Meclis Tarihinde Bir İlk!

Vekiller Protesto İçin Meclise Yürüdü...

Meclis Tarihinde Bir İlk!

CHP milletvekilleri, Genel Başkan Kılıçdaroğlu hakkında düzenlenen fezlekeyi protesto etmek amacıyla, ''dokunulmazlıklarının kaldırılması'' istemini içeren dilekçeleri TBMM Başkanlığına sundu.


 

CHP milletvekilleri, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu hakkında hazırlanan fezlekeyi protesto etmek amacıyla ''dokunulmazlıklarının kaldırılması'' istemini içeren dilekçelerini TBMM Başkanlığına sundu.

 CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, basın giriş kapısı önünde açıklama yaptı. Açıklamanın ardından, aralarında CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan'ın da bulunduğu çok sayıda milletvekili, ''dokunulmazlıklarının kaldırılması'' istemini içeren dilekçelerini sunmak için TBMM Başkanlığına yürüdü.

 Yürüyüş sırasında alkışlarla protesto gösterisinde bulunan CHP'li milletvekilleri, daha sonra dilekçelerini TBMM Başkanlığına sundu.

 'Hiç kimse CHP'yi, Türkiye'yi, milletimizi, susturamayacaktır'

 CHP milletvekilleri, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu hakkında düzenlenen fezlekeyi protesto etmek amacıyla, ''dokunulmazlıklarının kaldırılması'' istemini içeren dilekçelerini TBMM Başkanlığına sundu.

 CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, basın giriş kapısı önünde çok sayıda CHP milletvekilinin katılımıyla açıklama yaptı.

 Hamzaçebi, insanlık tarihinin aynı zamanda hak ve özgürlüklerin de tarihi olduğunu belirtti. İnsanların bugün sahip oldukları temel hak ve özgürlüklerin anayasal güvenceye kavuşturulmasının zorlu bir sürecin sonucu olduğunu ifade eden Hamzaçebi, ''Fransız Devremi sonrasında yayınlanan, 1789 tarihli Fransız İnsan Yurttaş Hakları Bildirgesi, insan ve hak özgürlüklerinin bildirgesi olarak isimlendirilir. Bu bildirge, insan ve hak özgürlüklere önem veren tüm ülkelerin anayasalarında yer almaktadır'' diye konuştu.

 Bildirgenin 16. maddesinde, ''hakların güvence altında olmadığı, kuvvetler ayrılığının olmadığı ülkelerde anayasa yoktur'' ifadesinin bulunduğunu dile getiren Hamzaçebi, şöyle devam etti:

 ''Bir ülkede şeklen bir anayasa olabilir ancak bu anayasa hak ve özgürlüklerin güvencesini sağlamıyorsa hak ve özgürlüklerin en büyük güvencesi olarak isimlendirilen kuvvetler ayrılığı ilkesine sahip değilse ortada bir anayasa yoktur.

 Türkiye'de 12 Eylül referandumuyla yürürlüğe giren anayasa değişikliğiyle birlikte milleti temsil eden, daha demokratik bir yapıya sahip bağımsız yargıya doğru değil tam aksine hükümetin kontrolünde olan bir yargıya doğru adım atılmıştır. Gelişmeler bunu doğrulamıştır. Bu nedenle, Türkiye'de hak ve özgürlükler güvence altında değildir, bu nedenle Türkiye'de hak ve özgürlüklerin güvencesi olan kuvvetler ayrılığı ilkesi ortadan kaldırılmıştır ve bu nedenle Türkiye'de bir anayasa yoktur. Türkiye'de yargı, mevcut görüntüye göre halktan, milletten değil hükümetten güç almaktadır.''

 Demokratik ve meşru yönetimlerin, özgürlük, eşitlik, adalet ilkeleri üzerine yükseldiğini ifade eden Hamzaçebi, bu ilkelerden güç almayan yönetimlerin meşruiyet sorunu olduğunu söyledi.

 -''CHP'nin susturulması aşaması''-

 ''Türkiye'de meşruiyet sorunu olan bir hükümet vardır'' ifadesini kullanan Hamzaçebi, ''Ülkede varılan son aşamanın, CHP'nin susturulması aşaması olduğunu'' öne sürdü.

