Ya Devlet başa…

Yener Yanık yazdı...

Ya Devlet başa…

Türkiye, Türklere bırakılmayacak kadar çok önemli bir ülkedir demişti bir dönemin çok derin gazetecisi olan BİRAND…
 
Görünen o ki son süreçte MHP de Türk Milliyetçilerine bırakılmayacak kadar çok stratejik bir parti oluverdi.
 
Dolayısıyla 14 yıllık Ak parti iktidarında Erdoğan ne zaman köşeye sıkıştırılmışsa Devlet Bahçeli’nin imdada yetişir bir tavır sergiliyor gibi gözükmesiyle Küresel Ölçekli yeni bir projenin uygulanmasına geçildi.
 
Ve bu yönüyle Bahçeli’ye AKP’nin stepnesi, bastonu yaftaları iyice yaftalanarak onun değersizleştirilmesi ve azledilmesinin sağlayacak unsurların ve karakterlerin hepsinin önü açıldı, bütün ince hesaplar planlandı.
 
Yaftalarla değil de kendimizce bir pencereden bakalım Bahçeli’ye…
 
Sondan başlayalım… Yani en çok eleştirildiği husustan ve koltuğunun sallanmasına da vesile olan 7Haziran’dan…
 
Yüzde 60’lık bir blok oluştu,  Artık AKP nadasa, oradan da ANAP gibi parçalanmaya diye 7 Haziran gecesi zafer naraları atan HDP ve CHP’yi Bahçeli 8 Haziran’ın ilk dakikalarında sükût – u hayale uğratıyordu ve yine ters köşeye yatıyordu her şey…
 
 Ana muhalefet liderinin mizahen ve mizansen minvalde seslendirdiğimiz şu ifadeleri  her şeyin açık bir delili:
 
EtmeDevlet, gitme Devlet… Devlet, gidiyor DEVLET… Biz seninle okul arkadaşıyız, kadim dostuz, al şu Başbakanlık senin olsun, her şeye sen karar ver, yeter ki şu Uzun Adam’dan kurtulalım, bak HDP bile dışardan destekleyecek bizi, Cici Uşak diyor ki, AKP ile asla, MHP ile BARIŞ DOLU ( ! )  yarınlara…
 
Can Dündar’ın canı iyice dar, MİT tırları durdu, Uzun Adam dünyaya terörist destekçisi diye haber yapıldı, e benim nasıl geldiğim malum…
 
Okyanus ötesinden Kâinat İmamı sünnet acısından ağlayıp duran uşak gibi,sabah akşam beddua ediyor.
 
Görüştüğümüz Graham Fuller ve diğer Sam amcalar kaşları çatık benden haber bekliyor…
 
Partiyi çok şükür Alisiz Alevilerle donattım, kendimce Dersim’in rövanşını aldım, Atatürk’ün portresini değil de bu durumu şikâyet edeni partiden attım, geleceğin Tansu Çiller’i diye özel yetiştirilen ve Hristiyan olan BÖKE’yi genel başkan yardımcısı yaptım, CIA’in 705 kodlu Türkiye temsilcisini başkan yardımcılığına getirdim,  hendek kazanlara arkadaşlar diyerek sahip çıktım, TC askerlerince katledilenlerin cenazesinepartiden arkadaşları yolladım, anlayacağın bütün riskleri aldım…
 
Bizim Şafak bile, Cici Çocuk’u parkta gördü ve kameralar önünde beraber iyi salladık diyerek görüntü verdi, HDP ile iç içe geçtik, kanki olduk, ulusalcıları tasfiye edene kadar canımızı çıkardık, arkamızı PYD’ye, YPG’ye JPG’ye yani alfabedeki bütün harflere dayayanlara dayadık.
 
 Bak adamlar İtalya’dan da gazetelerinden manşetler atıyor, Yeni bin yılın Selahaddin’i son durakta durduruldu diyor, İsrailli dostlarımız “İstanbul bize artık çok yakın” diye zafer naraları içinde kendinden geçiyor, başta Almanya olmak üzere bütün Avrupa arkamızda…
 
İçeriden Arınç’ın öncülüğünden kaleyi içten yıkabilme şansımız bile doğuyor.
 
Yargının üst rütbelerinde uyuyan hücreler bu süreci iple çekiyor, ne olur ne olmaz diye şimdilik deşifre olmadan bir köşede Padişahım çok yaşa diye bağırdıklarına aldanma, Menderes de kendisini karşılamaya gelen askerlere dönerek, bu asker mi darbe yapacak diye söylemişti, ama o günün gecesi azledilmişti.
 
