Bakanlıklardaki revizyon tatmin etmedi

Daha büyük kabine değişikliği bekleyen AK Parti grubunda kırmızı plaka bekleyenler hayal kırıklığına uğradı.

Bakanlıklardaki revizyon tatmin etmedi

Günlerdir kulislerde konuşulan bakanlıklardaki değişikler 4 bakanlıkla sınırlı kalınca kırmızı plaka bekleyenler hayal kırıklığı yaşadı. Önceki gün gerçekleştirilen bakanlıklardaki değişiklik sonrası gruptaki beklentiler sürüyor.

Başbakan Erdoğan uzun süredir beklenen kabine revizyonunu önceki gün gerçekleştirdi. AK Parti milletvekilleri 4 bakanlığı kapsayan revizyon haberini, anadilde savunmayı düzenleyen yasanın görüşmeleri için bulundukları Meclis’te aldı. Revizyona ilişkin haberleri iktidar kulisindeki televizyonlardan büyük bir dikkatle takip eden vekillerin büyük bölümü için kabinedeki değişimin dar kapsamlı tutulması hayal kırıklığı yarattı. AK Parti milletvekilleri bu hayal kırıklığını gazetecilerle ve kendi aralarında yaptıkları sohbetlerde “4’lü revizyon kesmedi”, “Tadı damağımızda kaldı”, “Dişimizin kovuğuna gitmedi” esprileriyle ifade ettiler.

Grupta beklenti sürüyor

Mini revizyonun haberinin alınmasının hemen ardından iktidar kulisinde “ufukta yeni bir revizyon var mı?” sorusu gündeme geldi. Bu konuda grupta farklı görüşler hakim. AK Partili vekillerin büyük çoğunluğu, Erdoğan’ın büyükşehir belediye başkanı olarak değerlendirmeyi düşündüğü bakanlar nedeniyle sonbahara doğru yeni bir kabine revizyonu daha gerçekleştirmesine kesin gözüyle bakıyor. Bir kesim ise Başbakan’ın kabinedeki yerel seçim operasyonu öncesi, ayrıca bir mini revizyon daha gerçekleşebileceğini savunuyor. Bu yöndeki beklenti kulislerde, “Başbakan herşeyi 4+4+4’e bağladı, şimdi 4, 4 ay sonra bir 4 daha, yerel seçim öncesi de de son 4 değişiklik yapılır” esprisiyle dillendiriliyor. Aralarında Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz’un da bulunduğu bir grup ise, 2014’teki Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar kabinede artık revizyon olmayacağını savunuyor.

Kapusuz, önceki gece TBMM’de gazetecilerin bu yılın ortalarında ya da sonbahara doğru kabinede yeni bir revizyon olup olmayacağı sorusu üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:

“Ben beklemem. Artık seçim sürecine girilmiştir. Yani o dönemler, çok fazla değişiklik yapmayı gerektirmez ki. Orada bir başka şey daha var. Arkasından zaten Sayın Başbakan Cumhurbaşkanı adayı olacaksa. Cumhurbaşkanı seçilirse o zaman ne yapılır? Zaten değişim olacak. O zaman Başbakan ayrılmış olunca yeni bir Başbakan, yeni bir kabine mecburi olacak. Onun için bizim geçen periyotlarımıza da bakarsanız, çok sık değişiklik yapan bir parti değiliz.” Kapusuz, belediye başkanlığı adayı olan bir bakanın görevinden istifa etmesine gerek bulunmadığını ifade ederek, “Bakan olarak da aday olmaları mümkün. Hiç mahsuru yok. Seçilirse istifa ediyor” diye konuştu.

“Grupla ilişkiler”

Revizyonun kapsamı konusunda hayal kırıklığı yaşasalarda, AK Parti milletvekilleri Erdoğan’ın görevden aldığı ve yerlerine getirdiği isimlerden genel anlamda memnun. Görevden alınan 4 bakan konusunda parti kulislerinde yapılan ortak değerlendirme “Halkla problemi olan, halkla sorunu olan, parti grubuyla ilişkileri kopuk isimler gitti” şeklinde oldu.

Milletvekilleriyle ilişkileri çok iyi olmadığı vurgulanan Recep Akdağ’ın 10 yıldır sürdürdüğü Sağlık Bakanlığı’ndan alınışında son olarak hastane genel sekreterleri atamalarında milletvekillerine rağmen yaptığı tercihlerin grupta yarattığı tepkilerin önemli etkenlerden biri olduğu savunulurken, AK Partili vekillerin büyük çoğunluğu kamuoyundaki beklentinin aksine Akdağ’ın yerine Mehmet Müezzinoğlu’nun getirilmesinin kendileri için sürpriz olmadığını ifade ettiler. AKP’liler İstanbul’da özel hastane sahibi olan Müezzinoğlu’nun milletvekili seçildiği günden bu yana sağlıkla ilgili yeni projeler üzerinde çalışma yaptığını belirttiler.

İktidar kulisinde Milli Eğitim Bakanlığı’ndan alınan Ömer Dinçer’in de yine milletvekillerinin görüş ve önerilerini dikkate almadan gerçekleştirdiği il milli eğitim müdürleri atamaları ile öğretmen atamaları gibi konulardaki tepkiler sonucu koltuğundan olduğu savunuluyor.