 Hiç kimsenin CHP'yi susturmayı başaramayacağını belirten Hamzaçebi, şöyle konuştu:

 ''CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun şahsında tüm CHP'ye tüm milletvekillerine fezleke düzenlenmiştir. Bu fezlekeyi kabul etmiyoruz. Bu fezlekeyi bağımsız yargının, onun savcılarının düzenlediği kanaatinde değiliz. Türkiye'de özel yetkili savcılarla, özel yetkilendirilmiş mahkemelerin şekillendirmeye çalıştığı bir sistem vardır. AKP'nin özel yetkili savcılar ve yargıçlarla kurmuş olduğu bir koalisyon vardır. Bu koalisyon mutlaka yıkılacaktır. Sayın Kılıçdaroğlu'na düzenlenmiş olan fezlekeyi CHP'nin tüm milletvekilleri olarak kabul etmiyoruz. Bu fezlekede işlendiği iddia edilen suçu, bu suça esas olan beyanları CHP milletvekilleri olarak biz de kabul ediyoruz. Bu nedenle dokunulmazlıklarımızın kaldırılmasına ilişkin olarak tüm milletvekillerimizin CHP Grup Başkanvekilliğine ulaştırdıkları dilekçeyi TBMM Başkanı'na sunacağız. Biz de dokunulmazlıklarımızın kaldırılmasını talep ediyoruz. Hiç kimse CHP'yi, Türkiye'yi, milletimizi, susturamayacaktır. Halka dayanmayan, meşru olmayan yönetimler mutlaka demokratik yollardan yıkılıp gidecektir.''

 CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan da ''yargıyı etkileyenler kimlerdir, açın, bakın görürsünüz'' dedi. Tarhan, ''AKP'liler, siz yargıyı etkilemeye teşebbüs etmiyorsunuz. Doğrudan, bizatihi siz etkiliyorsunuz. Eğer bir adil yargılama türü kaldıysa, dönün Adalet Bakanı'na, Başbakan'a bakın. Neler söylediklerini Google'a yazdığınızda tek tek göreceksiniz. Bu ülkede ince ayar tezgahcıbaşıların kimin yanlarında oturduğunu lütfen dikkatle izleyin. Fezlekelerinizle gelin üzerimize ki 135'in hakkı nasıl verilirmiş gösterelim size'' diye konuştu.

 -Meclis bahçesinde yürüdüler-

 CHP milletvekilleri, Hamzaçebi ve Tarhan'ın konuşmalarının ardından CHP milletvekilleri,  ''dokunulmazlıklarının kaldırılması'' istemini içeren dilekçelerini sunmak için TBMM Başkanlığına yürüdü. Yürüyüş sırasında alkışlarla protesto gösterisinde bulunan CHP'li milletvekilleri, daha sonra dilekçelerini TBMM Başkanlığına sundu.

 TBMM Başkanlığı önüne gelindiğinde CHP Grup başkanvekilleri Hamzaçebi ile Tarhan, dilekçeleri vermek için TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in makamına girdi.

 Hamzaçebi, Çiçek'in makamından çıkışta yaptığı açıklamada, CHP'li 132 milletvekillinin dokunulmazlıklarının kaldırılması taleplerini içeren dilekçeleri Çiçek'e takdim ettiklerini söyledi.

 Çiçek'in, dilekçeleri ilgili komisyona havale edeceklerini söylediğini aktaran Hamzaçebi, ''Gereğini ilgili komisyon takdir edecektir. Sayın Çiçek, CHP'nin tepkisini demokratik ölçüler içerisinde, normal bulduğunu ifade etti. Grubumuzun hassasiyetlerini kendileri anlayışla karşıladılar'' diye konuştu.

 Bir gazetecinin, ''Sayın Mustafa Elitaş, geçerken sizi gördü burada, 'bir bardak suda fırtına koparıyorlar. Bizim Genel Başkanımızın da fezlekesi var' dedi'' sözleri üzerine Hamzaçebi, ''Elitaş'a şunu sormak isterim acaba Adalet ve Kalkınma Partisinin bakanları hakkında görevleri nedeniyle iktidarları nedeniyle herhangi bir fezleke düzenleşmiş midir? Eğer bağımsız yargı varsa bakanlar hakkında da birçok iddialar var. Bizzat Sayın Başbakan'ın yargıya yönelik cümleleri vardır ama hiçbir savcı harekete geçmek cesaretini gösterememiştir'' diye konuştu.

 Emine Ülker Tarhan da gazetecilere hitaben, ''Sayın Elitaş'a iletin lütfen, İstanbul'da çöreklendirdikleri Beşiktaş dukalığı AKP milletvekillerine bulaştığında kendisiyle bir tekrar konuşalım'' dedi.

 Bazı CHP milletvekilleri, bekleme sırasında, ''Bağımsız yargı istiyoruz'', ''Bağımsız adalet istiyoruz' şeklinde slogan attı.

 CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey'in de basın açıklamasına, ''Dokun bana'' yazılı bir tişörtle geldiği görüldü.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.