Vizyonda bu hafta

Bu hafta vizyona giren filmleri sizler için derledik.

Vizyonda bu hafta

Bu hafta vizyona giren filmleri sizler için derledik. İşte o filmler:

Babamın Kanatları
brahim, ciddi bir hastalığa yakalandığını öğrenen bir inşaat işçisidir. Onun için hayatındaki en kıymetli değer ise kendisinden uzaklarda yaşayan ailesidir. Yeğeni Yusuf ise işinde yükselme hırsıyla yanıp tutuşan genç bir işçidir. Amcasını anlamaktan çok uzaktır. İbrahim’in çalıştığı bu toplu konut şantiyesinde şartlar gitgide zorlaşırken her geçen gün zihninde aynı soru döner durur; arkasında ailesine ne bırakacaktır, yaşam mı, ölüm mü?
Yönetmenliğini ve senaristliğini Kıvanç Sezer’in üstlendiği filmin yapımcısı ise Soner Alper. Filmde başrol Menderes Samancılar’a Musab Ekici
, Kübra Kip ve Tansel Öngel eşlik ediyor.

Görümce
Yeliz erkek kardeşi Ahmet’e fazlasıyla düşkündür. Yeliz’in bu düşkünlüğü sonucu ikili birlikte yaşamaktadır. Fakat Yeliz’i kötü bir sürpriz beklemektedir, zira Ahmet bir kıza aşık olmuştur. İşler hızlı gelişir ve Amet kıza evlenme teklifi eder. Bunu duyan Yeliz’in dünyası başına yıkılır. Yeliz’in umudu, Ahmet’in şimdiye kadarki kız arkadaşlarını ayırdığı gibi bu kızdan da ayrılmasıdır. Ancak işini şansa bırakmayan Yeliz, arkadaş grubuyla kafa kafaya verip kardeşiyle sevdiği kızı ayırma planları yapmaya başlar. Kıskanç ablası Yeliz ile sevdiği kız Deniz arasında sıkışıp kalan Ahmet’in yapabileceği tek şey her şeyden habersiz Deniz’i ablasının tuzaklarından korumaya çalışmaktır. Bu mücadele boyunca Yeliz’i de, Deniz’i de, Ahmet’i de türlü komik maceralar beklemektedir...
Gelin-görümce arasındaki çekişmeli ilişkiyi mizahi bir dille ele alan komedi yapımı Görümce’nin başrollerini yerli komedinin sevilen yüzü Gupse Özay ve ekranların yeni keşiflerinden Eda Ece üstleniyor. BKM yapımı filmin yönetmen koltuğunda Kocan Kadar Konuş, Patron Mutlu Son İstiyor gibi filmlerin yönetmenliğini yapan Kıvanç Baruönü otururken, filmin senaryosu ise Özay’a ait.

Kahraman Ördek
Güneşin hep ışıldadığı, yemyeşil ağaçlarla kaplı bu ada o kadar güzeldir ki, bir gün yeşil başlı bir yaban ördeği sürüsü bu adayı Hawaii sanarak buraya iniş yapar. İki ördek sürüsü pek anlaşamaz. Efsaneye göre kahraman Güneş Ördeği, sürüyü ve adanın enerji kaynağı olan Güneş’i korumakla görevlidir. Fakat kötü kalpli bir cadı Güneş Ördeği’nin süper güçlerini öğrenince adaya gelerek onun peşine düşer. O güne kadar pek iyi anlaşamayan iki farklı ördek sürüsü, adayı korumak için arkadaş olmak ve güçlerini birleştirmek zorunda olduklarını anlayacaklardır...
Rusya-Çin ortak yapımı olan hahkaha ve macera dolu 3 boyutlu animasyonun yönetmeniğini Viktor Lakisov üstleniyor.

Karanlıklar Ülkesi: Kan Savaşları
Cory Goodman’ın senaryosuna Jayson Rothwell ile imza attığı ve yönetmen koltuğuna ilk kez Anna Foerster oturduğu Underworld serisinin beşinci filminde Selene’i yine soluksuz bir aksiyon karşılar. Selene çifte saldırı altındadır; hem kendisine ihanet eden Lycan’lar hem de Vampirler bu savaşçı kadının peşindedir. David ve babası Thomas onun tarafında yer alsa da Bu amansız savaşı bitirmek için büyük bir fedakarlık yapmak zorunda kalacaktır...
Kate Beckingsale, Selene rolüyle tekrar karşımıza çıkarken dördüncü filmde David karakterine hayat veren Theo James bu kez Kate Beckingsale ile başrolü paylaşıyor. Tobias Menzies yeni Lycan lideri Marius’u canlandırırken Clementine Nicholson ise Vidar’ın kızı Lena rolünde filmde yer alıyor. Filmin kadrosunda ayrıca Bradley James, James Faulkner ve Charles Dance de yer alıyor.

