Bu ayakkabıları giyiyorsanız risk sizinle beraber!

Dikkat!

Bu ayakkabıları giyiyorsanız risk sizinle beraber!

 Sağlık açısından çok önemli fakat önemsemediğimiz şeyler, zamanla başımıza iş açabiliyor.

Bedenin bütün yükünü ayaklar taşıyor. Bu nedenle de doğru ve rahat ayakkabı seçimi sağlığımız açısından oldukça önemli... Peki ne yapmalıyız? Ne tür ayakkabıları tercih etmeliyiz?

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Burak Önvural, yanlış ayakkabı seçimi nedeniyle yaşam kalitesini düşüren topuk dikeni hastalığı ile karşılaşabileceğinizi söylüyor.

AĞRI TÜM AYAK TABANINA YAYILIYOR!

Uzm. Dr. Burak Önvural, halk arasında topuk dikeni adıyla bilinen tıbbi literatürde 'plantar fasciitis' olarak adlandırılan hastalığın, "Durum temel olarak ayak tabanını kaplayan ve topuk ile parmakları birleştiren kalın cilt altı bağ dokusunun yangısıdır. Ayak tabanı ya da topuk ağrısının en sık sebeplerinden birisidir. Ağrı bütün ayak tabanına yayılabileceği gibi özellikle topuğun iç kısmında tek bir noktada da yoğunlaşabilir" dedi.

Sürekli ayak üzerinde durmak zorunda olanlarda daha çok topuk dikeninin görüldüğünü ifade eden Dr. Önvural, şöyle konuştu:

SERT AYAKKABI GİYENLER, HAMİLELER, OBEZLER RİSK ALTINDA!

"Yeterli taban desteği olmayan sert ayakkabı giyenlerde, obezlerde, hamileler ve menopoz sonrası kadınlarda daha sık görülmektedir. Burada asıl sebep ayak tabanındaki yağ dokusundaki incelmeye bağlı artan yüklenmeye ayak tabanının yangı ile cevap vermesi ve bu durumun uzun süre devam etmesidir. Esas tanı hastanın şikayetleri üzerine yapılan ayrıntılı bir ayak muayenesi sonrası koyulmakla birlikte röntgen ve MRG de tanıda yardımcı olmaktadır. Özellikle röntgende topuk ucunda ayak tabanı fasyasının uzun süreli yangısına bağlı olarak dikene benzer bir çıkıntı oluşumu bu hastalık için tipik olmakla birlikte özellikle başlangıç evresinde bu olmadan da hastalık olabilmektedir. Topuk dikeni bu hastalığın sebebi değil sonucudur. MRG özellikle ayak tabanı fasyasındaki yangıyı gösterebilmesi açısından daha değerli olmakla birlikte çoğunlukla ihtiyaç duyulmayan bir tanı yöntemidir."

YUMUŞAK VE KALIN TABANLI AYAKKABILARI TERCİH EDİN!

Topuk dikeniyle ilgili tedavi yöntemleri hakkında bilgiler veren Uzm. Dr. Önvural, şunları söyledi:

"Topuk dikeni tedavisinde birçok farklı yöntem olmakla birlikte hiç birinin etkinliği yüzde yüz kanıtlanabilmiş değildir. Yıllardır kullanılagelen ayak tabanı germe egzersizlerinin birçok hastada rahatlama yarattığı ancak devam edilmediği taktirde şikayetlerin tekrar oluştuğu bildirilmiştir. Silikon ya da ortası delik topukluklar birçok ayakkabıcıda dahi bulunabilecek ve sıklıkla kullanılan önlemlerdendir. Aynı şekilde yumuşak ve kalın tabanlı ayakkabıların yararı oldukça fazladır. Ayak tabanına ve oluşan diken üzerine steroid enjeksiyonunun şikayetleri 3 ile 6 ay arası kestiği ancak sonrasında ayak tabanı yağ dokusunda incelmeye ve hastalığın tekrarlamasına sebep olabildiği belirtilmiştir."

BASİT BİR HASTALIK GİBİ GÖRÜNSE DE...

Uzm. Dr.  Önvural, ESWT denilen ultrason dalga tedavisinin hastaların şikayetlerine yönelik kısa süreli yararı olmakla birlikte uzun süreli tedavi edici etkinliğinin tartışmalı olduğunu söyledi. Son yıllarda oldukça popüler olan bir başka yöntemin insanın kendi kanından elde edilen trombositten zengin plazmanın (PRP) bu bölgeye enjeksiyonu olduğunu anlatan Önvural, "Bu konuda çalışmalar devam etmektedir. Bu hastalarda özellikle eğer şikayetleri çok fazla ise cerrahi olarak da tedavi yapılabilmektedir ancak çok sık tercih edilmemektedir. Görüldüğü gibi topuk dikeni basit bir hastalık gibi görünse de tedavisi çeşitli olabilmekte ve her hastanın yarar göreceği tedavi yöntemi değişebilmektedir. Önemli olan hastalığın erken evresinde gerekli önlemleri alabilmektir" dedi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.