"Millet bize yürü dedi biz yürüdük"

Başbakan Erdoğan, partisinin Şanlıurfa mitinginde halka seslendi. Erdoğan "Şanlıurfa'nın en büyük sorunlarından biri terördü, çok kayıplar verdik ama bu sorunu hukuk çerçevesi içinde çözüyoruz. Çözüm umutlarının yeşerdiği bu günlerde dershane meselesini çıkardılar. 17 Aralık darbe girişimini başlatılar. Çözüm sürecini baltalamak için her yolu denediler" dedi.


Başbakan Erdoğan konuşmasına, Şanlıurfalıları selamlayarak başladı. Erdoğan, "Enbiyalar şehri Şanlıurfa, şairler şehri, ilim şehri, sanat şehri Şanlıurfa. Alem siye hayran ben siye kurban. Urfalıyam ezelden göynüm geçmez sizlerden. Göynümün gözü çıksın iyi ki sizi sevdim ezelden" dedi.

Şanlıurfa'nın Suruç tüneliyle suyla kucaklaşacağını belirten Erdoğan, "Ey Halilurrahman'ın şehri, sabrın timsali Hz. Eyyüb Aleyhisselam'ın şehri Şanlıurfa. Seni hasretle kucaklıyorum. Şair Nabi'nin merhum, Akif İnan abimizin şehrisin. Kazancı Bedii'nin, merhum Müslüm Gürses'in şehrisin. İbrahim Tatlıses'in Şivan Perver'in şehrisin. Merhum Said-i Nursi'nin hasta yatağında gidiyoruz dediği zaman bir Ramazan günü iki gün yolculuk yaparak ulaştığı, gözlerini hayata yumduğu, Hakk'a yürüğüdü şehirsin. Allah sizden razı olsun. Evlerinizden huzuru yüreklerinizden bu sevdayı eksik etmesin. Sofralarınızdan bu muhabbetinizi, kardeşliğinizi dayanışmanızı daim etsin. Şanlıurfa bugün yine bir tarih yazıyor. Başbakanına, AK Parti'ye, demokrasiye bir kez daha sahip çıkıyor. Şanlıufa 30 Mart'ta söyleyeceği sözü bugün söylüyor. Sandığın rengi Şanlıurfa'da belli olmuştur.

İktidara geldiklerinde en önemli sorunun terör olduğunu belirten Erdoğan, "Burada Şanlıurfa'da bir şey söylemek isterim. En önemli sorun terördü. Şehitler verdik. Ocaklar söndü yürekler yandı. Bunun yanında maddi olarak da çok ağır bedeller ödedik. Güneydoğu şehirlerimiz hizmetlerden uzak kaldı. Biz geldik. Geldikten sonra şu ana kadar Şanlıurfa'ya yatırımların toplam bedeli 18 katrilyon. Cumhuriyet tarihinde yapılan yatırımları toplayın bunu bulmaz. Terör sorununu hukuk içresinde hamdolsun çözüyoruz. Bu sorunu demokrasiyle çözeceğiz dedik. Bu sorunu ekonomik kalkınmayla çözeceğiz, hizmetle, yatırımla çözeceğiz dedik. Sadece güvenlik tedbirleriyle çözülmez dedik. İnsani hakları vererek çözeceğiz dedik. Kardeşlikle çözeceğiz dedik. Çok engeller çıkarttılar. Çok saldırılarda bulundular. Partimizi kapatmaya kalktılar ama başaramadılar. Yolumuza dimdik devam ettik. Sizlerle. Milletimizle. Millet bize yürü dedi biz yürüdük. Yola çıkarken bir şey söylemiştik, uzun ince bir yoldayız gidiyoruz gündüz gece demiştik ve gideceğiz. Durmak yok. Elimizi kolumuzu bütün bedenimizi hatta canımızı ortaya koyduk. Bu ülkedeki kardeşliği en güçlü şekilde tesis edeceğiz dedik. Önce Osla sürecini sabote ettiler. MİT müştaşarımızı tutuklamak istediler. Paris'te bir takım süikastler yaptılar süreci bozmak istediler. En son 17 Aralık darbe girişimiyle 25 Aralık darbe girişimiyle çözüm sürecine saldırdılar. Barzani, İbrahim Tatlıses, Şivan Perver Diyarbakır'a geldi. Diyarbakır'da muteşem bir tablo oluştu. Tüm Türkiye bundan duygulandı. Sevinç gözyaşları döktüler. Barış umudu çözüm umudu çoğaldı. Bir dershane meselesi çıkardılar. Bu muhteşem buluşmayı gölgelemek istediler. 17 Aralık darbe girişimini başlatılar. Çözüm sürecini baltalamak istediler. Pensilvanya'daki bir zat onun buradaki maşaları, yandaşları gençlerin ölmeyecek olmasından rahatsız oldular. Kardeşlikten rahatsız oldular. Şanlıurfay'la Trabzon'un, Van'la İzmir'in, Diyarbakır'la İstanbul'un kucaklaşmasından rahatsız oldular. Birlikte Türkiye olmasından rahatsız oldular" dedi.

Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: "Sene 1960. Mart ayı Said Nursi Isparta'da hasta yatağında diyor ki beni Urfa'ya götürün. Talebeleri aldılar buraya Şanlıurfa'ya getirdiler. Polisler geri götürmek istediler. Şanlıurfa Demokrat Parti İl Başkanı önlerine geçti. Hiç bir yere götüremezsiniz dedi. O gün bir kez daha tarih yazdı Şanlıurfa, Said Nursi'ye sahip çıktı. Teslim etmedi. 23 Mart'ta Hakk'a yürüdü. Büyük bir cenaze merasimi düzenlendi. 27 Mayıs müdahalesi oldu. Said Nursi'ye huzur vermeyen özgürlüğünü elinden alan zihniyet, CHP zihniyeti maalesef öldüğünde de onu rahat bırakmadı. Dirisine zulmedenler ölüsüne bile tahammül edemedi. Bu CHP zihniyeti ile onun izinde olduğunu iddia eden Pensilvanya el ele kol kola dolaşıyor. Darbe tuzaklarını beraber kuruyorlar. Said Nursi'ye en ağır zulümleri yapan ölüsüne bile Şanlıurfa'dan götüren CHP zihniyeti ele Pensilvanya'daki zat birlikte hareket ediyorlar".
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.