Halil Şanlı yazdı… SOYLU BEYEFENDİ ÜZERİNE

Yüzüne geldiklerinde el pençe divan duranlar, sırtını döndüğünde beyefendinin arkasından konuşmakta büyük ustalık gösteriyor.

Halil Şanlı  yazdı… SOYLU BEYEFENDİ ÜZERİNE

 Yüzüne geldiklerinde el pençe divan duranlar, sırtını döndüğünde beyefendinin arkasından konuşmakta büyük ustalık gösteriyor. Oysa Süleyman Soylu harbiden gerçek bir beyefendi. Hitabeti, kararlı duruşu, kibarlığı, nezaketi, bilgisi ile  sayın Soylu kısa zamanda Ak Partiye entegre olmuş ve kanımca beyefendi unvanını fazlası ile hak etmiştir.

Sizlere bir hikaye anlatarak yazımda anlatmak istediğim ana fikri daha anlaşılır kılmak istiyorum. Söz bu ya! Mahşer günü cehennem kazanları kurulmuş. Bütün cehennem kazanlarının başında Zebaniler nöbet tutarak çıkmak isteyen günahkarları tekrar kazana itiyormuş! Kazanların birinde ki Kayserili Zebaniye demiş ki;

 ‘Yahu hani sizin adaletiniz. Tüm kazanların başında bir Zebani meleği var ama şuradaki günahkarların olduğu kazanın başında kimse yok’!

Zebani meleği tebessüm ederek Kayseriliye dönerek;

‘Boş konuşma. Orada ki kazanda Trabzonlular var. Onlar çıkmak isteyeni zaten aşağı çeker’!

Şimdi, her Trabzonlu gibi sayın Soylu da aşağı çekilmek isteniyor. Birileri beyefendinin parti içi siyasi gücünü ‘nasıl zedelerim’ hesabı ile yoğun iftira ve dedikodu deryasında yelken açmış görünüyor. Oysa Süleyman bey bizim evladımız, bizim kardeşimiz, bizim büyüğümüz değil mi? Sayın Soylunun iktidar partisinde üstelik teşkilatlardan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olması bize gurur  vesilesi olması gerekmez mi? Soruyorum, bir hemşehrimizin üst makamlarda, devletimizin kritik noktalarında olmasının bize ne gibi zararı olur? Tam tersine bu şehre de bu bölge insanına da sadece faydası olur.

Sırf kişisel egolarınız, sırf parti içinde ki 'güç' savaşlarınız adına uğraşın  beyefendi ile! Ne kazanacaksınız, bilmem ama bildiğim şey sudur ki, birileri de sizinle uğraşır ve ‘adam’ olmak yerine, ayaklar altında pas pas olmaktan öteye geçemezsiniz. ‘Adam’ olmak maskesi ile entrikalar ve iftiralarla bir yerlere ulaşmak gelip geçicidir. Günü kurtarır ama sonunda unutulur ve bir kenara atılırsınız. ‘Adam’ olmak için adil olmak, açık olmak, dava adamı olmak, egoları değil milleti düşünmek önceliği şarttır.

Sayın Cumhurbaşkanı ve sayın Başbakan  12 Eylül’de ki kongreden sonra beyefendi için ne düşünür? Bilemiyoruz. Fakat temennim, zat-ı alilerinin daha güçlü makamlarda kalmasıdır. Trabzon’da ki bazı odaklar, onu yıpratmak için uğraş veriyor olsa da, kanaatimce o, Trabzon’u çoktan aşmış bilgi ve birikimle millete hizmet yolunda en önemli makamlarda olmaya devam edecektir.

Ve beyefendiye naçizane şunu ifade etmek istiyorum:  Sadeliğinizi, ağırlığınızı, çalışkanlığınızı, hizmet çabanızı aynı kararlılıkla sürdürün. Yüzünüze gülüp, el pençe divan duran ‘adam’ görünüşlü bukalemun tipleri iyi belleyip, en kısa zamanda saf dışı edin. Ak Parti Trabzon’da, büyük sorunlar ve oyunlar devam etmektedir. İhaleciler, çıkarcılar, tepeden bakanlar, 'kanun benim' diyenler, iftiracılar, bu partiye yakışmamaktadır. Bu görüntü içinde olanlar, kim olursa olsun partiden en kısa süreçte uzaklaştırılmalıdır. Geçen her gün, sizin ve daha önemlisi davanızın zararınadır.

İşiniz zordur. Ama değerli şahsınız bunu aşabilecek bilgi, birikim ve siyasi tecrübeye sahiptir. Lütfen sağlıklı ve devrim niteliğinde adımlar atınız. Çünkü; sizlere Demokrat Parti’den geldiğiniz için burun kıvıranların,  kendi ego ve çıkar savaşlarını unutup, dava adamı olmaktan çoktan çıktıklarını muhasebe edip görmeye niyetleri yoktur. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.