Yeni süreç gereği

İçişleri Bakanlığına TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı, İstanbul eski Valisi ve Kamu Düzeni ve Güvenliği eski Müsteşarı Mardin Milletvekili Muammer Güler’in getirilmesi ise, AK Parti milletvekilleri tarafından “yeni çözüm süreciyle” ilişkilendirildi.

İçişleri Bakanlığı’nın “bürokrat idareli” bir bakanlık olduğu genellikle bu makamda politik kimliğinden daha çok devlet adamlığı kimliğiyle ön plana çıkmış isimlerin getirildiğine dikkat çeken AK Parti kurmayları, “Şahin ise tam tersine ulusalcı bir söylemle politik kimliğiyle ön plana çıktı. Bu söylem özellikle yeni çözüm arayışlarında sürece hükümete ve partiye zarar verebilirdi. Başbakan bu riski ortadan kaldırmak istedi. Muammer Güler bürokrasiden gelen, devlet adamlığı kimliği ön planda bir isim. Ayrıca yeni süreçte Mardin’den bir ismin bakan yapılması da önemli vurgulu bir mesajdır” görüşünü dile getirdiler.

“Köşk’ün dahli yok”

Revizyon öncesi kulislerde dillendirilen “Gül ile Erdoğan arasında isim pazarlığı yapıldığı”, “Gül’ün bazı isimlerin görevden alınmasına karşı çıktığı” şeklindeki spekülasyonlarla ilgili ise revizyon sonrası parti kulislerinde “Köşk’ün Sayın Başbakan’ın bu konudaki tasarruflarında her hangi bir etkisi sözkonusu olamaz. Sayın Gül de bu konuda Başbakan ile bir çatışma içine girmeyi arzu etmez. Erdoğan’ın hazırladığı liste olduğu gibi onaylanmıştır.” değerlendirmeleri yapıldı.


AVCI’YA İLK PROTESTO

ANKARA - İlk devir teslim, Milli Eğitim Bakanlığı’nda yapıldı. Ömer Dinçer, görevini, Nabi Avcı’ya devretti. Yeni göreve başlayan Milli Eğitim Bakanı Avcı, ilk mesajını karnelerini alan öğrencilere ve öğretmenlere verdi. Onları tebrik eden ve iyi sömestr tatilleri dileyen Avcı görevi devraldığı Dinçer’i aracına kadar uğurladı. Bu arada Şubat’ta öğretmen ataması isteyen bir grup, Milli Eğitim Bakanlığı önüne karneyi temsil eden siyah karton ve papatya bıraktı. Yeni Bakanı kutlayan protestocular, “Sayın Nabi Avcı’ya ’hoşgeldin’ diyoruz, başarı diliyoruz ve atama müjdesi bekliyoruz” dedi.

Bakanlıktan önce partide devir-teslim

ANKARA - Kültür ve Turizm Bakanlığı’na atanan Ömer Çelik, AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevini Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’na devretti. Çelik, devir teslim töreninde yaptığı konuşmada, zevkle yürüttüğü Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevi sırasında çok şey öğrendiğini, AK Parti politikalarına katkı vermekten büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Çavuşoğlu ise ”Bana bu görevi tevdi eden sayın Genel Başkanım, Başbakanım’a bana olan güveni ve böylesi önemli bir görevi tevdi ettiği için şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

‘Kanın durması için önemli çalışma var’

İçişleri Bakanı Muammer Güler, ilk açıklamasında, bakanlığın her kademesinde görev yaptığını, bu kez de Bakan olarak aynı kurumda görevini sürdüreceğini belirtti. Terörle mücadele konusuna değinen Güler, ”Önümüzdeki dönem, terörle mücadelenin farklı boyutlarda öne çıkacağı bir dönem olacak. Milli birlik ve kardeşlik projesi var. Akan kanın, göz yaşının durması anlamında hükümetimizin çok önemli çalışması var. İçişleri Bakanlığı, bu çalışmaları yapacak en temel kuruluşlardan birisi. İnşallah çalışmalarımızı verimli şekilde yürüteceğiz” dedi.

‘Başbakan’ın çakısı var, bizim yok’

Kabine değişikliğinin ardından Sağlık Bakanı Recep Akdağ görevini dün düzenlenen törenle Mehmet Müezzinoğlu’na devretti. 10 yılı aşkın süredir Sağlık Bakanlığı görevini yürüten Recep Akdağ, yeni bakana başarı diledi. Halef selef bakanlar birbirlerine vazo hediye edip, çiçek verdiler. Akdağ’ın verdiği hediye paketini açamayan Müezzinoğlu, “Sayın Başbakan’ın çakısı var ama bizim yok” diye espri yaptı. Bu sırada Müsteşar Nihat Tosun devreye girerek, basın mensuplarından aldığı küçük İsveç çakısıyla paketin kurdelasını kesti. Bunun üzerine Akdağ, “Genelde sıkışınca bürokratlara müracaat ediyoruz” diye espri yaptı. Müezzinoğlu da, “Burada işi cerrah çözdü” dedi. Müezzinoğlu törenin ardından Akdağ’ı arabasına kadar uğurladı.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.