Büyük kulüp olmak!

Hayrettin HACISALİHOĞLU yazdı...

Büyük kulüp olmak!

Dünyada kulüpler ve futbol değişti. Futboldaki yenilikleri izlemek teknik adamların işi kuşkusuz, biraz da hobisi olanların. Ancak kulüp yapısında ve faaliyetlerinde yaşanan gelişmelerse, bu işe kafa yoran, gönül veren herkesin işi.

Türkiye olarak ve daha önemlisi Trabzonspor olarak bu değişime ne kadar ayak uyduruyor, eksiklerimizi ne kadar telafiye çalışıyoruz?

Bir yazarın dediği gibi “ Futbol sadece futbol değildir” artık.

Oysa bir çok kişiye göre “top üç direğin arasından geçmeyince her şey boş”.

Çünkü seyirci ve taraftar bunu önemsiyor.

Futbolu yönetenler de böyle davranırsa yöneticinin taraftardan farkı nedir?

Aslında Türk kulüplerini ve Türk futbolunu bu kolaycı yaklaşım dünyanın gerisinde bırakıyor. Futbol kulüpleri; 1- Teknik ve futbolcu kadrosu, 2- Tesisler ve kurumsal yapı, 3-Ekonomik faaliyetler ve 4- Sosyal etkinlikler ve halkla ilişkiler ayaklarından kurulan bir masa gibidir. Ayaklardan biri kısa kalırsa dik duramıyor, hele kırılırsa da masa çöküyor.

Gayet tabii ki bu işin lokomotifi futbol takımının başarısıdır. Ancak salt buna şartlanıldığında, olası başarısız bir dönemde hayal kırıklığı yaşanıyor ve çöküntü başlıyor. Ya da başarı geldiğinde işi bir kupanın sergilenmesi ve tarihimiz ile övünme seviyesine indiriyor, geleceğe birikim aktaramıyoruz

Bu nedenle önemli olan yukarıdaki 4 ayağın birlikte büyümesi, birlikte yürümesi. Ekonominin asıl hedef ve her şeyin başı olduğunu akıldan çıkarmamalıyız. Trabzonspor 27 beklediği lig şampiyonluğu başkalarına göre tartışmalı olsa da bize göre hak ederek kazandı.

Peki buna şehir, camia ve en önemlisi kulüp hazırlıklı mıydı? Bu şampiyonluk ekonomik getiriye dönüştürüldü mü? Yeni taraftar, yeni sempatizan katılımı sağlanabildi mi? Sesini Türkiye’de hatta yurt dışında duyurabildi mi? Gerekli birliktelik sağlanabildi mi?

Kutlamalarla şehre ekonomik ve soysak katkı sağlanabildi mi? Şehir bu coşkuya hazırlandı mı?  Kulüp ekonomik olarak rutin kazanımların dışında bir faaliyet gösterdi mi? İtibar yakalayabildi mi? Bu heyecan dalgasıyla devletten ya da yerelde belediyeden çeşitli katkılar alınabildi mi?

Sanırım bunlar akıldan bile geçmedi ya da başarılamadı.


Büyük kulüp olmak!

İlginçtir, Fenerbahçe’nin utanacağı bir konudan biz utangaçlık gösteriyoruz. Oysa 27 yıldır Avni Aker’de oynanacak Şampiyonlar Ligi maçını izlemenin, Marşını dinlemenin özlemini duymamış mıydık? Bayramda çocukların özlemini duyduğu elbiseyi aldırdıktan sonra bayramı önemsememesi gibi bir durum oldu ne yazık ki bizimkisi!

En azından bu ve benzer durumdaki dünya kulüpleri araştırılıp, alınacak örnekleri kendi özelliklerimizle birleştirilip bir şeyler yapılabilirdi. EYOF 2011 ekibinin yaptığı gibi profesyonel ekiplerden yararlanılabilirdi. 

Ancak bizde işler böyle yürümüyor. Her türlü ikaza rağmen kendini konuşmaya mecbur hisseden bazı yöneticiler, bu işleri organize edeceklerine, teknik direktör yerine, takımla ilgili açıklama yapma işlerini tercih ediyorlar. Eh böylesi daha popüler ve daha kolay. Böyle olunca hoca ve futbolcular ne kadar gayret gösterse de “büyük takım”, başarılı takım olsan da “büyük kulüp” olamıyorsun

Bu gün Trabzonspor üç kulvarda mücadele ediyor. Zor ve yorucu olduğu kesin. “ Çok tavşanın peşinden koşan hiç birini yakalayamamış” sözünü unutmadan “ bir hedef tespiti” yapıldı mı? Teknik direktörün ve yönetimin belirleyeceği öncelikli hedef kamuoyu ile paylaşılacak şekilde bir bildiri yayınlandı mı? Divan toplantılarında üyelerle hiçbir şey paylaşıldı mı? Trabzonspor’un bütün hedefleri birden kaybetme riski yok mu? Varsa B Planı nedir?

En kötü hedef bile belirsizlikten iyidir.

Trabzonspor’un hedefleri olmalıdır. Futbolun artık sadece futbol olmadığı kesinlikle unutulmamalıdır.

 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.