BU KINAMA DEĞİL TERÖRİSTE YOL GÖSTERMEKTİR!

BU KINAMA DEĞİL TERÖRİSTE YOL GÖSTERMEKTİR!

Geçtiğimiz günlerde Mardin’in Kızıltepe, Diyarbakır’ın ise Sur ilçelerinde gerçekleştirilen iki ayrı bombalı saldırıda 1’i polis toplam 8 kişi şehit olmuştu. Aralarında kadın ve çocuklarında olduğu 5’i polis olmak üzere 20 kişi ise yaralanmıştı. Bunun üzerine HDP bir kınama mesajı yayınladı. Normalde asker ve polis şehit olduğu zaman kılını kıpırdatmayan PKK’yı bir tehdit noktası olarak gösterip açıklama yapmaktan başka bir şey yapmayan HDP bu sefer kınama bildirisi imzalayarak yayınladı. Bu kınama mesajını haber siteleri sadece, “HDP’den PKK Terör Örgütüne kınama” şeklinde verdiler. Tabi bu durum ister istemez insanda bir şaşkınlık yaratmıyor değil. E kolay değil, düşünsenize PKK’nın meclisteki uzantıları bir nevi kendilerini kınıyorlar. Merak ettim bakayım dedim bu bildiride ne yazıyor nasıl bir kınama bu?

İşte o bildiri metni;
"Bu akşam Mardin Kızıltepe ve Diyarbakır Sur’da meydana gelen bombalı saldırılarda çok sayıda yurttaşımız hayatını kaybetmiş ve yaralanmıştır. Hangi şehirde olursa olsun, yurttaşlarımızın yaşadıkları ve çalıştıkları yerleşim alanlarının içindeki bu tür saldırıları ilkesel olarak yanlış bulduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz ve bu saldırıları kınıyoruz.
 
"Hayatını kaybeden ve yaralanan yurttaşlarımızın acılarını bütün halkımızla paylaşıyoruz. Yaşamını yitiren insanlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
 
"Patlamaların, şiddetin, bombaların günlük yaşantımızın kanıksanan bir parçası olmasını kabullenmiyoruz. Bir an önce akan kanın durması, şiddetin sona ermesi ve sorunlarımızı konuşarak, müzakere ederek çözme konusunda adımlar atılması çağrımızı yineliyoruz.
 
"Yaşadığımız bunca acıya rağmen hala barış ve çözüm olmadan demokrasinin, demokrasi olmadan da barışın mümkün olamayacağını görmeyenlere bir kez daha bu gerçeği hatırlatıyoruz."

Ben bu kınama mesajından şunu anlıyorum. Bu sözde milletin vekilleri diyorlar ki; “Ya tamam saldırı yapıyorsunuz bizde sizi bu konuda haklı görüyoruz. Güvenlik güçlerine yaptığınız saldırıların haklı gerekçeleri var da, bu tür saldırılar niye. Bu konuda biraz daha hassas olmalısınız. Şehir içlerinde, vatandaşların yaşadığı, günlük ihtiyaçlarını gidermek için ya da gezip dolaşmak için bulunduğu mekanlarda özellikle doğuda pkk sempatizanlarının olduğu bölgede bu tür saldırılar düzenlemeyin.” Asınla bu kınama bildirisinin Türkçesi budur arkadaşlar. Bu aslında daha çok kınama değil de, “İşinizi yapıyorsanız doğru düzgün, ideolojimize, amaçlarımıza uygun bir şekilde daha profesyonelce yapın” bildirisidir. Kınama metninin içersinde yer alan, “İlkesel olarak yanlış buluyoruz” terimi de bir nevi bunun teyididir zaten. Normalde kınama bildirisinde bu tür eylemlere vatandaşın canına malına kastedilen alçak saldırılarda olay kınanmakla kalmaz eyleme de geçilir, lanet okunur. Bu tür saldırıların akılla ve vicdanla izahının olmadığı, hiç bir zaman böyle eylemlerle bir yere varılamayacağı, milletin bu tür hainliklere prim tanımayacağı vurgulanmalı ve Türk milletinin yanında olunduğu beyan edilmeliydi. Ama bunlarda böyle bir şey yok. Bunlarda sadece düzeltme var. “Aslında ölen sivil halk değil de asker polis olsaydı iyi olurdu” anlayışı ile yapılan düzeltme gibi.

Kınama bildirisinin devamında ise akan kandan, sözde demokrasiden, barıştan bahsedilmiş, sorunların çözümü için adres olarak tekrar muhatap alınmak olduğu gösterilmiş ve bu milletvekili kılıklı teröristler karşılıklı konuşma diyerek devletin karşısına kendilerini koyabilecek kadar cüretkar olabilmişlerdir. Bunlar bunu ilk kez de yapmıyor tabi. Bunların aslında bütün konuşmalarının satır araları ve cümle derinlikleri bölünme, parçalanma, isyan kokuyor.

Ben şu sıralar zaten HDP’yi tamamen ülkeden kopmuş ayrı dünyalarda görüyorum. Onların amaçları belli ne yapmak istedikleri ortada ve bu amaç için maalesef her gün bir adım daha ileri gidiyorlar. Onun için özellikle milli meselelerde de çok böyle milletin yanında devletin yanında olma gibi bir dertleri de yok. Bunu en son 15 Temmuz günü gerçekleştirilmek istenen darbe girişiminin ardından da gördük. Bu olayın üzerinde ne kadar ve ne şekilde durduklarını da gördük. O kara geceden sonraki süreçte de zaten içinde bulunulan durum gereği göstermelik açıklamalar yaptılar. Yapmak zorunda kaldılar. O yüzden ben bu vekilleri milletin vekili olarak görmüyorum. Bunlar devletin sahiplenemediği, kol kanat geremediği, dertlerle dertlenemediği, elini uzattığında dokunamadığı bir alanda oluşan boşluktan doğan şer odaklarıdır. Bunların teröristten farkı yoktur. Zaten bunu da avazlarının çıktığı kadar haykıra haykıra dile getiriyorlar. Devlete s...tir çekiyorlar, teröristlerle bu ülkeyi tehdit ediyorlar, isteseler bizi tükürükleriyle boğuyorlar, arkalarını ederi kadarlarına yaslıyorlar vs.

Temennimiz bu ülkede 79 milyonu ile milli bir şuur oluşturulması ve ülkeyi bölmeye, parçalamaya yönelik düşünceleri, akıl fukaralarının ülkeden tamamen tasfiye edilmesidir. Bu ülkede kürt sorunu yoktur, artık kalmamıştır. Varsa bir sorun o da terör sorunudur. İllaki bu yönde bir sorun ve bu sorunun çözümü için adres aranıyorsa da bu adres teröristler değil muhataplarının ta kendisi yani halk olmalıdır. Son zamanlarda tekrar dillere dolanmaya başlayan çözümsüzlük sürecinin de çözüm odaklı olmasını istiyorsak bu böyle olmalıdır. Teröristlerle devletin temelleri üzerine yapılan her görüşme, konuşma ve fikir alışverişi vatanın bölünmesine doğru atılan bir adımdır. Allah bu güzel vatana ve millete zeval vermesin.
 
 
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.