Gönlümdeki Başkan Şener Değil!

Yusuf Reha Alp yazdı...

Gönlümdeki Başkan Şener Değil!

- Lig  yarışı nereye  gidiyor? Trabzonspor ve Fenerbahçe’nin  şampiyonluk  yüzdelerini  nasıl görüyorsunuz ?

- Fenerbahçe daha şanslı tabi bize göre. Son Sivas karşılaşmasını rahatlıkla kazanacaklarını zannediyorum. Bir tek önümüzdeki hafta Ankaragücü maçından ümitliyim. Kadıköy’de Fenerbahçe’den puan almak zor gibi gözükse de Ankaragücü bunu başaracak güçte bir takım. Ya da tamamen safiyane  bir umut bizimkisi bilemiyorum..

-  Sezon sonu  olağanüstü kongre ile  Başkan’ın değişeceği  seslendiriliyor.  Şampiyon olunamaması  halinde Trabzonspor’u  takım ve yönetimsel   olarak nasıl bir süreç bekliyor ? 

- Çok sık kongre yapıyoruz. Bence bu bizim için iyi bir şey değil. Genel olarak bakıldığında Başkan’ın performansını beğenmiyorum. Gönlümdeki, ya da hayal ettiğim başkan , Sadri Şener değil. Bunu kabul ediyorum. İlk başkanlık dönemini hatırladığım da bende derin bir hayal kırıklığı yarattı, bunu da kabul ediyorum. Ama her sezon sonunda kongre yapmak ne kadar doğru olur, ya da bugüne kadar bize ne kazandırdı bunu iyi irdelemek lazım. Mevcut yönetim kurulunu başarılı bulmuyorum açıkçası. Büyük bir avantajla devraldılar kulübü ama süreci iyi yönetemedikleri için bu avantaj kısa sürede kapandı. Bunu sadece saha içine bağlamak yanlış olur. En basiti son hafta yapılan hakem atamalarına bir bakın. Eskişehir’de, doğru ya da yanlış iki golümüzü vermeyen hakem Fenerbahçe maçına atanıyor, Fenerbahçe’ye bir hafta önce penaltı uydurup kazanmasını sağlayan hakem de senin maçına atanıyor. Buna bile müdahil olabilecek gücümüz yok. Türkiye’de hakemlere kıran mı girdi de dönüyor dolaşıyor bu hakemler atanıyor? Ama senin kurullarda adamın olmazsa, federasyondaki tek adamını da kendi elinle etkisiz hale getirirsen senin üzerine diledikleri gibi oyun oynarlar, sesini çıkaramazsın. Kim koruyacak hakkımızı? Kim isyanımızı dile getirecek? Bizim eksikliğimiz, potansiyelimizin farkında olmayıp, gücümüzü etkili halde getirip kullanamama eksikliği. E bunu yapacak olan da yönetim kurullarıdır. Yine de tüm bunlara rağmen bu kurula bir şans daha vermeli ve yeni sezona kongresiz girmeliyiz diye düşünüyorum. Tek istediğim daha az konuşmaları, konuştukları zaman da ses getirmeyi bilmeleri. Sayın Şener, mümkünse daha az espri yapıp, daha etkili olmanın yollarını bulsun. Futbola yön verenlere, bize karşı bir haksızlık yapıldığında tüm Türkiye’yi sallayabileceğimiz görüntüsü verebilmeliyiz. Biz tam tersi bir imaj çizdik şimdiye kadar. Böyle olunca da Burak’a faulü hiç düşünmeden bir saniyede çalabilen Bülent Yıldırım, Selçuk’a çalamıyor.

-  Şenol Güneş’i nasıl buluyorsunuz ? Artıları  ve eksileri belirgin olarak size  göre  nedir? Güneş  sportif  direktör olmalı mıdır?

- Şenol Güneş varlığı ile artıdır. Duruşu ile, sözleri ile, hareketleri ile, verdiği dersler ile, adamlığı ile artıdır. Bu camia böyle bir futbol adamı yetiştirdiği için ne kadar gurur duysa azdır. Onun ismi bile bana güç veriyor, O var oldukça “hala bir umut var” diyorum. Ondan tek beklentim daha fazla sorumluluk almasıdır. Ama bakıyorsunuz Güneş kulüpte yalnız adamı oynuyor. Dünyanın en kolay işini yapıyoruz : Tüm sorumluluğu Güneş alsın ve bizi sırtlayıp götürsün istiyoruz. İyi güzel de bir tek adam koca bir camianın tüm olumsuzluklarını tek başına giderebilir mi diye düşünmüyoruz. Seneye de, yine kalacaksa şayet, O’nun elini nasıl rahatlatırız diye düşünmesi lazım yönetimin. Bir adam düşünün ki, kulübün bütün sorunlarını çözecek, saha içini halledecek, ekonomisini düzeltecek, personel planlamasını yapacak, sahalarla ve yemek işleriyle bile o ilgilenecek!.. Değil bilge adam, “Bilge Dede” bile olsa çözemez tüm bunları!.. O yüzden sportif direktör falan değil, benim gönlümde Güneş’in yeri Başkanlık koltuğudur.

--Trabzonspor’da yokluğu hissedilecek  yani vazgeçilmesi  zor  bir  futbolcu  görüyor musunuz? Nasıl bir transfer politikası izlenmeli?

- Hiçbir futbolcu vazgeçilmez değildir. Yerine daha iyisini alabildiğiniz müddetçe tabi. Mevcutlardan daha iyisini alabiliyorsak transfer yapalım. Aldığı yabancıyı yedek kulübesinde oturtacak lüksü yok Trabzonspor’un. Seneye de bu takım Umut’a mahkum olmamalı.

--Halen devam eden lig yarışında bir şaibe  sezinliyor musunuz ?

- İkinci yarıda her şey Fenerbahçe’nin lehine gelişti. Şimdilik 15’te 14 yapan bir takımdan söz ediyoruz. Lig bitiminde belki de 17’de 16 yapacaklar. Bu bile başlı başına yanlış giden bir şey var demektir. Soyunma odası basmalar, medya aracılığı ile alenen gözdağı vermeler, “Trabzon puan kaybedecek biz hiç bir maçımızı kaybetmeyeceğiz” kehanetinin sürekli dile getirilmesi ve doğru çıkması, hakem atamaları, bize çalınmayan penaltılar, Kocaman aracılığı ile başlatılan polemik, MHK’nın baskı altına alınması ve siyasilerin kullanılması.. Tüm bunlar çok adil bir platformda mücadele etmediğimizin açık bir kanıtı. Burada asıl sıkıntı, Trabzonspor’un buna karşı oynayacak çok kozu olmasına rağmen tüm bu yapılanlara hiç ses çıkartamaması.. Biraz da iğneyi kendimize batırmamız lazım.


Etiketler; #Yusuf Reha Alp
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.