• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Trabzon 13 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 8 °C
  • O kulübün başkanı Çalımbay’ı aradı!
  • Çalımbay: “Burak’tan dolayı mı bilmiyorum”
  • Trabzonspor'da deprem!
  • O kulübün başkanı Çalımbay’ı aradı!
  • Çalımbay: “Burak’tan dolayı mı bilmiyorum”
  • Trabzonspor'da deprem!

Tacheron...

Murat Karakaş

‘’ Nedir bu yabancı kelime hayranlığı’’ demeyin hemen.:))

Fransızca ‘’TACHERON’’ dilimize ‘’TAŞERON’’ olarak girmiştir..

 

Toplumsal sorun bu..Amaann.! bizi ilgilendirmemeli dememeli.

Sayıları da az değil hani.

 

‘’TAŞERON’’ , alt Yüklenici demek, uzun ve yabancı kelime olmadığından, Türkçeleştirdiğimiz  TAŞERONU önce tanımlayalım.

 

Bir projenin veya belirli bir görevin, yerine getirilmesi için genel yükleyici tarafından tutulan firmaya TAŞERON FİRMA ,çalışanlarına TAŞERON İŞÇİ denir.

 

Neden tercih edilirler meselesine gelince;

Asıl iş sahiplerinin (yani ana firma yada kurum),yanında çalıştırdıkları işçilerin, sigorta, sosyal imkan vb masraflarından kurtulup, elde edilecek KAR yüksekliğinin cazibesine kapılmaları.

Bu kısım önemli.. Burada, sigorta, sosyal imkan vb gibi geçiştirildi belki ama ;

‘’Çok iş, ucuz işçilik’’ kendilerine en cazip gelen konudur aslında.

Nerden mi biliyorum ?

 

Hangimizin etrafında ,bu emekçi kardeşlerimizden yok ki..? Selam olsun hepsine.

 

Aylardır, hatta son birkaç seçimi düşünürsek, yıllardır özellikle ‘’kamu’’ da taşeron işçi meselesi ve bununla ilgili sonu gelmeyen ‘’son dakika ‘’ haberler televizyon ve sosyal medya sayfalarında, temcit pilavı gibi pişirilip duruyor.

 

Peki ne istiyor bu arkadaşlar ? Özellikle KAMU da olanlar..?

 

K A D R O..! K A D R O..! K A D R O..! K A D R O..!

 

Neden istiyorlar peki ?

Takip ettiğim ve anladığım kadarıyla cevap vereyim;

Çalışma şartları gerekli kanun hükmü ile belirtilmesine rağmen ;

  1. Çalışma süreleri kağıt üzerinde var, ama uygulaması patron dilinde.. Neye yarar
  2. Ek mesai yapıyor & yaptırılıyorlar, ek mesai ücretleri patron dilinde.. Neye yarar
  3. Çalışma zamanları ve yapılan işler çok , ama az kazanıyorlar
  4. Sigorta primlerinin eksik yatma riski taşıyorlar.
  5. Kamu personelinin faydalandığı birkaç sosyal haklar..

 

Maddeler arasına koymaktan utandığım MANEVİ  bir serzenişleri var bu çalışanlarımızın. Değinmeden geçemeyeceğim..

SINIF ayırımı..İnsan ALLAH a tavka da üstündür.Bunu bilir , buna inanırız..

Kadrolu, kadrosuz, zengin, fakir gibi sosyal hayatın getirdiği ön eklerin üstünlüğünü kabul etmiyorum.

Neyse.., Sinirlenmeden devam edeyim.

Tespit ettiğim beş ana eksiklik üzerine haklarını arayıp ,eksikliğin KADRO ( Devlet Güvencesi) ile giderileceğini savunuyorlar.. Haksızda sayılmazlar.

