Sizin içiniz sızlamıyor mu?


Gülşah Yıldırım

Gülşah Yıldırım

19 Eylül 2016, 22:14

Bugün 2016-2017 eğitim öğretim yılının ilk günüydü. Çocuklar, veliler, öğretmenler hazırlıkları tamamlayıp bir heyecanla okul bahçelerini, sınıfları doldurdu. Buraya kadar her şey normal ve olması gerektiği gibi… Yukarıda saydığım bu ilk güne hazırlıklı üç grup, maalesef aynı hazırlıkla karşılanmadılar! Günlerdir basında yer alan haberlerde Milli Eğitim Bakanlığı, il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri, hatta belediyeler, yeni eğitim öğretim yılına süper hazırlıklar yaptıklarını beyan eden demeçler verdiler. Gelin görün ki işlerin hiç de öyle olmadığını bugün bizzat gözlerimle gördüm.
 
Yıldızlı Toki İlköğretim Okulu… 2016-2017 eğitim öğretim yılının bu ilk gününde gördüğüm manzara karşısında çok şaşırdığımı söylemeyeceğim. Çünkü bundan önceki yıllarda da durum farklı değildi. Bahçede yıkık dökük tahta parçaları, bir köşeye yığılmış eski sıralar, bu yıl okutulacak olan kitaplar yerlerde sürünüyor. Okulun içine girdiğinizde yerde bir parmak kalınlığındaki tozu görmemek için görme engelli olmanız lazım. Sadece yerler olsa iyi… Sınıflara girildiğinde veliler ayrı bir şok yaşadı. Öğrenci sıraları ve sandalyelerin üzerleri tozdan, isten görünmüyor. Sınıf köşelerinde içleri dolu çöp poşetleri, duvarlardan yukarı gelişigüzel yaslanmış panolar ve dahası… Paylaşacağım fotoğraflara göz attığınızda ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız. Ve bu durum sadece ismini verdiğim okulda değil, birçok veliden aldığım bilgiye göre çoğu okulda aynı şekildeymiş.
 
Bu okulların temizlik görevlileri, okullar açılmadan belli bir süre önce mesaiye başlıyorlar. Okulun çiçek gibi öğrencilere, çiçek gibi görünmesi için… Peki ne yapıyor bu hizmetliler? Ya da onları denetleyen bir yönetici yok mu okulda?
 
Biz hani her alanda çağ atlıyoruz ya… Sağlıkta, bilimde, tarımda, sanayide… İşte bu da onlardan bir tanesi… Acaba bu ülkenin vatandaşları aptal mı, tümden zihinsel engelli mi, ya da uzaktan bakınca öyle mi görünüyor? Bu kadar rezalet olamaz. Biz çocuklarımızı onca emeklerle büyütüp okula gönderiyoruz ve bu şartlarda onlar eve gelene kadar Allah’a dua ediyoruz sağ salim gelsinler diye. Tabi ki hepimiz Allah’a emanetiz. Ancak sen tedbiri al da, takdiri Allah’a bırak… Allah korusun o duvardan yukarı dikilmiş tahta parçaları, panolar o çocukların üzerine yıkılsa, sonrasında ‘ah vah’ kâr etmez.
 
Okulların durumu sadece bu düzensizlikten, pislikten ibaret değil. Bu yıl 4. sınıfa geçmiş bir şube… 4. sınıfa gelene kadar kaç öğretmen değiştirdiler biliyor musunuz? Tam 4 öğretmen… 1. sınıfta başlayıp, 4. sınıfa kadar aynı öğretmen tarafından okutulması gereken öğrenciler, ne yazık ki bir öğretmene tam alıştık derken, her yıl karşılarında farklı bir öğretmen görüyorlar. İlkokulun bu son sınıfında yeni gelen ve bugün tanıştıkları öğretmen, veli ve öğrencilere “Umarım bu yılsonuna kadar beraber oluruz. Malum ülke karışık, sürekli yer değiştiriyorlar, burada kalıp kalmayacağımı bilemiyorum. Ama umarım birlikte bitiririz bu seneyi…” diyor.
 
Bu çocukların suçu ne? Yazık değil mi? Böyle sistem, böyle işleyiş mi olur? Böyle eğitim mi olur? Yazık…
 
Kimse kusura bakmasın. Biz ne eğitimde, ne sağlıkta ne de diğer alanlarda çağ filan atlamadık. Aksine geri gidiyoruz. Kahroluyoruz. Çocuklarımıza gelecek hazırlarken hep endişeler içerisindeyiz. Hayata hazırlanmanın en önemli noktalarından biri olan eğitim yuvası okullarımızın hali içler acısı… Bunun için bir şeyler yapın. Denetleyin. Göz yummayın. Sesinizi çıkarın. Geleceğin umudu fidanlarımız, bu aymazlığı hak etmiyor.

BURAYA TIKLAYARAK NE ANLATMAK İSTEDİĞİMİ GÖREBİLİRSİNİZ…
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.