Trabzonspor'a dokunan yanar mı diyecek!

Salih Tuna kaleme aldı...

 Trabzonspor'a dokunan yanar mı diyecek!

Aziz Bey, niçin gözaltına alındınız?

Fenerbahçe Başkanı emniyete götürülürken bir muhabir arkadaşımız mütemadiyen soruyordu: Salih Tuna / Yenişafak

"Aziz Bey, niçin gözaltına alındınız?.."

Ne kadar gıcık bir soru değil mi; niçin gözaltına alındığını en iyi sen bilirsin der gibi.

Ne cevap vermesi bekleniyor bilmem ki. Yoldan geçerken bizi aldılar diyecek hali yok ya.

"Organize suç örgütü kurmak, şike ve teşvik primi dağıtmak suçlamasıyla karşı karşıyayız" demesi mi bekleniyordu yoksa?

Soruşturmanın gizliliği gereğince zaten konuşmaması gerekiyor.

Hem konuşsa ne diyecek?

"Trabzonspor'a dokunan yanar arkadaşlar!" mı diyecek?

Hayır yani, Trabzonspor'a 28 yıldır dokunuluyor kimse yanmadı da, şimdi mi yanacak?

"Aziz Bey, niçin gözaltına alındınız?" sorusu gerçekten de maksatlı bir soru.

"Şike soruşturması" kapsamında gözaltına alındığını sağır sultan duymuş, herifçioğlu duymamış; olacak şey mi?

Mezkur haber Avrupa'dan Asya'ya bütün bir dünyada yankılanmış; Çin haber ajansı Xinhua bile mevzuya bigane kalmamış, "Futbol şikesi soruşturması kapsamında 15 şehirde operasyon düzenlendiğini..." abonelerine duyurmuş; muhabir arkadaşımız hâlâ neyi soruyor!

Operasyon o kadar ses getirdi ki, bizim Şinasi bile "Fenerbahçe kapıkuleden öteye geçemez diyordun, bütün dünya bizi konuşuyor, n'aber?" şeklinde nispet mailleri döşenmeye başladı, varın gerisini siz hesap edin.

O değil de, Hürriyet gazetesindeki dert kimsede yok. Sanki dersin Aziz Yıldırım falan değil de onlar gözaltına alınmış.

Arkadaşlar biraz sakin olun yahu!

Siz ki Veli Küçükler, Çetin Doğanlar tutuklandığında bile bu kadar paniklememiştiniz, ne oldu size? (Üstelik "Gerekirse Silah Bile Kullanırız" manşetleriyle halkımıza karşı yürütülen o aşağılık psikolojik harbin dili ve ifadesi olduğunuz halde.)

Bu panik niye?

Şenol Güneş ligin hemen ardından yaptığı açıklamada, "Rakip takım yayın organı gibi çalışanlar olmuştur. Özellikle Hürriyet gazetesinin ismini vermek istiyorum..." demişti.

Bana sorarsanız, Fenerbahçe'nin yayın organı gibi olabilirsiniz, tecimsel sakıncanın dışında bunda bir şey yok.

Hatta bizzat yayın organı da olabilirsiniz.

Suç değil günah değil.

Yeter ki...

Fenerbahçe - Sivasspor maçı öncesi yaptığınız gibi alenen şikeye teşvik edici haberler yapmayın.

"Fenerbahçe'nin geçmişte bize çok hayrı dokundu diyen Sivaslılar, sarı lacivertli takımın şampiyon olmasını istiyor..." şeklindeki o rezil haberinizden bahsediyorum.

Hadi birkaç Sivassporlu taraftar böyle konuştu diyelim; bunu bütün Sivaslılara nasıl hasrettiniz; hiç utanmadınız mı?

Şimdi de kalkmış Hürriyet'in internet sayfalarından gün boyu yaptığınız yayınlarla Fenerbahçeli taraftarları devletin polisine karşı kışkırtıyorsunuz:

"Bağdat Caddesi'nde hava nasıl?"

"Burada derin bir sessizlik var..."

"Stad çevresinde bir hareketlilik var mı?"

"Burada kalabalık bir medya grubu var. Taraftarlar saat 18.00'de stadın önüne gelerek tepkilerini dile getirecek..."

"....................."

"Ancak eğer teknik takip varsa ve bunlar şampiyonluktan önce tespit edilmişse neden ilk anda işin üzerine gidilmedi? Bu kafalarda soru işareti yaratıyor..."

Pardon, hangi kafalarda?

Anlaşılan o ki, arkadaşların kafaları stadın önünde tezgah açıp bekleyecek kadar karışmış.

Sadece tezgah açsalar hadi neyse; çanak tutuyor, avukatlığa soyunuyorlar.

Sizin işiniz "olayları" çarpıtmadan yansıtmak arkadaşlar, avukatlık değil.

Bu köşede "Trabzonspor muhtar bile olamaz mı?" (25 Mayıs 2011, Yeni Şafak) başlıklı bir yazı dercetmiştim.

Tamam, sonuç itibariyle "Trabzonspor muhtar bile olamadı" ama bırakın da hiç değilse sizin nasıl "muhtar" olduğunuzu öğrenelim.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.