İyi de ;

Devlet kanun hükmü ile çalışma şartlarını belirleyip, şartname olarak taşeron firmaya ( güvence alarak ) imzalattığı sözleşme gereklerinin yerine getirilip, getirilmediğini öğrenememekten mi ? bir başka deyişle uygulatamamaktan mı aciz?

‘’ Eveeettt..! ‘’ sesinizi duyuyorum ama ben sanmıyorum ve inanmıyorum.

 

Sorunun temel nedenini yukarıda altını çizerek yazdım ama tekrar hatırlatayım.

Elde edilecek KAR yüksekliği..

Ülkemiz deprem riski altında (!),çok yüksek yapılar ve karlılıklar riskinizi arttırır unutmayın.

 

Yoo ..! konuyu Deprem ve Beton mevzusuna götürmeyeceğim yine.

Ama ortada bir gerçek var ve bende bu gerçeği görmezden gelmeyeceğim.

Yirmi iki yıldır özel sektördeyim.

Abartısız söylüyorum , en az 14 saat esasına göre çalışıyorum karşılığını da alıyorum.

Buna sebep , tercih ettiğim firmaların kurumsal veya kurumsala yakın firmalar olması olabilir belki ama, İşimin hakkını verdim, hakkımı da aldım.

 

‘’Hak’’ konusuna gelince..

Bu süreçte %100 memnuniyet var mı derseniz?  Cevabım aslaaa..! olur.

Gelişmekte olan ülke konumunda olduğumuz gerçeğini göz ardı ederek, gelişmiş ülke çalışma şartlarının sağlanması için kendimizi zorlamanın ,yine kendimize zarar verdiğini ,bizi mutsuz ettiğini düşünenlerdenim..

 

Kadro talebinin altındaki en büyük gerçek, İŞ GÜVENCESİ veya DEVLET GÜVENCESİ olduğu aşikar..

 

Bu konuda işçi arkadaşlarıma şunu söyleyebilirim.

Dedim ya özel sektörde 22 yıldır iş güvencesinden asla şüphe etmedim.

Neden mi ?

Çünkü ‘’güvence’’ insanın kendisi..

Nasıl mı ?

Önce kendine, sonra çalıştığın firmana değer katabiliyorsan, bu katma değeri göremeyecek hiçbir patron olamaz. Kaldı ki ,faydalı olduğunuz sürece patron veya firmaların adı değişir..

Ama kazanan daima siz olursunuz..

 

Son on yılını ağır iş olarak adlandırılan sektörde ,yönetici olarak çalışan biri olarak, ekip arkadaşlarıma dediğim gibi, kendinizi ve işinizi geliştirin..

Göreceksiniz bu gelişim, patronunuza ve firmanıza yansıyacak, bu yansıma karşısında ‘’HAK’’ yerini ,maddi ve manevi bulacaktır..

 

Empati kurup, iş verenlerinizi de dinlemeliyiz belki.

Şayet ;

Firma imzaladığı yukarıda ki 5 maddeyi , sözleşme gereği yerine getirmiyorsa, hele hele taşeron işçi ‘’ farklı ‘’ muamele görüyorsa ; bunun ne dinlenecek, ne de konuşulacak tarafı var kanımca..Devlet bu konuda gereğini mutlaka yerine getirecektir.

 

İmkanlar dahilinde KADRO verilecektir. Buna inanıyorum ..

 

Kamu ve özel ayırımı yapmadan,

M.Kemal ATATÜRK ün veciz sözüyle;

 ‘’Vatanını en çok seven, işini en iyi yapandır’’ anlayışı ile çalışan, tüm işçi ve memur arkadaşlarıma kazasız, belasız ve bol kazançlı iş hayatı diliyorum.

 

Son sözüm ;

Yukarıda sıraladığım beş madde ve tüm çalışanlara aynı muamele ekseninde haklarını arayan işçi kardeşlerimi destekliyorum.. 

 

Selam ve saygılarımla..

 

ŞANS bazen , KALİTE her zaman GÜLDÜRÜR..

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Trabzon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.