Kümes
Saniye, kocası Süleyman, çocukları Hikmet, Yılmaz, Mehmet ve Asiye ile birlikte 1950’lerde dağ yamacına kurulmuş birkaç haneli bir köyde yaşamaktadırlar. Fakat ailenin derme çatma evlerindeki huzur yaşamı Saniye’nin vereme yakalanmasıyla derinden sarsılır. Saniye öleceğine o kadar inanır ki kendisinden sonra çocuklarına ve kocasına bakması için Sülayman’ı kısır bir kadınla evlenmeye ikna eder. Ama tedavi süreci başarılı geçer ve Saniye altı ay sonra evine sağlıklı bir kadın olarak geri döner. Bu ev artık iki kadının yuvası olacaktır...
Oyuncu Ufuk Bayraktar’ın yönetmenliğe ve senaristliğe soyunduğu ilk uzun metraj filminde Hasibe Eren, Ufuk Bayraktar, Selen Domaç başrolde.

Mavi Bisiklet
Ali, annesi ve kız kardeşi ile birlikte yaşayan, boş zamanlarında bir lastikçide çalışan 13 yaşında bir çocuktur. Lastikçiden kazandığı parasını evin ihtiyaçları için annesine vermektedir. Bahşiş olarak aldığı küçük bir miktarı ise mavi bir bisiklet alabilmek için biriktirmektedir. Platonik aşkı Elif ise okul başkanıdır. Kahya Salim de kasabaya gelen torunu Hasan’ı okula kaydettirir. Kısa bir süre sonra okul müdürü Elif’in yerine okul başkanlığını Hasan’a verir. Elif’e haksızlık yapıldığını düşünen Ali, arkadaşı Yusuf’un da yardımıyla büyük bir kampanya başlatır ve mavi bisiklet almak için biriktirdiği tüm parayı bu yolda harcamaya karar verir.
Bir çocuğun, büyüklerin dünyasında karşılaştığı adaletsizliklere kendince çözüm arayışını naif bir anlatımla beyazperdeye taşıyan “Mavi Bisiklet” Ümit Köreken ve Nursen Çetin Köreken’in ilk uzun metrajlı sinema filmi. Filmde, başrolleri paylaşan çocuk oyuncular Selim Kaya, Eray Kılıçarslan ve Bahriye Arın’ın yanı sıra; Mustafa Küçükibiş, Burak Vurdumduymaz, Beren Yiğit, Fatih Koca, Mustafa Şimşek, Nursen Çetin Köreken ve Turan Özdemir rol alıyor.

Müttefik
Romantik savaş türü Müttefik filmi birbirine aşık olan iki apayrı insanı temel alıyor. İstihbarat subayı Max Vatan 1942 yılında Kuzey Afrika’da düşman hattında savaşmaktayken, Fransız direniş savaşçısı Marianne Beausejour ile tanışır. İkili hemen birbirlerine aşık olurlar. Londra’da tekrar bir araya geldiklerinde ise aşkları savaşın büyük baskısına direnip direnememenin sınavını vermek zorunda kalacaktır.
Filmin başrollerinde Brad Pitt ve Marion Cotillard yer alıyor. Filmin yönetmen koltuğunda ise Oscar ödüllü yönetmen Robert Zemeckis oturuyor.

Sevdam Gözlerinde Kaldı
Mahir 1970’li yılların sonunda İstanbul Üniversitesi’nde bir öğrencidir; aynı zamanda dönemin sürükleyiciliği içerişinde siyasetle ilgilenmekte, ülkücü harekete yakın durmaktadır. Belgin ise Mahir ile aynı bölümde eğitim görmektedir. Ülkücü hareketin herkes birbirinin ya bacısı, ya ağabeyi ya da kardeşidir hukukuna rağmen, gönüllerine söz dinletemezler ve Sirkeci’de Can Pastanesi’nde buluşurlar. Fakat dönemin kanlı eylemleri arasında sevdaları uzun soluklu olamaz. Üzerine bir de 1980 ihtilali gelince tüm bağları kopar. Hayatta kalmak için Şeyh Edebali’nin dergahına sığınan Mahir’in günlerini yüreği Cemre adındaki bir kızla yanıp tutuşan, yarım akıllı Zafer dolduracaktır.
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.