VATAN MİLLET…KIRMIZI ÇİZGİ

‘Ateşkesin bir anlamı kalmadı’ diyenlerin kenara çekilip, vahşi planlarının gerçekleştiğini keyifle izlediği döneme girmiş bulunmaktayız. ‘Barış sürecinin’ bittiği yerde başlayan sürecin düpedüz ‘savaş süreci’ olduğunu anlamayıp (anlamazdan gelip) bir şekilde keyiflenen vicdanlara selam olsun…

VATAN MİLLET…KIRMIZI ÇİZGİ

 ‘Ateşkesin bir anlamı kalmadı’ diyenlerin kenara çekilip, vahşi planlarının gerçekleştiğini keyifle izlediği döneme girmiş bulunmaktayız.  ‘Barış sürecinin’ bittiği yerde başlayan sürecin düpedüz ‘savaş süreci’ olduğunu anlamayıp (anlamazdan gelip) bir şekilde keyiflenen vicdanlara selam olsun…

 

Türkiye’nin bunca yıllık tarihinde gelmiş geçmiş belki de en önemli seçim 7 Haziran 2015 genel seçimiydi. Peki sonuç neydi? Gelin sonucu beraber yazalım…

8 Haziran sabahına hepimiz, -kırmızı çizgilerle- uyandık. Tek derdinin vatanı ve milleti olduğunu söyleyenler ince hesaplar peşine düştü. Osmanlı Devleti’nden mevzu açılınca, ‘bunlar gerici, bunlar vatan haini’ diye bağıranlar, Yeniçeri Ocakları’ndan kalan miraslarına sıkı sıkıya sarılıp,  ‘İSTEMEZÜK’ diye feryat ettiler. Sonucunda ne oldu? ‘Kazan kaldırıldı.’ Kazandan akan kanı, herhangi bir partiyle bağdaştıranlar, aynı partinin ‘barış süreci’ diye öne çıkardığı ‘akil insanları’ – ‘cahil insanlar’ diye yaftaladı. Dersim olaylarıyla ayyuka çıkan terör belasını, son dönemlerin siyasi kimliklerine isnat edenler, yine bu ülkenin en iyi tarih okuyucuları ve aydınlarıydı. Oysa, bu ülkenin tarihine ‘emanet oy’ jargonunu yerleştirenler, şimdi ‘teröre lanet olsun’ diye en çok bağıranlarken, samimiyet artık bu ülke için ölmüştür. Genel merkezlerinde PKK yanlılarının yüzde on üçlük seçim sonucunu ‘kazandık’ diye dillendirenlere, bugün sosyal medyadan insanları galeyana getirip, en kara provokasyonu yapmaktan asla geri kalmayanlara, -millet, devlet, bayrak – diye naralar atıp, kırmızı çizgileri sayesinde ülkede yönetimsel boşluk oluşturanlara, bu yönetimsel acziyetin yağını kendi ‘oy ekmeklerine’ sürenlere, ‘ülkeyi tükürüğüyle boğacağını’ iddia edenleri verdikleri emanet oylarla, meclise sokanlara  –demokratik bir tavır sergilediklerini düşünüp kendisiyle gurur duyan halkla sanatçıya esnafa, Doğu ve Güneydoğu’yu üvey olarak görüp çocuk kadın demeden –hepsi gebersin- diyenlere, bir ülkenin yüzde ellilik kesimini ‘benim Anadolu’daki saf köylüm’ olarak ifşa etmeye kalkanlara, ‘bakın biz aydınız, farklıyız, uzaya gitmek istiyoruz’ deyip kendine dev aynasının önünde oryantal yaptıranlara ve en kötüsü de, oğlunun şehit olduğunu öğrenirken kendini parçalayan ananın videosunu, halk iyice kızışsın diye sağa sola şuursuzca servis edenlere …  YAZIKLAR OLSUN…

 

Bugün Türkiye Cumhuriyeti, bir evdir. Türk milleti doğası gereği misafirperverdir. Tanrı misafiri diye evine soktukları, evin camını çerçevesini alaşağı ederken evin annesi kocasına, kocası oğluna, oğlu kız kardeşine saldırıyor. ‘Yangın var’ diye bağıranlar kendi kardeşlerini vurup kırmaya çalışırken, evin dışına çıkmış birileri ‘kıs kıs gülüp benzin dökmeye’ devam ediyor… Şimdi sorarım size, aynı şehit cenazesinde naaşı dört kolundan tutup, bambaşka yönlere gitmenin derdinde olan ama mezarın aslında nerede olduğunu herkesten çok iyi bilen insanlar değiliz de neyiz? Ha, unuttum biz KARDEŞİZ!

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.