Daha önce bir araya gelip Ekmek için Ekmeleddin diyerek ortak hareket edebildik, şimdi de yapabiliriz… Ekmeğimizi bölüşebiliriz, iyi düşün Devlet…
 
Ya Devlet Başa geçecek ya da eğer bu teklifi reddedersen benden duymuş olma ama bedelini sana çok ağır ödetecekler… Ondan sonra kuzgun leşe kondu diye cırlama… Ve şunu da unutma bu sefer de stepne olursan Uzun Adam rövanşı çok kötü alacak…
 
 
Evet… Devlet, yine yaptı yapacağını…
 
Çin işi bir oyuncak mı ki bu Başbakanlık, 23 Nisan mı bugün, bir günlüğüne mi başbakan olalım diyerek küresel ölçekte bir operasyonu derdest etti.
 
Tıpkı bundan önce yaptığı gibi…
 
Hatırlayın ülkenin en buhranlı yıllarını, Başbakana atılan yazar kasaları… Ecevit’in iki merdiven inmesiyle çıkan borsanın, Derin adam Sezer’in anayasa kitapçığı fırlatmasıyla çakılmasını, ülkenin kaynar kazan gibi fokur fokur kaynadığı o makûs yılları…
 
DSP-MHP-ANAP hükümetinin üç yıllık ömrünün son dönemleri yeni projelere, ihyalara gebeydi bugünkü gibi…
 
Hüsamettin Özkan’ın talimatıyla Haberal tarafından ilaçla uyutulan ya da dengesi bozulup ki adım atamayacak hale sokulan  Ecevit’in tasfiye edilmek istenmesi, Aydın Doğan’ın bornozunu giyerek yeni kabineyi oluşturma hamlelerine karşın bu oyunları hissederek ve bozarak seçim kararı alan ve ülkeyi büyük bir buhrandan çıkaran yineDevlet’ti…
 
Gladyonun ve dolayısıyla derin Amerika’nın 60 darbesinden beri devletin en üst rütbelerine yerleştirdiği ajan ve tetikçi hukukçularının 367 icadını ve ülkeyi kaosa sokan bu kamikazesini de bozan Devlet’ti…
 
Genç Bozkurtları; ülkeye ikinci bir 12 Eylül’ü yaşatabilecek Gezi ve Kobani olaylarında köpek boğması için sokağa indirmeyen de Devlet’ti.
 
Bozkurt vadiye inince çakallar, itler dağılır misali binlerce ülkücü gençliği;zamanı geldiğinde ve gözdağı verme minvalince sokağa bir emirle indirerek biz burdayız, bu devletin manevi harcıyız, çakallara, itlere bu ülkeyi bırakmayız, bu vatanın nigahbanıyız dedirten de yine Devlet’ti…
 
Bakmayın Erzurum’dan urgan atmasına, piskevüt yemesine, Ferdi Tayfur dinlemesine, Ekmeleddin İhsan’ı desteklemesine, zaman zaman sorun çıkaran adammış gibi gözükmesine… O; dillendirilmese de Kadim Türklerin  iki bin yıllık serüveninde devletler kuran ya da yıkan ihtiyarlar denilen meclisin vakarlı bir neferiydi…
 
Bütün makam ve mevkileri bir kenara iten, kendi egosunu ve menfaatini ikinci plana atan liderdi. O Devlet’i düşünen Devlet değildi; Devleti düşünen Devlet’ti…
 
Her zaman ketum, her zaman aynı çizgide ve her zaman vakur ve her zaman bozkurt duruşlu bir liderdi. Kimine göre ajandı, kimine göre ise bastondu, stepneydi.
 
Çok eleştirilebilir, hataları da zaafları da olabilir Bahçeli’nin… Farklı zamanlarda biz de bazı şeylerinden şikayet etmişizdir ama bugün gelinen süreçte MHP’de Bahçeli’nin tasfiyesine gidilebilecek bir Fetret Dönemi yaşandığı aşikâr…
 
Ülkeyi bütün Fetret Dönemlerinden Çelebi Mehmet edasıyla çekip alan Bahçeli bu sefer söküğünü dökemeyen terzi misali gibi olacağa benziyor.
 
