Kanserin sonu geliyor!

Her yıl 7,6 milyon kişi kanser nedeniyle yaşamını yitiriyor ama...

Kanserin sonu geliyor!

 “Kanserde Hücre Tedavileri” konulu konferansta kanserde hücre tedavileri ve son gelişmeler tartışıldı.

“Kanserde Hücre Tedavileri” konulu uluslararası konferansa Karolinska Enstitüsü’nden gelen 9 kişilik heyetin yanı sıra Rusya, Özbekistan, Kazakistan, Romanya, Bulgaristan, Cezayir ve Azerbaycan gibi çeşitli ülkelerden de 45 hekim katılım sağladı.

ÇALIŞMALAR UMUT VAAT EDİYOR

Karolinska Enstitüsü Terapötik İmmunoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Markus Maeurer, “Kanserde uygulanan pek çok çeşit hücre terapisi var. Bunların çoğu cilt kanseri olan melanom için geliştirildi ve uygulamada başarı oranları giderek artıyor. Kanserde uygulanan hücre tedavilerinde, bağışıklık sistemi hücrelerinin kanser hücresini tanıyıp onu yok etmesi hedefleniyor. Yani bağışıklık sistemi hücrelerinin kanser hücresiyle savaşması ve onları yenmesi sağlanıyor. Burada tabii ki bağışıklık sistemi hücrelerinin sadece tümör hücrelerini yok etmesi, vücuttaki sağlıklı hücrelere zarar vermemesi çok önemli” dedi. Bir süredir hücre tedavisini beyin ve pankreas tümörlerinde denediklerini söyleyen Maeurer, bu yöntemin güvenilir olduğundan ve hastaya zarar vermeyeceğinden emin olunduğunda uygulanacağını ve çalışmaların umut vaat ettiğini dile getirdi.

KANSER AŞISI İLE TÜMÖRÜN YOK EDİLMESİ AMAÇLANIYOR

Kanser aşıları konusunda dünya çapında çok önemli bilimsel çalışmaların yürütüldüğünü söyleyen Karolinska Enstitüsü Pankreas Cerrahisi ve Genel Cerrahi Bölümü Başkanı Doç. Dr. Marco del Chiaro,

“Bu aşıların amacı bağışıklık sistemi hücrelerini harekete geçirerek tümörü yok etmek. Kanser aşıları genelde koruma amaçlı değil tedavi amaçlı uygulanıyor. Yani tümör oluştuktan sonra aşı ile yok edilmeye çalışılıyor. Aşılar ise kişiye özel, kişinin tümörüne özel geliştirilmeye çalışılıyor. Kanserde kişiselleştirilmiş tedavilerin uygulanması önem kazanıyor ve özellikle bu konu üzerinde duruluyor. Kanser aşıları üzerindeki çalışmalar hızla ilerliyor. Özellikle de deri kanserleri, akciğer kanseri ve yumurtalık kanseri aşıları üzerinde yürütülen çalışmalar iyi gidiyor. Ayrıca pankreas kanseri üzerinde pek çok çalışmamız var. Pankreas tümörlerine uyguladığımız hücre tedavileri umut vaat ediyor” dedi.

'HERKESİN BİR DONÖRÜ VAR'

Kemik iliği naklinde yaşanan gelişmeler sayesinde artık “Herkesin bir donörü vardır” diyebildiklerini belirten Hematolojik Onkoloji ve Kemik İliği Nakli Merkezi Direktörü Prof. Dr. Zafer Gülbaş,

"Kısmi uyumlu kardeş, anne, baba ya da kuzenlerden yapılabilen nakil, donörü olmayan hastalarda hayat kurtarıcı nitelikte” diye konuştu. Kemik iliği naklindeki gelişmelere de değinen Prof. Dr. Gülbaş, “Kemik iliği nakli sırasında ortaya çıkan viral enfeksiyonların bağışıklık sistemi hücreleri ile tedavisini masaya yatırdık. Ayrıca kanserde kök hücre tedavisinin en önemli örneği, kemik iliği naklidir" şeklinde konuştu.

10 YIL İÇİNDE KANSERİN SONU GELECEK

Dünyada kanser tanısı alan hasta sayısının her yıl 12,7 milyonu bulduğunu ve 7,6 milyon kişinin de kanser nedeniyle yaşamını yitirdiğini dile getiren Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Üskent,

“Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı en son rapora göre Türkiye’de her yıl yaklaşık 97 bin erkek, 62 bin kadın yani toplamda 159 bin kişi kansere yakalanıyor” dedi. Türkiye’de yılda 50 bin kişinin kanser nedeniyle hayatını kaybettiğini söyleyen Prof. Dr. Üskent, “Ama artık 4’üncü evrede olup da iyileşen kanser hastalarımız var. Bu, kanserin genetik yapısının bilinmesi ve ona yöneltilebilen hedef tedaviler ile ilgili. Gelişen tedavi yöntemleri, hedefe yönelik tedaviler ve teknoloji sayesinde 4. evre kanser hastası olmasına rağmen 10 yıl yaşayan, hastalıkları nüksetmeyen hastalarımız var” dedi.  Üskent, kanserde hücre ve aşı tedavilerinin büyük umut vaat ettiğine ve çalışmaların hız kazandığına da dikkat çekti.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.