Evliya Çelebi'nin Gözüyle!

400 Yıl Önceki Ordu-Giresun...

 Evliya Çelebi'nin Gözüyle!

 Doğumunun 400'üncü yılı kutlanan tarihin en önemli seyyahlarından olan Evliya Çelebi'nin 'Seyahatname'sinde Ordu da yeralıyor.


Doğumunun 400'üncü yılı kutlanan tarihin en önemli seyyahlarından olan Evliya Çelebi'nin 'Seyahatname'sinde Ordu da yeralıyor. Ordu'yla birlikte, Giresun hakkında bilgilerin yer aldığı seyahatnamede, Osmanlı'yı bugüne taşıyan gezileriyle tarihe ışık tutan Evliya Çelebi'nin gözünden 400 yıl önceki Ordu ve Giresun anlatılıyor. 

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO), 2011 yılını, Evliya Çelebi'nin 400'üncü doğum yılı olması sebebiyle Evliya Çelebi yılı olarak ilan etmişti. Neredeyse ömrünün tamamını seyahat ederek geçiren Evliya Çelebi, bundan 400 yıl önceki Ordu ve Giresun'u da ziyaret etmiş, ünlü eseri 'Seyahatname'sinde bu iki şehirden de bahsetmiş. Evliya Çelebi'nin, o meşhur 10 ciltlik 'Seyahatname'si 50 yıl boyunca gezdiği yerlerdeki gözlemleriyle dolu. Dünyanın en büyük seyyahları arasında yer alan Evliya Çelebi'nin seyahatnamesi, o zamanın şartlarıyla 17. yüzyıl Türk dünyasının gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir rol oynadı. 

Seyahatname'ye göre; Evliya Çelebi, Ordu'ya deniz yolu ile gelir. O zamanki adı Vona olan Perşembe Limanı'ndan karaya çıkar. Evliya Çelebi, o günkü Ordu'yu şöyle anlatır: "Halkı ekseriye yani çoğunlukla Rum ve Tuna Türkü. Camileri, hamamı, hanı, küçük çarsısı vardır. Serdarı yani başkumandanı, 150 akçalı kadısı vardır. Perşembe, Fatih devrinde Osmanlılara geçmiştir, Canik yani Samsun sancağında Subaşılıktır. O kadar ileri gelenleri yoktur. Burası güzel demir tutar büyük bir limandır. Gemilerin, demir bırakmadan yatması mümkündür." 

Seyahatname'de, bundan yaklaşık 400 yıl öncesinde, Ordu'ya göre Giresun'da daha fazla hareketliliğin olması ise dikkat çekici. 

SEYAHATNAME'DE Giresun 

Giresun ise Seyahatname'de şöyle yeralır: "Trabzon Eyaleti'nin sınırının başladığı yer de Paşa Hası'dır. Hâkimi Müslüman'dır. Üç yüz payesiyle (rütbe) mükellef kazadır. Yeniçeri Ocağı'ndan serdarı, kale ağası, neferleri, gümrük emini, müftüsü, nakibi (vekili) vardır. Deniz kıyısında Canik yani Samsun ile Trabzon arasındadır. 

Trabzon, Giresun'un doğusuna düşer. Burası Ceneviz Frengi'nin elinde iken mâmur ve büyük bir şehir imiş. Hala o zaman yapılarının eserleri görünür. Fakat Giresun şimdi o kadar büyük şehir değildir. Çarşı içinde camileri, mescitleri, han, hamam, çarşı ve pazarları vardır. Kalesi deniz kıyısındadır. Bağ ve bahçelerinde meyveleri çoktur. Liman âlâ, yani iyi demir tutar yataktır. Fakat batı rüzgârında biraz sıkıntılı olur. 

Limanın batı tarafında bir küçük adası vardır. Nice kereler kazaklar, o adanın arkasına şaykalarını yani altı düz gemilerini saklayıp, karadan asker dökerek bu şehirden bol para almışlar, şehri ateşe yakmışlardır. Çünkü, kalesi şehri koruyamaz. Bu şehir, Trabzon Eyaleti'ne tâbi olmakla birlikte Ömer Paşa askerinden niceleri denizi bırakarak kara yoluyla giderler."
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.