genç neslin kolay iş beğenmiyor olması. Asında bizim düzenlediğimiz seminer ve kurslara gençlerimiz ilgi göstermiş olsa hem iş veren hem de işsiz gençlerimiz büyük oranda sorunlarını çözmüş olacak. Tek bir misal vermek gerekirse, döner ustası kursu açtık, sadece 3 kişi katıldı. İşsiz kardeşlerimizin, gençlerimizin kurslarımıza ilgi göstermesini bekliyoruz’  dedi.

MEHMET ATMACA’DAN DERSLİK SÖZLER!

Ak parti İl başkan yardımcısı Mehmet Atmaca’yı çoğumuz tanırız. Çalışkan, hayırsever ve gösterişten uzak bir iş adamı olan Atmaca ile sohbet etme şansı bulduk.  Ülke sorunlarını değerlendirdiğimiz Atmaca, Türkiye’nin etrafının örülmeye çalışıldığını ancak kararlı iktidarları ile bu sorunun kısa zamanda aşılacağını ifade etti. Aydınlık günlerin Türkiye’yi beklediğine işaret eden Atmaca’ya kendisinin neden kamuoyu önünde fazla görünmediğini sorduk. İl Başkan yardımcısı Atmaca mütevazı bir üslupla;  ‘ Reklam kokan işler bize göre değil. Biz fedakarlığı perde arkasından yapalım. Allah rızası için yapılan her işi Allah bildiğine göre başkasının görmesine gerek yok’ dedi. Ak Parti camiası ve iş dünyasının mihenk taşlarından Mehmet Atmaca’nın bu sözleri çok anlamlı olduğu gibi, hiçbir şey yapmadan, çok şey yapıyormuş gibi görünen ve  vitrinden düşmeyen çıkarcıları hatırlattı bizlere. Umarız toplumda ki Mehmet Atmaca gibi düşünebilenlerin sayısı daha da artar.

ALBAYRAK KİM İÇİN ‘O BİR ŞANSTIR’ DEDİ?

Ersun Yanal’ı Trabzonspor’un başına ilk olarak getiren başkan Nuri Albayrak,  Ersun Yanal’ın tercih edilmemesi gerektiğini  söylüyor . Albayrak, Sadi Tekelioğlu için de ‘Bir şans’ ifadesini kullanarak şöyle devam ediyor:

“Benimle çalışmış bir teknik adam ama ben bugün başkan olsam takımın başına Ersun Yanal'ı getirmem. Trabzonspor'un teknik direktör değişimine ihtiyacı yok, Sadi hocayla devam edilmesi lazım. Şehrimizin çocuğu, bütün fedakarlığı yapar. Trabzonspor'un teknik direktörlük problemi yok, ekonomik problemi var. Gelirleri nasıl arttırabiliriz, giderleri nasıl azaltabiliriz. Onun hesabını yapalım. Altyapıyı bildiği için de Sadi Tekelioğlu bir şanstır. Trabzonspor, özüne dönmelidir. Trabzon ve yöredeki şehir takımları yeter. Önce 1461'de sonra da Trabzonspor'da forma giyecek oyuncular çıkar" dedi.

ESKİ YÖNETİCİDEN TRABZONSPOR’A SALVOLAR!

Trabzonspor’un eski bir yöneticisi ile konuşuyoruz. Artık maçlarla ilgili hiçbir hevesinin kalmadığını söylüyor. Nedenini soruyoruz. Söze giriyor:

‘ Türkiye’de şikenin alası yapılıyor. Hak edenin hakkı teslim edilmiyor. Siyaset futbolu yönetiyor. Bunlar beni zaten bu olaylardan çok soğutmuştu. Bir de içimizde yaşananlara bakıyorum. Herkes bir Trabzonspor yüzünden birbirine düşman. Camiada hizmet  adı altında hemen herkes kendi çıkarının peşinde koşuyor. Takıma bakıyorsun. Lige fırtına gibi giren bir takımda oyuncu gurubu, taraftarları hiçe sayarcasına para alamadıkları için takımı resmen sabote ediyor. Taraftar mutlu olmak için stada gelirken o oyuncu gurubu kendi çıkarı için takımını satıyor. Bilerek oynamıyor. Yeni yönetim gelip paraları dağıtınca aynı oyuncular yeniden aslan kesiliyor. Demek ki onlar camia ve taraftar için değil, kendileri için oynuyor. Söyleyin bana ben şimdi kendisi için oynayan, her şeyi kendi egolarına göre ayarlayan bir futbolcu topluluğunu neden izleyeyim?’…

Trabzonspor camiasının tanınmış ve önemli isimlerinden biri olan ve  en son, yaklaşık 10 yıl evvel yöneticilik yapan bu değerli büyüğümüzün  sözlerine, açıkçası verecek cevap bulamadık.  

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.