Tansel Kolcu

Tansel Kolcu

Yazarın Tüm Yazıları >

Sevgi yolu

A+A-

Bir önceki yazımın başlığı "Game Over", yani  "Oyun Bitti" idi. Trabzonspor'un, bir yol ayrımına geldiğini ve bu başarısız yönetimin, yönetimde kaldığı her günün,  Trabzonspor'a daha çok zarar getireceğini anlatmaya çalıştığım bu yazıdan birkaç gün sonra, FIFA'nın Trabzonspor'a, bir dönem transfer yasağı getirdiğini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş olduk. Trabzonspor'u, itibarına vurulan büyük bir darbe olan böyle bir yaptırıma  muhatap eden yönetim, bu kararın ardından, nihayet, kongreye gitmek zorunda kaldı. FIFA'nın, daha önce 2 kez uyardığı ve son kez 10 gün süre verdiği Bero'nun transferinden dolayı, Trencin kulübüne ödenmesi gereken son taksit olan 250.000 Euro'nun ödendiği ve Cas'a başvurulup, yanlışın düzeltileceğine dair kulüp açıklaması ise, benim için hiçbir şey ifade etmemektedir. Zira asıl sorun, paranın Trencin Kulübüne zamanında ödenmemesi ve Trencin kulübünün bu yüzden, FIFA'ya gitmek zorunda kalmasıdır. Sayın Muharrem Usta, kendi şirketlerinin ödemelerini, şirketlerinin itibarını düşünerek nasıl zamanında yapıyorsa,Trabzonspor gibi büyük bir kulübün de itibarını düşünerek,  bu duruma sebebiyet vermemeliydi. Sadece Sayın Muharrem Usta değil, bundan sonra görev alacak hiçbir başkanın, kulübün itibarını düşünerek böyle keyfi uygulamalarda bulunmaması gerekir. Bunun için de Trabzonspor, bir an önce tüzük değişikliğine gitmeli ve bundan sonra seçilecek başkan ve yöneticilerin, kendi şirketlerindeki gibi hatalı yönetimlerinden dolayı, kulübü uğratacakları zarardan da sorumlu olmaları sağlanmalıdır.

Trabzonspor camiası, FIFA'nın transfer yasağı  kararı ve kongre gündemini tartışırken, maalesef, çok üzücü bir kaza haberi aldık. Eski yöneticimiz Sayın Hüseyin Başaran'ın kızı Mina ve arkadaşlarının içinde bulunduğu özel uçak, bilinmeyen bir nedenle, İran'da düştü. Maalesef, Mina ve arkadaşları ile uçak mürettebatı dahil 11 canı kaybettik. Tanrı'dan, hayatını kaybeden kardeşlerimize rahmet, kederli ailelerine başsağlığı ve sabır diliyorum. Büyük üzüntü yaşadığımız bu kaza ile ilgili olarak, sosyal medyada yazılanlar ise, adeta yaşanan acıyı  ikiye katladı. Sosyal medyada kendini bilmez bazı yaratıkların, yaşanan bu büyük acıya saygı gösterip, evlatlarını kaybeden ailelerin acılarına ortak olacaklarına, nasıl böyle hadsizce, arsızca yorumlar  yapabildiklerini anlamakta zorlanıyorum. Bu arada, şunu düşünmeden de geçemiyorum; "Nasıl oldu da son yıllara kadar  ülkedeki tüm acıları ve sevinçleri ortakça paylaşabildiğimiz insanlarımız,  bu hale geldi?" Bu gerçeğin, mutlaka toplum bilimciler tarafından  araştırılması gereken bir olgu olduğuna inanıyorum. Temennim, toplumda birlik, beraberlik ve sağduyunun, en yakın zamanda  tekrar egemen olması...Böyle bir ortamda, deplasmanda oynanan Akhisar maçına gelirsek; Trabzonsporlu futbolcular bugün, inanmışlardı kazanacaklarına ve o inançla mücadele edip, rahat kazandılar. Trabzonspor'lu futbolcularda  son haftalarda göremediğimiz, ama bu maçta çok belirgin olan  mücadele ve kazanma arzusunu ise, takımın içinde bulunduğu zor koşullarda, takımı sahiplenme refleksi olarak görüyorum. Bu refleksin, Trabzonspor camiasına da yansıyıp, Trabzonspor'a layık bir yönetimin oluşturulacağına kesinlikle inanıyorum. Trabzonspor; yöneticilerin iş yaşamlarını  geliştirip büyütecekleri bir dünyaya açılan kapının anahtarı değil, milyonların kalplerine uzanan karşılıksız bir sevgi yoludur.

Önceki ve Sonraki Yazılar