Kaynar Kazan

Kaynar Kazan-Pazartesi

Kaynar Kazan

HAYVAN MIYIZ YOKSA SAPIK MI?
KTÜ’de dekan yardımcısı olan Şule Yüksel Özmen  sosyal medyada yayınladığı mesajın da "Ak Partiye oy verenlerden çocuğumu uzak tutmalıyım. Siz de uzak tutun" demiş! Düşünebiliyor musunuz? Bu bir öğretim görevlisi! Yani, yarının ülke yönetiminde, devlet kademesinde görev alacak gençleri bu ellerde son şeklini alacak! Adı eğitimci olan bir insanın üstelik Türkiye’nin huzur ve barışa ihtiyacı varken ‘ötekileştirme’ gayretini  nasıl yorumlamak gerekiyor acaba? Bu tür ayırımcı ve ötekileştiren ruha sahip insanların gerçekten böylesi makamları işgal etmesi ne derece sağlıklı diye düşünmeden edemiyor insan! Bir İletişim Fakültesi dekan yardımcısı insanlarla iletişimi ‘ötekileştirme’  yolu ile kuruyorsa ülkemiz adına daha ne tür tehlikelerin bizi beklediğini anlamak hiç de zor olmasa gerek! Özmen’in görevden Rektörlük tarafından alındığı bilgisi geldi. Bu kararın son derece yerinde olduğunu düşünüyoruz. Şimdi kamuoyu, Şule Yüksel Özmen’den şu sorunun cevabını bekliyor! Çocukların uzak tutulması gereken yırtıcı vahşi hayvanlar, ya da cinsel sapıklar olabilir. Ak Partiye oy verenleri hangi kategoriye sokarak bu cümleleri ettiniz?
 
ÇEBİ O KADIN İÇİN AĞIR KONUŞTU
 
Dekan yardımcısına tepkiler devam ediyor. Tepki verenlerden birisi de Ortahisar belediye başkan vekili  ve meclis üyesi Selahattin Çebi. Çebi’nin yaptığı açıklama ise şöyle:  “KTÜ İletişim Fakültesi dekan yardımcısı, Şule Yüksel Özmen’in ; "Ak partiye oy verenlerden çocuğumu uzak tutmalıyım .Siz de uzak tutun" şeklindeki sözleri hem üzücü hem de çok düşündürücüdür. Bir öğretim görevlisi, hem de hükumetimizin tüm imkanları ile seferber olduğu bir üniversitede dekan yardımcısı olan bu hanımefendi, ne yazık ki cehalet dolu bir yaklaşım sergileyerek, asıl karanlık düşünceye esir olan kişinin kendisi olduğu gerçeğini de ortaya koymuştur. Sayın Özmen,  böyle bir ifadeyi fütursuzca kullanabiliyorsa demek ki güvendiği bir yer de olmalı. Devletimizin sayın yetkilileri ise böyle bir densizliğe asla müsaade etmeyerek, bu tür köhne, intikam ve kin dolu, nefsine yenik düşen zihniyetler için her daim uyanık ve tetikte olmalıdır.”
 
AKÇAABAT’TA BÜYÜK SEVİNÇ YARATTI!
 
Trabzon’a yapılacak olan 2. Devlet üniversitesinin yeri olarak Akçaabat ilçesinin belirlenmiş olması ilçe de sevinçle karşılandı. Akçaabat Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı, Yaşar Sivrikaya, “Trabzon’a kurulacak olan üniversitenin Akçaabat’ta olması büyük bir olaydır. Biz sivil toplum kuruluşları olarak 2. Devlet Üniversitesini Akçaabat’ın çoktan hak ettiğini belirtiyor ve her platformda destek olacağımızı açıklıyorduk. Üniversite uzun yıllardır konuşulan bir konuydu. Sanırım YÖK onay vermiş. Emeği geçenlere başta Sayın Bakanımız Süleyman Soylu olmak üzere, Trabzon milletvekillerine ve herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.
 
“MEMLEKET AĞIR SINAVLARDAN GEÇERKEN VEKİL DEDİĞİN GÜLEMEZ”!
 
Ak Partili eski bir yönetici ile konuştuk. Tecrübeli ve camianın saygın isimlerinden birisi olan siyaset adamının söyledikleri dikkate alınacak türden. İşte anlattıkları: “ Ne yazık ki Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın vatan aşkı ile verdikleri hizmetleri parti içinde anlamayan arkadaşlarımız bile var. Ne bileyim sanki hala bazı yetkili arkadaşlar ihale koparmanın derdinde. Doğrudan teminatla iş koparmaya, belediyenin kapısından ayrılmamaya niyetli olanları görüyorum. Bunlar yetmiyormuş gibi, milletvekili olmuş ama nerede nasıl davranması gerektiğini bilmeyen tiplerde var. Ülke de şehit haberleri gelirken, canla başla dış güçlere karşı büyük bir mücadele verirken, eğer milletvekili bunun sıkıntı ve elemini içinde yaşamıyorsa ona yazıklar olsun derim ben. Maalesef böyle vekiller de var. Hem içimizde. Yanı başımızda. Laylaylom havasında! Böylesi zor günlerde vekil dediğin sosyal paylaşım sitelerinde selfie yapmaz. Yapamaz, yapmamalıdır! Böyle ülkenin ağır meseleleri esnasında vekil dediğin kendini reklam etme yerine ülkenin, Ak Parti davasının, İslam dünyasının ağırlığını taşımayı bilmelidir”…
 
1461 YÖNETİMİNİN AYIBI!
 
Trabzon’da Bugün isimli haber sitesinin yayınladığı habere göre, Trabzon 1461 takımının yönetimi eski yönetime randevu vermiyormuş! Kulübün bir önceki başkanı olan Şaban Bülbül dost sohbetlerinde dert yanıyormuş. Bülbül’ün anlattığına göre kendileri ‘hayırlı olsun’ ziyareti yapmak için 1461 Trabzon’un mevcut yönetiminden randevu talep etmiş!  ‘Bugün- yarın’ denilmiş! Fakat iki ay geçmiş olmasına rağmen eski başkan ve yönetimine randevu verilmemiş! Bu durum bile Trabzonspor camiasının birbirine nasıl bir hasmane duygular beslediğinin, bu nefret duygusu ile dolu hissiyatın tüm birimlere nasıl intikal ettiğinin  en somut görüntüsü olsa gerek!
 
MANDIRALI ONLARA ŞANS VERECEK!
 
Trabzonspor’un genç futbolcusu Muhammet Beşir’in moral olarak bitik olduğu iddia ediliyor. Beşir’in yaşadığı Araklı ilçesinde ki aile çevresinden sızan bilgilere göre genç oyuncunun, Hami Mandıralı için olumlu düşünmediği bilgisine ulaşıldı. Sadi Tekelioğlu ile hayat bulan ancak Hami Mandıralı döneminde 18’e bile alınmayan Muhammet Beşir’in yakın çevresinin de Hami Mandıralı’ya kırgın ve öfkeli oldukları öğrenilirken, bu konuda sessizliğini koruyan genç futbolcunun da; ‘Sabırlıyım. Elbet bir gün sıra bana gelecek’ dediği öğrenildi. Trabzonspor teknik patronu Mandıralı’nın da yakın çevresinden gençlere şans vermemesi konusunda uyarılar aldığı ileri sürülüyor. Hami hocanın bundan sonra kalan haftalarda ise ‘Biraz nefes aldık. Bundan sonra onlara da şans vereceğim’ dediği ileri sürülüyor.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.