Tekrar söylüyorum, bu; MHP’yi ve Türkiye’yi çok çok aşan küresel ölçekli büyük bir plan…
 
Padişahın çadırına ok atan yeniçeriler misali muhalif kanattakiler,  plandan haberdar olmasalar da ha bire ok atıyor otağıya… İSTEMEZÜK, İSTEMEZÜK diye de nara atıyorlar…
 
Yeniçeriler planın belki tetikçisi değiller, aksine bu davanın en kudretli neferi durumundalar ama olaylara baktığınızda Fetret çok kelle götürecek gibi…
 
2008’de internetten uydurma haberlerle dosya oluşturup delil üreten ve Ak Parti’yi kapatmayı yeğleyen, şimdi de MHP’ye kayyum atamış ya da 22 bin dosyanın içinden hainliği aleni ortada olan Can DÜNDAR’ı azletmiş bir hukuk garabeti yine sahnede…
 
Yarın iktidara gelecek bir partiden belli bir üye mahkemeye başvursa ve dese ki biz de kayyum istiyoruz, bize de kayyum atayın, yetki verdiğimiz parti yönetim kurulu takvimi beklemeyi yeğliyor; ama biz bunu öngörmüyoruz minvalinde cırlasa ne olacak... Hatta bu partinin oluşturduğuhükümet ve o hükümetten mürekkep koca devlet kayyumla mı mahkemelerle mi yönetilecek… 
 
Yine basıldı bir yerlerden düğmeye… Koronun içinde olup şarkıya eşlik edenler dışarıdan sesin nasıl duyulduğunu anlayamadan haykırıyorlar…
 
Oyun çok çok kapsamlı ve her zamanki gibi ses çok güzel duyuluyor dışarıdan… 12 Eylül’ü başaran ve bizim çocuklardan biri diye CIA’ce takdim edilen Evren Paşa’nın ağababalarından…
 
Asıl dertleri dokunulmazların kalkmasıyla yapılması muhtemel baskın bir seçimle önü asla alınamayacak Uzun Adam… Ve onun da savunduğu Başkanlık modeli…
 
Bizdeki Yeniçeriler ise olayı böyle görmeden erken heyecana geliverdiler…
 
Hele ki en kuvvetli adayın ASENA oluşu gazlarına gaz katmış… Hâlbuki aylar önce yazdık, ABD’de Hillary Clinton, CHP’de Selin Sayek Böke ve MHP’de Meral Akşener’e dönecek ibre diye…
 
Sadece yeniçerililer mi… Her yerde bir sevinç, her yer pür neşe… Golfistrim sıcak su akıntısı Okyanus Ötesinde…
 
Paralelin en hain kokanlarından USLU  bir çocuk Okyanus ötesinden tweet atıyor bütün neşvesiyle:
 
 Demir Leydi’nin ayak sesleri…diye…
 
Her dönemin kadını diye herkese NAZLI bir edayla yanaşan HDP aşığı ise:
 
Akşener Başkan, MHP iktidar diye çuşa geliyor. ( Sanki Ali Şen Başkan, Fener şampiyon nevinden)
 
Uzun Adam’a öfke kusan herkes Asena diye tutturdu… Ne KOR bir AY’a bakan ve AYDINlık arayan var ne de derdi bu viraneyi ayağa kaldıracak bir Mimar SİNANolan…  Ya da başka bir ÜMİTdaha var ile ümütvar duran…
 
Varsa yoksa Asena…
 
Neden Asena acaba!
 
 Asena’yı bir başka yazıda derinlemesine tetkike bırakırken birkaç kelam etmeden geçmeyelim…
 
Türk kültüründe kadın baştacı edilecek bir değer olsa da asla kağan, hakan olmamıştır. Asena; ya neslin en asil bozkurtlarını doğuran anadır ya da hakanın hayat yoldaşıdır.
 
Ya Börteçine gibi yol gösteren bir dişi kurt olmuş ya da Bozkurt destanındaki gibi anaç… Onun haricinde asena figürü hiçbir Türk mitolojisinde ve ritüelinde kağan ve hakan hüviyetiyle yoktur.
 
 
 At, avrat ve silah üçlüsünün en asil unsurudur. Bu üç unsur da Hakan’ı hakan, devleti devlet yapan şiardır.
 
 
EğerAsena hakan olacaksa anlayın ki bu bambaşka ve yepyeni bir projenin adıdır, Milliyetçilerin, ulusalcılar gibi tasfiyesidir…
 
 
Bakalım süreç nasıl işleyecek…
 
Ezcümle… Ya Devlet Başa…
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.