Yemin Billah

Murat Bulut, dün Aziz Yıldırım ve diğerlerinin beraat etmesiyle ilgili bir yazı kaleme aldı.

Yemin Billah

 Ülkede birileri ve diğerleri olduğu aşikar. Birileri, kendi içinde bütünlük olmuş ; diğerleri farklı cenahlarda olsa da  muhalefette hemfikir. Diğerlerine göre ülke, berbat bir durumda birilerine göre her şey güllük gülistanlık. Diğerleri, kadrolaşma oldu, her sahaya yayıldı hatta hukukun da içine girildi, hakimler görevden alındı, geri kalanlar korkutuldu diyor; birileri yok öyle bir şey hukuk sağlam yargı sağlam her şey sağlam diyor.

                Sonra ortalığa bir ses kaseti düşüyor.  Kamu bankalarının parasıyla alakalı, milyon milyar dolarların taşınması, saklanması, gizlenmesiyle alakalı. Diğerleri “işte gördünüz mü” diyor, “haklı çıktık bunlar hırsız söylemiştik size”! Onlar böyle derken birileri “hayır efendim, montaj efendim, kumpas efendim” diyor. Birileri kendininkilere inanıyor diğerleri çıldırıyor, deliriyor, “nasıl görmezler, ne kadar körler, daha n’olsun diyorlar”.

                Dedik ya diğerleri çok farklı gruplardan oluşuyor diye, o diğerlerinin içinde bir grup var ki üye sayısı bir rivayete göre yirmi beş milyonluk Fenerbahçe grubu. O zamana kadar ses kasetlerine, görüntülere, konuşmalara yani tabir-i hukukça “tape” lere deli gibi sığınan, inanmayanların gözüne gözüne sokmaya çalışan bu grub; aynı kaynakların, delilerin Fenerbahçe’nin şike yaptığını söylemesine inanmıyor, bu sefer tıpkı birileri gibi montaj diyor kumpas diyor yalan diyor.

                Oldu, olmadı yaptınız yapmadık tartışmaları sosyal medyada, kahvelerde, okullarda, işyerlerinde sürüp giderken bir yandan da “hukuk” işliyor. Avrupadaki hukuk çoktan karar veriyor da ısrarla bizim hukuk bekleniyor. Daha az önce, “hukuk bozuldu, yargı bozuldu, hakimler korkutuldu” diyenler bekliyor, bekliyor, bekliyor…Son ana kadar bekliyor ve beraat kararı çıkınca “Aklandık” diye yeri göğü inletiyor. Az önce bozuk dedikleri pusula oku, istedikleri istikameti gösterince “tamam” diyorlar.

                Mesele ülkenin en orta yerinde. Mesele herkesi sarmış durumda. Siyasilerden adalet beklenir, hak talep edilir ama  hiçbir siyasi kimlik bir duruş ortaya koyamıyor. Bir tarafta yirmi beş milyonluk kitle, diğer yanda eti budu ne ki Trabzon. Gazetecilerden dik duruş, doğru yol, gerçekler beklenir, hepsi Yıldırım’dan, yirmi beş milyondan, işten atılmaktan korkuyor, susuyor, tırsıyor. Baransu hariç Ahmet Çakar hariç. Aziz Yıldırım’a en muhalif Barış Ertül bile radara yakalandı diyor, bir anda saf değiştiriyor, camiayla “bir” oluyor. Çünkü neymiş, siz istediğiniz delille ispatla konuşun insan inanmak istediği şeye inanırmış…

                O seneki şampiyonluğun kaybedilmesinde hiçbir zaman ama hiçbir zaman şikeyi bahane etmedim. Benim derdim her zaman” İçimizdeki İrlandalı” oldu. Dokuz puanı korumasını beceremeyen bir gafil! Boy ölçüsü olarak Galatasaray’ı kabul eden, oluk oluk kanayan yaraları devre arasında sarmayı becermeyen, tapeleri görünce ona  can simidi gibi sarılan, başkanlığı bırakınca da tüm uğraştan vazgeçen bir…bir....Boşluğu siz doldurun.

                Benim artık tek bir isteğim kaldı olur mu bilmem. Gönlümü rahatlatacak, konuyu kendi zihnimde kapatacak, bir daha da bahsini bile açtırmayacak tek bir istek. Hani Cumhurbaşkanı yemin eder ya, hani vekil, doktor, öğretmen yemin eder ya. Aynen onun gibi adı şikeye, şüpheye karışmış herkes bayrak ve Kuran üstüne yemin etsinler. Dinleri, değerleri, milletleri ne olursa olsun titrleri başkan, milli futbolcu, avukat vs olan bu “saygın” insanların her biri canlı yayında eller Kuran’da, bayrakta, adil-i mutlak önünde “Vallahi de billahi şike yapmadım,yaptırmadım, bu tapelerin hepsi sahte” diye yemin etsinler. İçimdeki tek umut, içlerinde var olduğunu düşündüğüm vicdan kırıntıları ve ailelerin kendilerine verdiği değerler eğitimi. Çünkü ne benim bayrağıma, ne de benim Kuran’ıma yalan olmaz, onlar gereğini yapar.

                Ha nasıl yapılacağını bilmiyorlarsa da bir örnek göstereyim : “Vallahi de billahi hem  Kuran hem de bayrak üstüne yemin ederim ki o sene ben çoğu fb maçında şikeyi hissetmiştim.” İşte bu kadarcık!

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.