banner238
banner264

LİDER


HAYRETTİN HACISALİHOĞLU

HAYRETTİN HACISALİHOĞLU

10 Ocak 2012, 18:55

Son dönemde Trabzonspor camiasında şampiyonluk kupasının net ve kararlı bir şekilde talep edilmesi arzu edilen bir bekleyişti.

Yakın tarihte Başkanın tarzı ve tavrı camiayı yalnız mutlu etmedi harekete de geçirdi. Eş zamanlı olarak Trabzon ve İstanbul’da düzenlenen protesto yürüyüşleri haksızlığa demokratik bir başkaldırıdır. Seviyelidir. Takdire şayandır.
Hele İstanbul yürüyüşünün arkasından yapılan açıklama bir ibret belgesidir. Tebrik ediyor, teşekkür ediyorum. Organize edenleri kutluyorum. Gururumuzu okşadılar.
Bu yürüyüşü ulusal basın ya hiç vermedi ya da olabildiğince az gösterdi. Bir çoğu haber olarak yayınlamadı. Bence bunlara artık “ulusal basın” değil “yanlı İstanbul basını” demek daha doğru olacak. Oysa iki bin kişilik Fenerbahçe’nin utanç gösterisini nasıl da abartarak sunmuşlardı. Sizi gidi tarafsızlar sizi. Siz bence yalnız taraflı değil, aynı zamanda ilkesizsiniz de.
Başarı ile geçtiğimiz kulüpler birliği toplantısı ve hatta TFF genel kurulunun alacağı kararlar tavsiye niteliğini aşmaz. Asıl kararı verecek olan TFF başkanıdır. O da son bir çalımla yetkisini ceza kuruluna devretti. Ancak unutmaması lazım ki yetkinizi devredebilirsiniz de sorumluluğunuzu asla. Bu arada biz kurullara adam vermemenin hatasını bir kez daha acı tebessümle anıyoruz.
Süreç başladığından hemen sonra Yönetimin kararlı ve dik duruşu akabinde, bu yürüyüş bu tavır ve bu demokratik tepki imkanı yakalansaydı inanın çok daha anlamlı, çok daha ses getiren bir eylem olurdu. Türkiye’de dünya da örnek alırdı.
Konumuza dönersek, kulüpler birliğince kanunu hafifleten ve bugün 58.maddenin tartışılmaya başlanmasının önünü açan değişiklikleri önce “imzalamadık” deyip sonra kandırıcı beyanlarla gerçeklerin gizlenmeye çalışıldığı açıklamaların mahsurlarını şimdi daha iyi anlıyoruz değil mi? O zamanki tenkitlerin gayesi muhalefet değil Trabzonspor menfaatleri için bir uyarıydı.
Konunun tek mağduru, süreçten en çok zarar gören kulüp bu günkü doğru tavrını 3 Temmuz sonrası neden sergileyemedi? Niçin zamanı bu kadar boşa geçirdi? Konunun sulanmasına neden yardımcı olundu? Anlayabilmek güç.
3 Temmuz sonrası önce “federasyon kararlarına saygılıyız” sonra “Adalete güveniyoruz” açıklamaları vardı. Şimdi ne değişti o zaman? Ben söyleyeyim, sen “kanunlara saygılıyım” der hakkını aramazsan eloğlu da yasayı değiştirir işi çözer. Bu dönemde biz çok konuşan ama boş konuşan bir tarzı benimsedik.
Bırakın “avukatlar öyle akıl verdi” safsatalarını da, Trabzonspor sevenlerinin, kulübün en hayati konularında gerçekleri ve gerekçeleri öğrenme hakkına saygı gösterin.
Zamanında doğruyu yapmış olabilseydik şu anda yedinci şampiyonluk çoktan tescil edilmiş, kupa uzun süredir ziyarete açılmıştı. O moral motivasyonla belki de Avrupa kupalarında daha başarılı olmuş, Süper Lig sıralamasında daha yukarılarda yerimizi almıştık. Böylece ekranlarda play off şansımız yerine şampiyonluk ihtimalimiz konuşuluyor olacaktı.
Şayet bugünkü duruş doğruysa ki bana göre doğru, geçmişteki yanlış demektir. Kulüpler Birliği’nden ayrılma tavrı da doğru. Lakin Galatasaray’ın biraz arkasında kaldık, en belirleyici olmamız gereken konuda miadı dolmuş kulüp başkanlarının ağzına sakız olduk.
Yine de başkanın son dönemdeki eylem ve söylemlerine “evet” diyor, takdirle karşılıyorum. Fakat süreç ilk başladığından sonraki davranışlarını yanlış buluyor “hayır” diyorum.
Churchill’in bir lafı var “Liderler ne söyleyeceğini değil, ne söylemeyeceğini bilen insanlardır.”
Bu anlamlı söz bizi bazıları için şu düşünceye taşıyor: Becerip zamanında tepki veremedi, bari susmayı becerebilseydi!
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
istanbul escort
ankara escort porno dikmen escort